
İlahi kitaplar, onları insanlığa tebliğe ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmiştir. Peygamberimizde Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, Kur’an- Kerim Arapça olarak indirilmişitir. Ancak Yüce Allah ‘ın bütün insanlığa gönderdiği son kitabı Kur’an-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapça’yı bilenler için değil, bütün insanlar hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir. Nitekim, “Bu Kur’an bütün insanlara bir açıklama, sakınanlara yol gösterme ve bir öğüttür.” (Al-i İmran suresi, 138) ayeti bu hususu dile getirmektedir.
İslam, evrensel bir dindir. Değişik dilleri konuşan müslümanların ibadette ortak bir dili kullanmaları onun evrensel oluşunun bir gereğidir. Herkesin konuştuğu dil ile ibadete kalkışması, Peygamberimizin öğrettiği ve bugüne kadar uygulana gelen şekle aykırı düşeceği gibi içinden çıkılmaz bir takım sorun ve tartışmaları da beraberinde getirecektir. Bir benzerini ortaya koymak için, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirlerine destek olsalar bile bunu başaramıyacaklarını ifade eden ayet-i kerime den de anlaşılacağı üzere, Kur’an ‘ın bir benzeri yapılamaz (İsra suresi , 88). Bu itibarla Kur’an ‘ın tercemesinin “Kelemullah-Allah ‘ın kelamı” sayılmayacağı ve dolayısıyla namazda tercemesinin okunamayacağı açıkca anlaşılmaktadır.
Ayet, kerim, kur-an, kuran, Sureler