<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; Ramazan Bayramının Önemi</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/tag/ramazan-bayraminin-onemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ramazan Bayramı</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 06:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Günler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Bayramının Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7115</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Ramazan Bayramı" title="Ramazan Bayramı" height="150" width="250"><br />Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü&#8217;minler arasında [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img class="alignnone" title="Ramazan Bayramı" src="http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/517/1166426649bayram1_1_.gif" alt="" width="313" height="281" /></div>
<div></div>
<div><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce  duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin  mü&#8217;minler arasında alabildiğine canlandığı güzel  günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve  kaynaşma son sınırına varır. <img src="http://www.islamiyet.gen.tr/mubarek_gun_ve_geceler/images/rbayrami.jpg" alt="" hspace="15" vspace="15" width="250" height="324" align="right" /></span></span></div>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram insanları kaynaştırıp  biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle  ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme  ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz,  dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere  kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek  için mü&#8217;minler bayramda kabirleri ziyaret ederler;  ruhlarına Kur&#8217;ân&#8217;lar, Fatihalar ve dualar okuyarak  onları da sevindirirler.<br />
Ramazan Bayramının mü&#8217;minler arasında ayrı bir yeri  vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun  iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık  orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay  gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan&#8217;ın yaz  mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine  oruç tutturan mü&#8217;minler, sabır imtihanını vererek  manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan  Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan ve Kurban bayramları  Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya  başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz  kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü&#8217;minler sonraki  ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak  kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan  Bayramı denmiştir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;<strong>Bu günümüzde yapacağımız  ilk şey namaz kılmaktır</strong>&#8220;(1) mealindeki  hadise dayanarak Ramazan ve Kurban bayramları bayram  namazlarının kılınmasıyla başlar.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Hz. Peygamber, &#8220;Arefe günü,  kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların  bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir&#8221;(2)  buyurmuştur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramım da bu manada bir  gün olarak kabul etmiş ve bu bayramı Ramazan  orucunun iftar günü olarak nitelendirmiştir.(3) Bu  sır içindir ki, Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç  tutmak haram kılınmıştır. Bir gün önce oruç bozmak  haramken, bir gün sonra oruç tutmanın haram olması,  mü&#8217;minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin  gerçek Sahibini hatırlatan en etkili bir sebeptir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Herkes bir gün önce kimin emrine  uyarak oruç tutuyorsa, bugün de Onun rızasına uyarak  orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu  hakkıyla idrak ederek, gerçek bir şükre yol bulur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram bir aylık orucun toplu bir  iftarı olduğu için, günlük iftarların sünnet  türünden âdabı bayramda da yerine getirilir. Nitekim  orucunu tatlı bir şeyle açmayı adet edinen Peygamber  Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Ramazan Bayramına  da tatlı yiyerek başlarlardı. Bayram sabahında hurma  gibi bir tatlı ile bir aylık oruçlarını açmadan  evlerinden ayrılmazlardı. (4)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Her vesile ile bizleri ibadete ve  ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz  Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde  kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde  uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile  olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i  şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:<br />
&#8220;<strong>Sevabını Allah&#8217;tan umarak iki bayram  gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi,  kalblerin öldüğü gün ölmez.</strong>&#8221; (5)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayramlar saadet asrında da  bambaşka bir hava ve neş&#8217;e içinde yaşanırdı.  Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bayram  sabahında namazgaha çıkardı. Peygamber hanımlarının  da, diğer hanımlar ve kızlarla birlikte namazgaha  çıkması istenirdi. Kadınlar cemaatin arka tarafında  yer alırlardı.(6) Kılınan bayram namazından sonra  Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam cemaate  hitaben bir hutbe okuduğunu anlatan îbni Mes&#8217;ud  (r.a.) devamla şöyle der:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Resuîullah Aleyhissaiâtü  Vesselam üzerine şehadet ederim ki, o namazı  hutbeden önce kıldı. Sonra hutbe okudu. Daha sonra  kadınlara işittiremediğini düşünüp onların yanına  geldi. Onlara hatırlatmalarda bulundu, öğüt verdi ve  sadaka vermelerini emretti. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bilal de elbiselerini açmış,  vermelerini işaret etmekte idi. Kadınlar yüzük,  halka ve diğer kıymetleri şeyleri atmaya  başladılar.&#8221; (7) </span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bu hadiseyi anlatan sahabilerden  biri, &#8220;Kadınların bu verdikleri Ramazan Bayramı  zekatı mı idî?&#8221; sualine şöyle cevap verdi: &#8220;Hayır,  lakin o vakit verdikleri bir sadaka idi. Kadınlar  yüzüklerini atıyor ve atıyorlardı.&#8221;(8)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Aynı olaya işaret eden Ebu  Saidi&#8217;l-Hudri de (r.a.) bayram gününde en çok sadaka  verenlerin kadınlar olduğunu anlatır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramı, bağışlanmış  olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma  müjdesini insanlara melekler veriyor.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Sa&#8217;d bin Evs el-Ensârî anlatıyor:  Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle  buyurmuştur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramı sabahı melekler  yollara dökülür ve şöyle seslenirler:<br />
&#8220;Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan  Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve  ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar  verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve  emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla  emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat  ediniz, mükâfatınızı alınız.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bayram namazını kıldıktan sonra  bir münadi şöyle seslenir:<br />
&#8220;Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı,  evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram  günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat  günü olarak ilan edilir.&#8221;(9)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram günleri sevinç günleri  olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine  vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade  edilmiştir. Bu hususta Müslim&#8217;de ayrı bir bab  ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde  Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bir grup Habeşli, bir bayram  günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken  rakseder gibi oynuyorlardı. Peygamber Aleyhissalâtü  Vesselam beni çağırdı. Başımı onun omuzuna dayadım.  Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık.  Ta onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya  kadar.&#8221;(10)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ancak bayramdaki sevincin gaflete  dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır.  Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını  taşımamalıdır. Esasen bayram Allah&#8217;ın bize verdiği  İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en  çok Allah&#8217;ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız  vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni bir  değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe  vaktidir. Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini,  kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını  hatırlatan vesilelerden biridir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bunun içindir ki, bayramlarda  gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak  için, rivayetlerde zikrullaha (Allah&#8217;ı zikretmeye)  ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır. Ta  ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre  çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü  şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti kaçırır.&#8221; (11)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Nitekim büyük cemaatler halinde  kılınan bayram namazları esnasında getirilen  tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür  vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir  vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil,  yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep  beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal  ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tablo,  bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur.  O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir  getirip namaz kılar gibi bir hale bürünür. Misâl  âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden  yükselişi, adeta muhteşem bir koro halinde  dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bu muhteşem manaların yaşandığı  bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan  kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir?  Onun için bayramda her mü&#8217;minin kardeşleriyle  kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi,  fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını  sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata  geçsin.<br />
Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir.  Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi  coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin  azameti karşısında yüce duygulara taşır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ebû Hüreyre anlatıyor:<br />
Resulullah Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem  şöyle buyurmuştur:<br />
“<strong>Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle  süsleyiniz.</strong>” (12)</p>
<p>Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti  de ibadet haline getirir, bu sevinç günlerini biri  iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.<br />
Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden  hazırlanmak, temiz ve güzel elbiseleri giymek,  gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak,  güzel kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan  önce Ramazan Bayramında hurma vb. tatlı bir şey  yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.</p>
<p>Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz  fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde  verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir.  Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı  &#8220;İydü&#8217;I-fıtr&#8221;, yani Fıtr Bayramı demektir.  Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı  için bu adı almıştır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayramların en güzel şekli  tanısın tanımasın mü&#8217;minlerin tokalaşarak,  kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması,  bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet  Asrında Sahabiler birbirleriyle &#8220;Bârekâllâhü lenâ ve  leküm&#8221; diyerek bayramlaşılardı, yani &#8220;Allah bizden  de, sizden de kabul etsin&#8221; dedikleri rivayet  edilir.(13) Bu tebrikleşme bizim dilimizde  &#8220;Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun,  hayırlı bayramlar&#8221; gibi sözlerle ifade edilir.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;"><strong>Kaynaklar</strong><br />
1) Buhârî, İydeyn: 3; &#8216;Müslim, edâhi: 7.<br />
2) Ebu Davud, Şavm:50; Tirmizi, Savm:59; Nesai,  Menasik:195.<br />
3) îbni Mace, Sıvam: 32.<br />
4) A.g.c., Siyam: 49.<br />
5) A.g.e., Siyam: 67.<br />
6) Müslim, Selatü&#8217;l-İydeynyn: 11.<br />
7) A. g .e., Salatü&#8217;l-lydeyn, 2.<br />
8) A.g.e., Salalü&#8217;l-İydeyn, 3.<br />
9) el-Tcrgîb ve&#8217;t-Terhîb Trc. 2:332.<br />
10) Müslim, Salatiül-îydeyn, 20.<br />
11) Lem’alar, 230.<br />
12) et-Tergîb ve&#8217;t-Terhîb Trc. 2:332.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

