<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; oruç</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/tag/oruc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Muharrem Ayında Oruç</title>
		<link>http://www.islammekani.com/muharrem-ayinda-oruc/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/muharrem-ayinda-oruc/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 19:33:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ayı Orucu]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7149</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Muharrem Ayında Oruç" title="Muharrem Ayında Oruç" height="150" width="250"><br />Resulullah (s.a.v) buyurdular ki: &#8220;Ramazan ayından sonra en faziletli oruç Allah &#8216;ın ayı olan Muharrem [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://farm1.static.flickr.com/208/476061252_bd08226401.jpg" alt="Oruç Muharrem" width="311" height="281" /></p>
<p>Resulullah (s.a.v) buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Ramazan ayından sonra en faziletli oruç Allah &#8216;ın ayı olan Muharrem ayında tutulandır.&#8221; (Hadis-i Şerif)</p>
<p>Bir adam Hz. Ali&#8217;ye (r.a.) sorar: &#8220;Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmmı tavsiye edersiniz?&#8221; Hz. Ali (r.a.) şu cevabı verşr:</p>
<p>&#8220;Bu soruyu Resulullah&#8217;a bir adam sordu. O zaman ben de yanlarında idim. Dedi ki: &#8220;Ey Allah &#8216;ın Resulü! Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmmı tavsiye edersiniz?&#8221; Şöyle buyurdu:</p>
<p>&#8220;Ramazan dışında da oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut. Çünkü o Şehrullah (Allah &#8216;ın ayı)dır. O ayda bir gün vardır ki, Allah (c.c.) onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek.&#8221; (Hadis-i Şerif)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/muharrem-ayinda-oruc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Bayramı</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 06:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mübarek Günler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Bayramının Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7115</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Ramazan Bayramı" title="Ramazan Bayramı" height="150" width="250"><br />Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü&#8217;minler arasında [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img class="alignnone" title="Ramazan Bayramı" src="http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/517/1166426649bayram1_1_.gif" alt="" width="313" height="281" /></div>
<div></div>
<div><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce  duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin  mü&#8217;minler arasında alabildiğine canlandığı güzel  günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve  kaynaşma son sınırına varır. <img src="http://www.islamiyet.gen.tr/mubarek_gun_ve_geceler/images/rbayrami.jpg" alt="" hspace="15" vspace="15" width="250" height="324" align="right" /></span></span></div>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram insanları kaynaştırıp  biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle  ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme  ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz,  dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere  kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek  için mü&#8217;minler bayramda kabirleri ziyaret ederler;  ruhlarına Kur&#8217;ân&#8217;lar, Fatihalar ve dualar okuyarak  onları da sevindirirler.<br />
Ramazan Bayramının mü&#8217;minler arasında ayrı bir yeri  vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun  iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık  orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay  gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan&#8217;ın yaz  mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine  oruç tutturan mü&#8217;minler, sabır imtihanını vererek  manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan  Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan ve Kurban bayramları  Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya  başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz  kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü&#8217;minler sonraki  ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak  kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan  Bayramı denmiştir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;<strong>Bu günümüzde yapacağımız  ilk şey namaz kılmaktır</strong>&#8220;(1) mealindeki  hadise dayanarak Ramazan ve Kurban bayramları bayram  namazlarının kılınmasıyla başlar.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Hz. Peygamber, &#8220;Arefe günü,  kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların  bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir&#8221;(2)  buyurmuştur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramım da bu manada bir  gün olarak kabul etmiş ve bu bayramı Ramazan  orucunun iftar günü olarak nitelendirmiştir.(3) Bu  sır içindir ki, Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç  tutmak haram kılınmıştır. Bir gün önce oruç bozmak  haramken, bir gün sonra oruç tutmanın haram olması,  mü&#8217;minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin  gerçek Sahibini hatırlatan en etkili bir sebeptir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Herkes bir gün önce kimin emrine  uyarak oruç tutuyorsa, bugün de Onun rızasına uyarak  orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu  hakkıyla idrak ederek, gerçek bir şükre yol bulur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram bir aylık orucun toplu bir  iftarı olduğu için, günlük iftarların sünnet  türünden âdabı bayramda da yerine getirilir. Nitekim  orucunu tatlı bir şeyle açmayı adet edinen Peygamber  Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Ramazan Bayramına  da tatlı yiyerek başlarlardı. Bayram sabahında hurma  gibi bir tatlı ile bir aylık oruçlarını açmadan  evlerinden ayrılmazlardı. (4)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Her vesile ile bizleri ibadete ve  ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz  Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde  kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde  uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile  olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i  şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:<br />
&#8220;<strong>Sevabını Allah&#8217;tan umarak iki bayram  gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi,  kalblerin öldüğü gün ölmez.</strong>&#8221; (5)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayramlar saadet asrında da  bambaşka bir hava ve neş&#8217;e içinde yaşanırdı.  Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bayram  sabahında namazgaha çıkardı. Peygamber hanımlarının  da, diğer hanımlar ve kızlarla birlikte namazgaha  çıkması istenirdi. Kadınlar cemaatin arka tarafında  yer alırlardı.(6) Kılınan bayram namazından sonra  Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam cemaate  hitaben bir hutbe okuduğunu anlatan îbni Mes&#8217;ud  (r.a.) devamla şöyle der:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Resuîullah Aleyhissaiâtü  Vesselam üzerine şehadet ederim ki, o namazı  hutbeden önce kıldı. Sonra hutbe okudu. Daha sonra  kadınlara işittiremediğini düşünüp onların yanına  geldi. Onlara hatırlatmalarda bulundu, öğüt verdi ve  sadaka vermelerini emretti. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bilal de elbiselerini açmış,  vermelerini işaret etmekte idi. Kadınlar yüzük,  halka ve diğer kıymetleri şeyleri atmaya  başladılar.&#8221; (7) </span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bu hadiseyi anlatan sahabilerden  biri, &#8220;Kadınların bu verdikleri Ramazan Bayramı  zekatı mı idî?&#8221; sualine şöyle cevap verdi: &#8220;Hayır,  lakin o vakit verdikleri bir sadaka idi. Kadınlar  yüzüklerini atıyor ve atıyorlardı.&#8221;(8)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Aynı olaya işaret eden Ebu  Saidi&#8217;l-Hudri de (r.a.) bayram gününde en çok sadaka  verenlerin kadınlar olduğunu anlatır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramı, bağışlanmış  olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma  müjdesini insanlara melekler veriyor.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Sa&#8217;d bin Evs el-Ensârî anlatıyor:  Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle  buyurmuştur.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ramazan Bayramı sabahı melekler  yollara dökülür ve şöyle seslenirler:<br />
&#8220;Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan  Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve  ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar  verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve  emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla  emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat  ediniz, mükâfatınızı alınız.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bayram namazını kıldıktan sonra  bir münadi şöyle seslenir:<br />
&#8220;Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı,  evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram  günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat  günü olarak ilan edilir.&#8221;(9)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayram günleri sevinç günleri  olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine  vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade  edilmiştir. Bu hususta Müslim&#8217;de ayrı bir bab  ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde  Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bir grup Habeşli, bir bayram  günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken  rakseder gibi oynuyorlardı. Peygamber Aleyhissalâtü  Vesselam beni çağırdı. Başımı onun omuzuna dayadım.  Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık.  Ta onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya  kadar.&#8221;(10)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ancak bayramdaki sevincin gaflete  dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır.  Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını  taşımamalıdır. Esasen bayram Allah&#8217;ın bize verdiği  İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en  çok Allah&#8217;ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız  vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni bir  değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe  vaktidir. Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini,  kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını  hatırlatan vesilelerden biridir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">&#8220;Bunun içindir ki, bayramlarda  gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak  için, rivayetlerde zikrullaha (Allah&#8217;ı zikretmeye)  ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır. Ta  ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre  çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü  şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti kaçırır.&#8221; (11)</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Nitekim büyük cemaatler halinde  kılınan bayram namazları esnasında getirilen  tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür  vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir  vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil,  yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep  beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal  ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tablo,  bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur.  O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir  getirip namaz kılar gibi bir hale bürünür. Misâl  âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden  yükselişi, adeta muhteşem bir koro halinde  dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bu muhteşem manaların yaşandığı  bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan  kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir?  Onun için bayramda her mü&#8217;minin kardeşleriyle  kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi,  fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını  sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata  geçsin.<br />
Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir.  Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi  coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin  azameti karşısında yüce duygulara taşır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Ebû Hüreyre anlatıyor:<br />
Resulullah Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem  şöyle buyurmuştur:<br />
“<strong>Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle  süsleyiniz.</strong>” (12)</p>
<p>Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti  de ibadet haline getirir, bu sevinç günlerini biri  iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.<br />
Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden  hazırlanmak, temiz ve güzel elbiseleri giymek,  gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak,  güzel kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan  önce Ramazan Bayramında hurma vb. tatlı bir şey  yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.</p>
<p>Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz  fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde  verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir.  Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı  &#8220;İydü&#8217;I-fıtr&#8221;, yani Fıtr Bayramı demektir.  Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı  için bu adı almıştır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;">Bayramların en güzel şekli  tanısın tanımasın mü&#8217;minlerin tokalaşarak,  kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması,  bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet  Asrında Sahabiler birbirleriyle &#8220;Bârekâllâhü lenâ ve  leküm&#8221; diyerek bayramlaşılardı, yani &#8220;Allah bizden  de, sizden de kabul etsin&#8221; dedikleri rivayet  edilir.(13) Bu tebrikleşme bizim dilimizde  &#8220;Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun,  hayırlı bayramlar&#8221; gibi sözlerle ifade edilir.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="color: #000000; font-size: x-small;"><strong>Kaynaklar</strong><br />
1) Buhârî, İydeyn: 3; &#8216;Müslim, edâhi: 7.<br />
2) Ebu Davud, Şavm:50; Tirmizi, Savm:59; Nesai,  Menasik:195.<br />
3) îbni Mace, Sıvam: 32.<br />
4) A.g.c., Siyam: 49.<br />
5) A.g.e., Siyam: 67.<br />
6) Müslim, Selatü&#8217;l-İydeynyn: 11.<br />
7) A. g .e., Salatü&#8217;l-lydeyn, 2.<br />
8) A.g.e., Salalü&#8217;l-İydeyn, 3.<br />
9) el-Tcrgîb ve&#8217;t-Terhîb Trc. 2:332.<br />
10) Müslim, Salatiül-îydeyn, 20.<br />
11) Lem’alar, 230.<br />
12) et-Tergîb ve&#8217;t-Terhîb Trc. 2:332.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ramazan-bayrami-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lens ile Oruç Tutulur mu?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/lens-ile-oruc-tutulur-mu/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/lens-ile-oruc-tutulur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 04:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Lensli Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7074</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Lens ile Oruç Tutulur mu?" title="Lens ile Oruç Tutulur mu?" height="150" width="250"><br />Lens ve onun suyu oruca mani değildir. Bunu kullanan kişinin orucu bozulmaz. Orucu bozmayan güncel [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/277402.jpg" alt="http://www.ntvmsnbc.com/news/277402.jpg" /></p>
<p>Lens ve onun suyu oruca mani değildir. Bunu kullanan kişinin orucu bozulmaz.</p>
<p><strong>Orucu bozmayan güncel şeyler:</strong></p>
<p>Tırnak, saç, sakal kesmek. Vücut temizliği yapmak, saç boyamak, oje sürmek, göze sürme çekmek, yüze makyaj yapmak, çiçek, esans, misk koklamak, öpmek, gülmek, şakalaşmak, bağırmak, ağlamak, biriktirilmemiş tükürüğü yutmak, diş fırçalamak, göze ilaç damlatmak, lens takmak, takma dişleri ağza yerleştirmek, diş eti kanamasının tadını ağızda hissetmek, öksürükle ağza gelen balgamı yutmak, geğirtiyle boğaza gelen mide suyunun geri yutulması, burundaki sümüğü genizden çekip yutmak, sahurdan dişler arasında kalmış nohuttan küçük gıda artığını yutmak, eşini uğurlarken sarılmak, öpmek, çocuklara sarılıp öpmek, onlarla oynamak, dedikodu yapmak-yalan söylemek (fakat günah işlenmiş olur), serinlemek için eli, yüzü yıkamak veya duş almak, bakarken veya düşünürken boşalma yaşamak orucu bozmaz.</p>
<p>Sorularlaislamiyet.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/lens-ile-oruc-tutulur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Orucu Kaç Gündür?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ramazan-orucu-kac-gundur/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ramazan-orucu-kac-gundur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 19:40:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Kaç Gün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/ramazan-orucu-kac-gundur/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Ramazan Orucu Kaç Gündür?" title="Ramazan Orucu Kaç Gündür?" height="150" width="250"><br />Ramazan ayı, bazı yıllarda 30 gün, bazı yıllarda da 29 gün olur. Peygamber Efendimiz bir [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://truvadergisi.com/wp-content/uploads/2007/03/gun6.jpg" alt="http://truvadergisi.com/wp-content/uploads/2007/03/gun6.jpg" width="313" height="281" /></p>
<p>Ramazan ayı, bazı yıllarda 30 gün, bazı yıllarda da 29 gün olur. Peygamber Efendimiz bir kere iki elinin on parmağını açarak:</p>
<p>- Bir ay: &#8220;şöyledir, şöyledir&#8221; buyurmuş ve üçüncüsünde serçe parmağını kısarak: &#8220;şöyledir&#8221; demiştir ki bu, 29 oluyor. Sonra:</p>
<p>- Bazı ay da: &#8220;şöyle, şöyle, şöyledir&#8221; demiş ve on parmağını üç defa açıp kapayarak bazı ayın otuz olduğuna işaret etmiştir.</p>
<p>Ramazan ayının 30 gün çektiği yıllarda tutulan oruç tam olduğu gibi, 29 gün olduğu yıllarda da yine tamdır. Çünkü farz olan ayın tamamını oruç tutmaktır. Bu sebeple Ramazan ayının 29 gün olduğu yıllarda orucun eksik olması sözkonusu değildir.</p>
<p>Nitekim Peygamber Efendimiz dokuz Ramazan orucu tutmuştur. Bu Ramazanların dördü 29 gün, beşi de 30 gün olmuştur.</p>
<p>Ramazan ayı girmeden önce, onu karşılamak maksadıyla bir veya iki gün oruç tutmak doğru değildir. Böyle bir oruç, farz olan ve kaç gün olduğu kesinlikle bilinen Ramazan orucuna ilâve endişesi taşıdığı için mekruh görülmüştür.</p>
<p>Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Sizden biriniz Ramazanı bir gün veya iki gün oruçla karşılamasın. Ancak mu&#8217;tadı olan bir orucu tutuyorsa onu tutsun.&#8221;</p>
<p>Ancak, ayın ve haftanın belirli günlerinde oruç tutmayı alışkanlık haline getiren kimsenin oruç tuttuğu günler Ramazan öncesindeki iki güne rastlarsa bu oruçları tutmak mekruh olmadığı gibi, Ramazandan önce iki günden fazla oruç tutmak da (Ramazana ilâve endişesi ortadan kalktığından) mekruh değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ramazan-orucu-kac-gundur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayı Nasıl Belirlenir</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ramazan-ayi-nasil-belirlenir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ramazan-ayi-nasil-belirlenir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 19:32:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Hesaplaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7071</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Ramazan Ayı Nasıl Belirlenir" title="Ramazan Ayı Nasıl Belirlenir" height="150" width="250"><br />Ramazan ayının başlayış ve bitişi ile bayram gününün doğru olarak tesbit edilmesine gelince: Kamerî aylar, [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img228c.imageshack.us/img228/5036/lgramazan2ie5.jpg" alt="http://img228c.imageshack.us/img228/5036/lgramazan2ie5.jpg" width="313" height="281" /></p>
<p>Ramazan ayının başlayış ve bitişi ile bayram gününün doğru olarak tesbit edilmesine gelince:</p>
<p>Kamerî aylar, özellikle Ramazan, şevval ve zilhicce aylarının tesbit edilmesi bu aylara ait hilâller, gözlemle tesbit edildiği gibi bunlar astronomik hesaplarla da belirlenebilir.</p>
<p>İslâmın ilk yıllarında astronomi ilmi, ayın hareketleri hakkında kesin ve doğru bilgi verecek seviyede olmadığından Ramazan ayının başlangıcı ile bayram hilâl&#8217;i görülerek tesbit ediliyordu.</p>
<p>Astronomi ilmi bu gün kesin sonuçlar vermekte, astronomik hesaplarla çok önceden ayın hareketleri saat, dakika ve saniyesine kadar tesbit edilmektedir.</p>
<p>Astronominin bugünkü kadar kesin ve yaygın olmadığı asırlarda bile İslâm âlimlerinin bir bölümü Ramazanın başlangıcı ile bitiminin astronomik hesaplarla tesbit edilebileceğini ve buna göre oruca başlanıp bayram yapılabileceğini belirtmişlerdir. Bu gün ise, astronomi ilmi ayın hareketleri hakkında doğru ve kesin bilgi verecek seviyeye gelmiş, kamerî aybaşlarının tesbitindeki şüpheler ortadan kalkmıştır. Ramazan ve bayram hilâllerinin tesbiti için yapılan gözlemler de astronomik hesapların doğruluğunu göstermiştir.</p>
<p>İster hilâli görerek, ister astronomik hesaplarla olsun maksat; Ramazanın başlangıç ve bitiş günleri ile bayram tarihlerinin doğru olarak belirlenmesidir.</p>
<p>Dinimiz, ilim ve tecrübeye büyük önem vermiş, İslâm bilginleri ilmin hemen her dalında olduğu gibi astronominin gelişmesinde de değerli çalışmalar yapmışlardır. Hal böyle iken, ayın ve güneşin hareketleri hakkında kesin bilgiler veren ve pek çok kolaylıklar sağlayan astronomiden oruç vaktinin belirlenmesinde ilme büyük değer veren bir dinin mensupları olan müslümanların yararlanması gerekmez mi?</p>
<p>Astronomik hesaplarla kameri ayların tesbiti, bu gün ortaya atılmış bir görüş değildir. Asırlarca öncesinden itibaren bu yolla, Ramazan ve bayramların tesbit edilmesinin caiz olduğu görüşünde olan pek çok İslâm âlimi geldiği gibi, günümüzdeki ilim adamlarının çoğunluğu da bu görüşü benimsemektedir.</p>
<p>Kaldı ki, namaz vakitleri de ilk zamanlar görünüşe göre güneşin hareketine (gerçekte ise dünyanın güneş etrafında dönmesine) bağlı olarak ışık ve gölge durumlarına göre çıplak gözle tesbit edildiği halde, günümüzde yine kitap ve sünnetteki ölçüler esas alınarak önceden hesapla belirlenip takvimlerde gösterilmektedir.</p>
<p>Günlük orucun başlangıç (imsak) ve bitiş (iftar) vakitlerinin tesbiti de yine güneşe göre namaz vakitlerinde olduğu gibi astronomik hesaplarla yapılmaktadır.</p>
<p>Hesapla yapılan bu tesbitleri dileyen kimse, gözlemle de yapabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ramazan-ayi-nasil-belirlenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucun Edasının Şartları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/orucun-edasinin-sartlari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/orucun-edasinin-sartlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 19:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Orucun Edası]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7069</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Orucun Edasının Şartları" title="Orucun Edasının Şartları" height="150" width="250"><br />Orucun farz olması için gerekli olan şartlardan başka oruç ibadetinin yerine getirilebilmesi için de bazı [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://s.gayet.net/uploads/blogPhotos/4/46/446225.jpg" alt="http://s.gayet.net/uploads/blogPhotos/4/46/446225.jpg" width="313" height="281" /></p>
<p>Orucun farz olması için gerekli olan şartlardan başka oruç ibadetinin yerine getirilebilmesi için de bazı şartların bulunması lâzımdır. Bunlar:</p>
<p>1. Sağlıklı olmak.</p>
<p>2. Mukim olmak (yani misafir olmamak).</p>
<p>Oruç tutamayacak kadar hasta olanlarla, dinî ölçülere göre yolcu olanlar oruçlarını erteleyebilirler. Hastalar iyileşince, yolcular da ikamet ettikleri yere dönünce tutamadıkları günler sayısınca oruçlarını tutarlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/orucun-edasinin-sartlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucun Sıhhatinin Şartları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/orucun-sihhatinin-sartlari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/orucun-sihhatinin-sartlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 19:15:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Geçerli Orucun Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7067</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Orucun Sıhhatinin Şartları" title="Orucun Sıhhatinin Şartları" height="150" width="250"><br />Oruç tutma şartlarını taşıyan bir kimsenin tutacağı orucun sahih, yani geçerli olabilmesinin şartları da şunlardır: [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://s.gayet.net/uploads/blogPhotos/4/46/446225.jpg" alt="http://s.gayet.net/uploads/blogPhotos/4/46/446225.jpg" width="313" height="281" /></p>
<p>Oruç tutma şartlarını taşıyan bir kimsenin tutacağı orucun sahih, yani geçerli olabilmesinin şartları da şunlardır:</p>
<p>1. Oruç tutmaya niyet etmek.</p>
<p>2. İmsaktan iftara kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak.</p>
<p>3. Kadınların ayhali ve lohusa halinde bulunmaması.</p>
<p>Ayhali ve lohusa olan kadınlar, bu hallerinin devam ettiği günlerde oruç tutamaz, namaz kılamazlar. Bu haller sona erince tutamadıkları günlerin oruçlarını kaza ederler. Fakat kılamadıkları namazları kaza etmezler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/orucun-sihhatinin-sartlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruç Çeşitleri Nelerdir</title>
		<link>http://www.islammekani.com/oruc-cesitleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/oruc-cesitleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 19:10:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Kaç Çeşit Ourç Vardır]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Kaç Çeşittir]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7065</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Oruç Çeşitleri Nelerdir" title="Oruç Çeşitleri Nelerdir" height="150" width="250"><br />Beş çeşit oruç vardır: 1- Farz Olan Oruçlar: Ramazan ayında oruç tutmak, Ramazanda tutulamayan orucu [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.egze.com/ekart/resim/Ramazan.gif" alt="http://www.egze.com/ekart/resim/Ramazan.gif" width="313" height="281" /></p>
<p>Beş çeşit oruç vardır:</p>
<p><strong>1- Farz Olan Oruçlar:</strong> Ramazan ayında oruç tutmak, Ramazanda tutulamayan orucu başka günlerde kaza etmek ve keffaret oruçları da farzdır.</p>
<p><strong>2- Vacip Olan oruçlar:</strong> Adak oruçları ile, bozulan nafile oruçları kaza etmek vaciptir.</p>
<p><strong>3- Sünnet Olan Oruçlar:</strong> Muharrem ayının dokuzuncu gününü onuncu günü ile veya onuncu gününü onbirinci günü ile birlikte oruç tutmak sünnettir.</p>
<p><strong>4- Müstehab Olan Oruçlar:</strong> Kamerî ayların onüç, ondört ve onbeşinci günleri ile haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri ve Ramazandan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehabdır.</p>
<p><strong>5- Mekruh Olan Oruçlar:</strong></p>
<p>Mekruh olan oruçlar iki kısımdır:</p>
<p>a) Tenzihen Mekruh Olan Oruçlar: Muharrem ayının sadece onuncu günü ile yalnız cuma ve yalnız cumartesi günlerinde oruç tutmak, akşamdan iftar etmiyerek bir günün orucunu ertesi güne birleştirmek mekruh olduğu gibi, kişiyi zayıf düşürmesi ve orucu âdet haline getireceği için senenin tamamını oruç tutmak da mekruhtur.</p>
<p>Peygamberimiz, belirli zamanlarda tutulması emir ve tavsiye edilen oruçlar dışında sürekli olarak her gün oruç tutulmasını uygun görmemiştir.</p>
<p>Ashab-ı Kiram&#8217;dan Selman-ı Farisî Ebu&#8217;d-Derdâ&#8217;yı ziyarete gitti ve bulamadı. Eşini eski elbise içinde perişan bir durumda görünce:</p>
<p>- Bu ne haldir? diye sordu. Kadın:</p>
<p>Kardeşin Ebu&#8217;d-Derdâ&#8217;nın dünya ile işi yok ki, &#8220;gündüz oruç tutar, gece namaz kılar&#8221; diye yakındı. Bu sırada kocası Ebu&#8217;d-Derdâ da geldi. Selman&#8217;ı selâmladı ve onun için yemek hazırlayıp önüne getirdi. Selman ona:</p>
<p>- Haydi sen de ye! dedi. Ebu&#8217;d-Derdâ:</p>
<p>- Ben oruçluyum, deyince, Selman:</p>
<p>- Vallahi sen yemeyince ben de yemem dedi. Bunun üzerine o da, orucunu bozup misafiri ile yedi. 38 Gece olunca Ebu&#8217;d-Derdâ gecenin ilk saatlerinde namaza kalkmak istedi. Selman:</p>
<p>- Uyu; diye ona engel oldu. Ebu&#8217;d-Derdâ da uyudu. Sonra tekrar kalkmak isteyince yine Selman:</p>
<p>- Uyu! diyerek, ona engel oldu.</p>
<p>Gecenin geç vaktinde, Selman:</p>
<p>- Şimdi kalk! dedi ve ikisi de kalkıp abdest aldılar ve namaz kıldılar. Namazdan sonra Selman Ebu&#8217;d-Derdâ&#8217;ya:</p>
<p>- Kardeşim! Şüphesiz senin üzerinde Rabbının hakkı vardır.</p>
<p>- Kendinin de hakkı vardır.</p>
<p>- Ailenin de hakkı vardır.</p>
<p>Binaenaleyh, her hak sahibine hakkını vermelisin, dedi.</p>
<p>Sonra Ebu&#8217;d-Derdâ Peygamberimizin huzuruna gelip olanları anlatınca, Peygamber Efendimiz:</p>
<p>Selman doğru söylemiştir, buyurdu.</p>
<p>Görülüyor ki bir müslüman&#8217;ın, yapmakla yükümlü bulunduğundan fazla olarak kendisini tamamen ibadete vererek vücudunu zayıf düşürmesi, dünya ile ilgisini kesmesi ve ailesini ihmal etmesi doğru değildir.</p>
<p>b) Tahrimen Mekruh Olan Oruçlar: Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü oruç tutmak tahrimen mekruhtur.</p>
<p>Bu günler, Allah&#8217;ın kullarına birer ziyafet günleridir. Oruç tutarak Allah&#8217;ın ziyafetinden kaçmak doğru değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/oruc-cesitleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruca Ne Zaman ve Nasıl Niyet Edilir?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/oruca-ne-zaman-ve-nasil-niyet-edilir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/oruca-ne-zaman-ve-nasil-niyet-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 18:58:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Niyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7063</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Oruca Ne Zaman ve Nasıl Niyet Edilir? " title="Oruca Ne Zaman ve Nasıl Niyet Edilir? " height="150" width="250"><br />Orucun önemli bir şartı da niyettir. Niyetsiz oruç sahih değildir. Bu sebeple; niyetin ne zaman [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://pixhost.eu/avaxhome/avaxhome/2007-07-31/Time_Brushes45.jpg" alt="Zaman" width="313" height="287" /></p>
<p>Orucun önemli bir şartı da niyettir. Niyetsiz oruç sahih değildir. Bu sebeple; niyetin ne zaman ve nasıl yapılacağının bilinmesi gerekir.</p>
<p>Niyet zamanı itibariyle oruçlar ikiye ayrılır:</p>
<p><strong>1- Akşamdan itibaren gündüz kuşluk vaktine kadar niyet edilebilen oruçlar;</strong></p>
<p>Bunlar, Ramazan ayında tutulan, belirli günlerde tutulması adanan oruçlar ile nafile olarak tutulan oruçlardır.</p>
<p>Bu oruçlara geceleyin imsak vaktinden önce niyet edilebileceği gibi gündüz kuşluk vaktine kadar da niyet edilebilir, gece niyet etmek daha faziletlidir.</p>
<p>Gündüz oruca niyetin caiz olması, imsaktan sonra birşey yemeyip içmemeye ve orucu bozan bir iş yapmamaya bağlıdır. Eğer oruca aykırı bir şey yapılmış ise gündüz niyet caiz olmaz.</p>
<p><strong>2- İmsak vaktinden önce geceleyin niyet edilmesi gereken oruçlar:</strong></p>
<p>Bunlar da; Ramazanda tutulamayıp başka zamanda kaza edilen Ramazan orucu ile her çeşit keffaret oruçları, başlanıp ta bozulan nafile oruçların kazası ve mutlak olarak adanan (zamanı belirlenmeyen) oruçlardır.</p>
<p>Bu oruçlar için belirlenen bir vakit olmadığından bunlar için imsaktan önce geceleyin niyet etmek lâzımdır. Bu oruçlara tan yeri ağardıktan yani imsak vakti geçtikten sonra niyet edilmez.</p>
<p>Ramazan orucuna akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Şöyle ki;</p>
<p>Normal olarak oruca sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayıp yeme içme zamanının bittiği imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, güneş doğmuş olsa bile, kuşluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmasın.</p>
<p>Sahura kalkmak istemeyen bir kimse akşamdan sonra yarının orucuna niyet edebilir, geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesi gerekmez.</p>
<p>Niyet esasen kalb ile olur. Yani geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyettir. Oruca kalb ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalb ile yapılan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili ile:</p>
<p>&#8220;Niyet ettim Ramazan-ı şerifin yarınki orucuna&#8221; diye söylemelidir. Her günün orucuna ayrı niyet etmek lâzımdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/oruca-ne-zaman-ve-nasil-niyet-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruçluya Müstehap Olan Şeyler</title>
		<link>http://www.islammekani.com/orucluya-mustehap-olan-seyler/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/orucluya-mustehap-olan-seyler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 18:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan ve Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[İftar]]></category>
		<category><![CDATA[İftar Duası]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Sahur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7061</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Oruçluya Müstehap Olan Şeyler " title="Oruçluya Müstehap Olan Şeyler " height="150" width="250"><br />1. Sahura kalkmak. 2. Sahur yemeğini biraz geç yemek. Yemeği şüpheli bir vakte kadar geciktirmek [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://truvadergisi.com/wp-content/uploads/2007/10/iftar1.jpg" alt="http://truvadergisi.com/wp-content/uploads/2007/10/iftar1.jpg" /></p>
<p>1. Sahura kalkmak.</p>
<p>2. Sahur yemeğini biraz geç yemek. Yemeği şüpheli bir vakte kadar geciktirmek ise mekruhtur.</p>
<p>3. Güneş battığı iyice anlaşıldıktan sonra iftarda acele etmek. İftarı namazdan önce yapmak da müstehaptır. İftarda şu duayı okumak sünnettir:</p>
<p>&#8220;Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme&#8217;l-Ğadi min şehri Ramazane neveytü, feğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü.&#8221;</p>
<p>Anlamı: &#8220;Allah&#8217;ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım ve sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım ve Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/orucluya-mustehap-olan-seyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

