<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; kuran</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/tag/kuran/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kur-an&#8217;daki Bebek İsimleri</title>
		<link>http://www.islammekani.com/kur-andaki-bebek-isimleri/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/kur-andaki-bebek-isimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 00:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bebek isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[dini isimler]]></category>
		<category><![CDATA[erkek isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsim Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[isim sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[isimler sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[isimlerin anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[kız isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kur-an]]></category>
		<category><![CDATA[Kur-an'daki Çocuk İsimleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Kuranda geçen bebek isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda geçen bebek isimleri ve anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuranda geçen çocuk isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an-ı Kerim’de Geçen İsimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7109</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Kur-an'daki Bebek İsimleri" title="Kur-an'daki Bebek İsimleri" height="150" width="250"><br />Adem 1. Allah’ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2. Adam. 3. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://nisan_saban97.sitemynet.com/mynet_resimlerim/aglayan_bebek_1_.jpg" alt="Bebek" width="313" height="281" /></p>
<p><strong>Adem</strong></p>
<p>1. Allah’ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2. Adam. 3. İyi, temiz kimse. Adem (a.s.) ilk insan ve ilk isimlendirilen varlık. Kur’an’da Hz. Adem’in 25 yerde ismi geçer.</p>
<p><strong>Ahmed</strong><br />
Çok, en çok övülmüş, methedilmiş. Kur’an-ı Kerim’de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa, İsrailoğullarına: “…adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici olarak geldim” şeklinde geçen isimlendirme ile Peygamberimizin isimlerinden birisi olarak anıldı ve kullanılmaya başlandı.- Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. Ahmed-i Muhtar, Hz. Muhammed (s.a.s).</p>
<p><strong>Aziz</strong><br />
1. Muhterem, sayın. 2. Sevgili. 3. Veli, evliya, ermiş. 4. Az bulunur. 5. Allah’ın izzetli kıldığı, mü’min. &#8211; Aziz (İmadettin Abulfeth Osman el-Aziz): Selahaddin Eyyubi-’nin II. oğlu. Kardeşi el-Efdal, Melik iken kendisi Şam’ı terkederek Mısır Eyyubileri hükümdarlığını ilan etti. Fakat daha sonra kardeşiyle barıştı. Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmran ve Yusuf surelerinde geçmektedir.</p>
<p><strong>Firdevs </strong><br />
1. Cennet, 2. Bostan, bahçe. &#8211; Firdevsi: İran’ın milli destanı olan “Şeyhname”nin yazarıdır. Adı, Mansur b. Hasan’dır. 934-1020 yıllan arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de Kehf ve Mü’minün Surelerinde Geçmektedir.</p>
<p><strong>Furkan </strong><br />
Hakkı, batıldan, doğruyu yanlıştan ayırma, tefrik. Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresinde geçmektedir.</p>
<p><strong>Havva </strong><br />
Esmer kadın. Havva: Hz. Adem (a.s.)’in karısı, ilk kadın. Adem (a.s) cennette uyurken sol kaburga kemiğinden yaratılmıştır. İnsan soyunun başlangıcı yani türeyiş, onların bir arada yaşamaya başlamasıyla vaki olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de TÂ HÂ suresinde geçmektedir.</p>
<p><strong>Huri </strong><br />
1. Cennet kızı. 2. Sevgili. &#8211; Daha çok lakab olarak kullanılır. Kur’an-ı Kerim’de Vakı’a, Rahman, Tur, Duhan Surelerinde Geçmektedir.</p>
<p><strong>İrem </strong><br />
1. Cennet bahçesi. 2. Ok veya kurşun atılan nişan tahtası. 3. Cenk denilen musiki aleti ve bunu icad edenin adı. 4. Ad kavmi zamanında, Şeddad tarafından cennete benzetilme amacıyla yapılan bahçe olup, Şam’da veya Yemen’de bulunduğu söylenir. Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresinde Geçmektedir.</p>
<p><strong>Kevser </strong><br />
1. Maddi ve manevi çokluk, kalabalık nesil. 2. Cennette bir havuzun ırmağın adı. 3. Kur’an-ı Kerim’de 108. ve en kısa sure.</p>
<p><strong>Melek</strong><br />
1. Allah’ın nurdan yarattığı varlıklar. Allah’ın emirlerine tam itaat eden varlıklar. 2. Halim, selim güzel huylu kimse. Kur’an-ı Kerim’de toplam 98 ayette geçmektedir.</p>
<p><strong>Merve </strong><br />
Mekke’de bir dağın adı olup hacılar, Merve ile Safa arasında Sa’y ederler yani 7 defa gidip gelirler. Kur’an-ı Kerim’de bakara suresi 158. ayet’te geçmektedir.</p>
<p><strong>Nas </strong><br />
Yardımcı, yardım eden (Allah’ın kulu). Ayrıca kur’an-ı kerim’de bir sure ismidir.</p>
<p><strong>Nisa </strong><br />
1. Kadınlar. 2. Kur’an-ı Kerim’in 4. suresi, özellikle kadın haklarından, onların hukûkî ve sosyal konumlarından bahsettiği için bu adı almıştır.</p>
<p><strong>Nur </strong><br />
1. Aydınlık, parıltı, parlaklık, niran. 2. Mekke’deki Hıra dağı. Işığın bir şeye yansımasından meydana gelen parlaklık. Zünnureyn: Hz. Peygamberin 2 kızıyla evlendiği için Hz. Osman’a verilen unvan, onur sahibi. Kur’an-ı Kerim’in 24. suresinin adı ve toplam 20 ayette geçmektedir.</p>
<p><strong>Tarık </strong><br />
Sabah yıldızı, zühre, venüs, yol. Kur’an-ı Kerim’in 86.Suresi’nin adıdır.Mekke döneminde inmiştir. 17 âyettir. Tarık b. Ziyad (Öl. Şam 720): Berberi asıllı İslam komutanı. Cebeli Tarık’ı geçip İspanya’yı fethetti. İslam egemenliğini sağlayıp Endülüs İslam Devleti’nin kurulmasını sağladı.</p>
<p><strong>Yasin </strong><br />
Kur’an-ı Kerim’in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte, “Ey insan, Ey Seyyid” gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.</p>
<p><strong>Yelit</strong><br />
İhlas suresinde geçmektedir. Anlamı konusunda bilgi sahibi ziyaretçilerimiz bize ulaşabilirler.</p>
<p><strong>Yusuf</strong><br />
Hz. Yusuf’un ismi  Kur’an da Peygamber adına inmiş süre. Sözcük anlamı; eklenecek ilave edilecek anlamına gelir.</p>
<p><strong>Zülkarneyn</strong><br />
1. İki boynuzlu anlamında. 2. Kur’an-ı Kerim’de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender. Kur’an-ı Kerim’de toplam 6 ayette geçmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/kur-andaki-bebek-isimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dua nedir, nasıl dua edilir ?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/dua-nedir-nasil-dua-edilir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/dua-nedir-nasil-dua-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 19:10:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6921</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.loadtr.com/b-53338-dua_eden_k%C4%B1z.jpg" alt="Dua nedir, nasıl dua edilir ?" title="Dua nedir, nasıl dua edilir ?" height="150" width="250"><br />Dua Sözcük anlamı: “Duâ”, da’vet ve da’vâ mastarları gibi mastar olup, “çağırmak, seslenmek, istemek, yardım [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.loadtr.com/b-53338-dua_eden_k%C4%B1z.jpg" alt="Dua" /></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Dua Sözcük anlamı:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> “<strong>Duâ</strong>”, da’vet ve da’vâ mastarları gibi mastar olup, “<strong>çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” </strong>demektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ayrıca isim olarak duâ, “<strong>küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya olan talep ve niyaz” </strong>demektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">İslamî bir terim olarak duâ: “<strong>Allah’ın yüceliği karşısında kulun, aczini itiraf etmesi, sevgi ve tazim duyguları içinde lütuf ve yardım dilemesi</strong>” demektir. Duânın ana hedefi insanın Allah’a halini arzetmesi ve O’na niyazda bulunması olduğuna göre, bu, Allah ile kendine inanan kul arasında bir diyalogu ve yakın ilgiyi ortaya koyar. İşte bundan dolayı duâya <strong>“münâcât</strong>” (Allah ile gizliden ve ruhsal konuşma) adı da verilmiştir. Ki insan, varlığını kabul ettiği o Yüce Güç karşısında duyduğu saygı ve ümit hisleri sebebiyle kendisinden daha üstün olanla irtibat ihtiyacını duymaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâ tüm dinlerde vardır. Muhteva, şekil ve anlatım biçimine göre bazı türlere ayrılır. Asıl ve en yaygın olanı, “<strong>yalvarıp yakarmaktır”</strong>. Duâlarda insan, kötülükten kurtulmayı veya iyiye kavuşmayı diler. Bunu yaparken de önce Allah’a hamd ve şükür eder. Allah’ı üstün vasıflarıyla yüceltir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> İslam dışında ve ilkel dinlerde duâ:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">İlkel topluluklarda görülen müşterek duâ, aile reisi, kabile başkanı veya rahibin yakarışlarına cemaatin katılması (âmin demesi) şeklinde olmaktadır. Kötülüklerden korunma veya dünya nimetlerinden faydalanma isteği duânın iptidai halinin tespitinde en belirleyici özelliktir. Hint mistisizminde Upanişad’lardan kaynaklanan ve yoganın psikotekniğine dayanan ibadetsiz bir duâ türü vardır. Hinduizm’de duâ inandırıcı sözlerle yapılır; ortak duâ sembolü bir çeşit besmele olan “om”dur. Budizm’de yüce varlığa karşı belirli bir duâ söz konusu olmamakla beraber Buda’ya duâ etmek ve ondan istekte bulunmak geleneği hakimdir. Şintoizm’de duâ, mabed veya evde tanrılara pirinç ve pirinç şarabı sunmakla yerine getirilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Eski Meksika, Sümer, Bâbil, Mısır ve Yunan dinlerinde birbirine benzeyen ve duâ yerine kullanılan kolektif şiirler vardır. Maniheizm’deki duâda ruhu etkileyen düalist bir görüş hakimdir. Romalılar duâlarını genellikle Jüpiter mabedinde yaparlardı. Cermen dininde büyünün duâ üzerinde üstün bir gücü vardır. Ancak ilkel toplumlarda büyü ile duâ arasındaki sınırı belirlemek oldukça güçtür. Yunan dininde duâ geleneksel temizlikle başlar ve klasik yalvarma ile sona ererdi. Sümerler duâ esnasında ellerini başlarının üzerine koyarlar, sevinçlerini göstermek ve duânın inandırıcı olmasını sağlamak için ellerini alınlarına çarparlar, böylece ölülerine de saygı göstermiş olurlardı. Bu durum Doğu Asya’da özellikle Hint yogasında da görülmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâ esnasında kutsal eşyanın öpülmesi, okşanması, çıplak ayakla etrafında dönülmesi gibi hususlar ilkel kabile dinlerinin özelliklerindendir. Hemen bütün ilkel kabile dinlerinde güneş doğarken ve batarken, ekim ve hasat zamanlarında kurallara bağlı olarak duâ edilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> <strong>Yahudilik’te duâ: </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Yahudilik’te duâ Allah’a yaklaşma vesilesi kabul edilir. İbranice “tephillah” duâ anlamına gelir. Tevrat’ta duâ için genel bir kavram ve belli bir sıra olmamakla birlikte altmış altı cümle doğrudan veya dolaylı olarak duâ ile ilgilidir. Yahudiler ayakları bitiştirmek, diz çökmek, baş eğmek, elleri göğe açmak ve Kudüs’e yönelmek suretiyle duâ ederler.Bilhassa ll. Tapınak’ın yıkılışından sonra yahudilerde toplu duâ da yaygınlaşmıştır. Günümüzde yahudiler günde üç defa (sabah, öğle ve akşam) duâ ederler. Ayrıca sinagogda cumartesi (sabbat) ve bayram günlerinde bunlara ek olarak duâlar ilave edilir. Sabah duâsında duâ atkısı talet (tallit) kullanılır, duâ kayışı da sol pazıya ve alna takılır. Duâ dili İbranice olmakla birlikte bazı eski Aramice duâlar da okunur. Duâ öncesinde temizlik yapmak ve özel âyin elbisesi giymek gerekir. Duâların büyük bir kısmını ihtiva eden <strong>Mezmurlar </strong>hem yahudi hem de hıristiyanlarca duâ sırasında okunmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> <strong>Hıristiyanlık’ta duâ:</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Hıristiyanlıkta duâ dini hayat açısından büyük bir önem taşır. Duâ Tanrı’ya ulaşma, O’nu tanıma ve vicdanın sesi olarak nitelendirilir. Duânın temelinde Allah’a güven ve yüce bir inanış vardır. <strong>Luther</strong>’e göre duâ inancın eseri, <strong>Calvin</strong>’e göre Allah’ı kavrayabilme inancının her gün tekrarlanışıdır. İnciller’de Hz. İsa’nın tavsiye ettiği belli bir duâ şekli yoktur; sadece putperestler gibi duâ edilmesi yasaklanmıştır (Matta, Vl, 7). İnciller’in tamamında duâyı ilgilendiren yetmiş beş kadar cümle tespit edilebilmektedir. Hıristiyanlık’ta duânın belli esaslar çerçevesinde yapılması ilk defa İznik Konsili’inde (Miladi 325) kararlaştırılmış, daha sonra Vatikan bu esaslar üzerinde bazı değişiklikler yapmıştır. Duâda Hz. İsa temel unsuru teşkil etmekle beraber Allah ve Ruhulkudüs de duânın önemli rükünlerindendir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Günümüzde hıristiyanların günlük (sabah, öğle ve akşam), haftalık (Pazar), ve yıllık (paskalya) olarak keşişler ve rahipler gözetiminde manastırlarda yaptıkları duâ geleneği oldukça uzun bir geçmişe sahiptir (M.S.150). “Rabbin duâsı” Hıristiyanlık için toplu ibadetin doruk noktasını teşkil eder. Katolik kilisesinde günde yedi ayrı duâ saati bulunmaktadır. Ortodoks kilisesinin geleneğinde gün batarken okunan “Vesperum” günün ilk duâsını teşkil eder. Genel olarak kiliselerdeki duâ şekilleri pek fazla değişiklik göstermez.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> İslam’da duâ:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Kur’ân-ı Kerim’de duâ ile ilgili âyetler geniş bir yer tutar. 200 kadar âyet doğrudan doğruya duâ ile ilgilidir. Ayrıca tevbe, istiğfar gibi kulun Allah’a yönelişini ve O’ndan dileklerini ifade eden çok sayıda âyet vardır. Konuyla ilgili âyetlerin bir kısmında insanların Allah’a duâ etmeleri emredilmiş, duânın usul, âdâb ve tesirleri üzerinde durulmuştur. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Duânın gereği:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Yüce Kur’ân’ımız incelendiğinde insanlarda dini eğilimin fıtrî (yaratılıştan, genlerine işlenmiş) olduğunu görürüz. A’raf suresi 172, 173. âyetlerde, şu şekilde açıklamalar buluruz:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> “Hani Rabbin, âdemoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: “Rabbiniz değil miyim?” onlar: “Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz.” demişlerdi. Kıyamet günü, “biz bundan habersizdik” demeyesiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Şöyle de demeyesiniz: “Daha önce atalarımız şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir soyuz. Gerçeği çiğneyenlerin yüzünden bizi helak mı edeceksin?”” </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Ve bu âyetlerden Allah’ı tanıma ve O’nun terbiyesine girmenin henüz dünyada hayat bulmadan evvelden başladığını anlarız. Görünürdeki gerçekler de bunun böyle olduğunu gösterir. Ayrıca,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">İsra suresi, âyet 44:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O’nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O’nu överek tespih etmesin;</strong> fakat siz onların tespihlerini anlamıyorsunuz. O Halim’dir, Gafûr’dur.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ra’d suresi âyet 13:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Gök gürültüsü O’nu hamd ile tespih eder; melekler de O’ndan ürpererek.. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü olduğu halde, onlar ona karşı mücadele edip duruyorlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Hadid suresi âyet 1:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Göklerde ve yerdeki herşey Allah’ı tespih etmektedir. Aziz’dir O, Hakîm’dir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Haşr suresi âyet 1:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Göklerde ne var yerde ne varsa Allah’ı tespih etmektedir. Aziz’dir O, Hakîm’dir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Saff suresi âyet 1:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Göklerde ne var yerde ne varsa Allah’ı tespih etmektedir. Aziz’dir O, Hakîm’dir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Cuma suresi âyet 1:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Göklerdekiler ve yerdekiler; o Melik, o Kuddüs, o Azîz, o Hakîm Allah’ı tespih ediyorlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Teğabun suresi âyet 1:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Göklerdekiler ve yerdekiler Allah’ı tespih ediyorlar. O’nundur mülk ve yönetim; O’nun içindir tüm övgüler. Herşeye gücü yetendir O.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Özellikle de Zariyat suresi 56. âyette şöyle buyrulur:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Ben cin ve insi (bilmediğiniz ve bildiğiniz her şeyi) sadece bana ibadet/kulluk etsinler diye yarattım.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bu gerçeklerden ve toplumdaki ateist ve din karşıtı kimselerin de dara geldikleri zamanlar gayri ihtiyarı Allah’a sığınmaları, dini eğilimin, kulluğun, duâya ihtiyacın, Allah’a yalvarmanın; kısacası, canlı cansız her şeyin Allah ile ilişkisinin fıtri (yaratılıştan genlere yerleştirilmiş) olduğunu gösterir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Kur’ân’ı Kerim’de, insanın çaresizlik içinde ve zor şartlarda duâya başvurma şeklindeki genel psikolojik makanizması üzerinde ısrarla durulmuştur. Bazı âyetlerde dini yöneliş veya duânın belirgin veya zayıf hale geldiği durumlar açıklanırken aynı zamanda bu yönelişin insan tabiatında fıtri ve külli bir motif olarak bulunduğu da ortaya konmuştur. Âyetlerin ifadesiyle, insan bir tehlike ve sıkıntıya düşünce bütün samimiyetiyle Allah’a yönelir; yatarken, otururken, ayakta dururken bıkmadan usanmadan duâ edip, iyilik ve başarı ister.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bununla birlikte bazı âyetlerde de insanın ihtiyaç ve sıkıntısının giderildiği, kendini emniyet içinde ve başarılı gördüğü durumlarda duâ isteğinin zayıfladığı, Allah’tan yüz çevirdiği, kendi güç ve yeterliliğini gözünde büyütüp bencil ve nankör olduğu, zalimce hareket ettiği vurgulanmaktadır:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Yunus suresi âyet 12:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>İnsana zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır</strong>. <strong>Ama sıkıntısını çözdüğümüzde, kendisine dokunan bir zorluk yüzünden bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider</strong>. Haksızlığa aşırılığa sapanlara, yapmakta oldukları işte böyle süslü gösterilmiştir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> İsra suresi âyet 11:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“İnsan, <strong>hayra davet eder gibi şerri çağırıyor</strong>. İnsan çok acelecidir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Lokman suresi âyet 32:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Karabulutlar gibi dalga kendilerini kuşattığı zaman, Allah’a dini O’na özgüleyerek yalvarırlar. Fakat onları karaya çıkarıp kurtarınca, içlerinden sadece bir kısmı doğru yolu tutar</strong>. Bizim âyetlerimize ancak gaddar nankörler karşı çıkarlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Fussılet suresi âyet 49:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“İnsan hayır istemekten/hayır için duâ etmekten bıkıp usanmaz. Kendisine bir şer dokunmaya görsün, hemen ümidini keser, yıkılır.”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Zümer suresi âyet 8:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O’na duâ eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O’na yalvarmakta olduğunu unutur. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler, ortaklar isnat eder.</span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> De ki: “Birazcık nimetlen küfrünle. Hiç kuşkusuz sen, ateş halkındansın.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Fussılet suresi âyet 51:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan yatar. Kendisine şer dokununca, hemen duâya koyulur.”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">A’raf suresi âyet  189, 190 :</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<em>O, sizi bir candan yaratan, ve ondan da, kendisine ısınsın diye, eşini yapandır. Ne zaman ki o, onu örtüp bürüdü, o zaman o hafif bir yük yüklendi. Ve bununla gidip geldi. <strong>Ne zamanki zevce ağırlaştı o zaman onlar (o ikisi) Rablerine duâ ettiler: “Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun ki kesinlikle şükredenlerden olacağız.”</strong></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><em><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ne zaman ki onlara (o ikisine) salih (bir çocuk) verdi, o ikisine verdiği şey hakkında onun için ortaklar kıldılar.</span></em></strong><em><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Onların ortak koştuğu şeylerden Allah münezzehtir, yücedir.”</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Tevbe suresi âyet 75, 76:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“</span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Onlardan,<strong> “Eğer Allah lütfundan bize verirse, mutlaka bağışta bulunacağız ve iyilerden olacağız diye Allah’a söz verenler vardır.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sonra, Allah, onlara lütfundan verince, onda cimrilik ederler ve ilgisizce sırt</span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> çevirirler.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Yunus suresi âyet 22, 23:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Size karada ve denizde yolculuk ettiren O’dur. Gemilerde bulunduğunuzda gemiler içindekileri tatlı bir rüzgarla götürür, </span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">yolcular neşeyle eğlenirken şiddetli bir fırtına gelip çatar, dalgalar her yandan saldırıp onlar, çepeçevre kuşatıldıklarını anlayınca, dinlerini Allah için arındırarak O’na yalvarırlar:- Bizi bundan kurtarırsan, hiç kuşkusuz, şükredenlerden oluruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sonra O, onları kurtarınca, bir de bakarsın ki, yeryüzünde haksız yere azgınlık ederler.<strong> –Ey insanlar! Gerçekten, şimdiki hayatın geçici yararları için azgınlığınız, bizzat kendi zararınızadır! Sonra dönüşünüz bizedir. Yaptıklarınızı size bildireceğiz.”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Nahl suresi âyet 53, 54:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> “Ve iyilik olarak sahip olduğunuz ne varsa, Allah’tandır. </span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Size bir zarar dokunduğunda, yalnız O’na sığınırsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sonra, zararı sizden giderince, içinizden kimileri, Rab’lerine hemen tanrılar ortak ederler.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Lokman suresi âyet 31, 32:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Âyetlerini size göstermek için, gemilerin denizde, Allah’ın nimetiyle kayıp gittiğini görmedin mi? İşte gerçekten bunda, çok sabırlı ve çok şükreden bir kimse için, âyetler vardır.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Gerçek şu ki, </span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">gölgeler gibi bir dalga onu kapladığında, O’nun için dinlerini arındırarak Allah’a yalvarırlar; ve onları karaya çıkararak kurtardığında ise, içlerinden bir kısmı orta yolu tutar.(şükredici olur) Ama, âyetlerimizi ancak, tam hain ve nankör inkar eder.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Zümer suresi âyet 8:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O’na duâ eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O’na yalvarmakta olduğunu unutur</strong>. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: “birazcık nimetlen küfrünle. Hiç kuşkusuz sen, ateş halkındansın.””</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Zümer suresi âyet 49:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>İnsana bir zorluk/zarar dokunduğunda bize yalvarır yakarır; sonra ona bizden bir nimet lütfettiğimizde şöyle der: “Bu bir ilim sayesinde verildi bana.”</strong> Hayır, öyle değil; o bir fitnedir ama onların çokları bilmiyorlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Rum suresi âyet 33:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“</span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ve insanların başına bir sıkıntı gelince, Rab’lerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, bir de bakarsın ki, içlerinden bir kesim, Rab’lerine ortaklar koşarlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ankebut suresi âyet 65:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Gemiye bindiklerinde, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Onları karaya çıkarıp kurtardığında ise, bir de bakarsın ki, ortak koşmaya başlarlar.”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">İsra suresi âyet 67:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Ve denizde size bir zarar dokunduğunda, yalvardıklarınız kaybolup giderler. O, kaybolmaz. </span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sonra O, sizi karaya çıkararak kurtarınca, boş verirsiniz. Ve insan, çok nankördür!”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">İşte bu olumsuz gelişmeleri önlemek amacıyla ilahi dinler, insan şuurunda dini inanç ve duygunun mümkün olduğu kadar canlı, etkili bir halde bulunmasını sağlamanın bazı çarelerini insan için görev haline getirilmiştir. <strong>Bu görevler, ibadetlerdir. Özellikle de ibadetlerin özü ve beyni olan duâdır.</strong> Bunun yanında bilhassa refah ve rahat ortamlarda insanın Allah’ı hatırlamasın öngörülmüştür. Böylece, bu inancın kontrolü altında bencil isteklerine kapılmamasını sağlamak hedeflenmiştir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâ ve ibadet, görünüşte, yaratılışı gereği insanın Allah’a doğru olan bir yöneliştir. Böyle olmakla birlikte, bir başka boyutu da, Allah ile kul arasındaki, Allah’ın rahmet ve şefkatinin gereği olan bir ilişkidir. <strong>Ve bu ilişkide kesinlikle Allah ile kul arasında bir vasıta söz konusu değildir.</strong> O nedenler duâ kulluğun en ileri mertebesi ve ibadetlerin en önemlisidir. Ve kul duâsıyla değer kazanır. İbadet ve duâ kulda Allah bilincini canlı ve sürekli kılar. Bu bilinç sayesinde kul, boyun eğer. Bu küçülme ve saygı, Allah’ın rahmet ve merhametini, bereketini çeker. <strong>Bu nedenle duâ, ibadetin beyni kabul edilmiştir.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Mümin suresi âyet 60:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Rabbiniz buyurmuştur ki: <strong>“Duâ edin bana, cevap vereyim size</strong>. Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Furkan suresi âyet 77:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“De ki: “ <strong>Duânız yoksa, Rabbim sizi ne yapsın!</strong> Yalanladınız; bu yüzden azap kaçınılmaz olacaktır.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Allah kuluna cevap vermek için onun her ne vesilesiyle olursa olsun kendisine başvurmasını istemektedir. Bu vesileler, hayranlık, hamd, şükür olabileceği gibi, ihtiyaç, korkulandan kurtulma ve yapılan hataların bağışlanması isteği de olabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bakara suresi âyet 152:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Anın beni ki anayım sizi. Şükredin bana, sakın nankörlük etmeyin</strong>.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Hud suresi âyet 90:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Rabbinizden af dileyip O’na yönelin</strong>. Rabbim Rahîm’dir, rahmeti sınırsızdır; Vedûd’dur, çok sevgilidir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Zümer suresi âyet 53:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“De ki: “ <strong>Ey kendi aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, günahları tümden affeder.</strong> Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm’dir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Şu kesinlikle bilinmelidir ki, duânın kabulu için ilk adım mutlaka kul tarafından atılmalıdır. Allah ile kul arasındaki ilişki konusunda Peygamber efendimize sorular yöneltilmiştir. Ve bu sorulan sorulara cevap olarak cenabı hak şu âyeti indirmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bakara suresi âyet 186:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Kullarım sana benden sorarlarsa ben gerçekten çok yakınım. Duâ edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. </strong>Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.””</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> <strong>Duâ yalnızca Allah’a yapılır:</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Kur’ân’ı Kerim’de duânın sadece Allah’a yapılması vurgulanır. Allah’tan başkalarına, putlara veya kendilerine kutsallık izafe edilmiş kişi ve meleklere duâ kesinlikle yasaklanır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Şuara suresi âyet 213:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“O halde Allah’ın yanında bir başka ilaha daha yalvarma.</span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Yoksa azaba uğratılanlardan olursun.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Kasas suresi âyet 88:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Allah’ın yanında diğer bir tanrıya daha kulluk etme</strong>. İlah yok O’ndan başka. O’nun yüzü dışında herşey helak olacaktır. Hüküm yalnız O’nundur ve O’na döndürüleceksiniz.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> <strong>Ayrıca Allah’tan başkasına duâ edenler kınanmış ve uyarılmışlardır.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ra’d suresi âyet 14:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Gerçek duâ yalnız O’na yapılır. O’nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler</strong>. Onlar, ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya doğru açan ama suya ulaşamayan birinden başkasına benzemezler. Küfre sapanların duâ ve davetleri şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> A’raf suresi âyet  194, 195:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi kullardır.</strong> Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; ellerim mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler. De ki: “ Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Nahl suresi âyet 20:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Allah dışında yakardıklarınız hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmaktadır.”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Nisa suresi âyet 117:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Allah’ın dışındakilere duâ edenler sadece dişilere duâ ederler.</strong> Ve Onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Hacc suresi âyet 12, 13:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Allah’ı bırakır da kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeylere kulluk eder. </span></strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;">Zararı, yararından daha yakın olan kişiye yalvarır. Ne kötü bir destekçidir o, ne kötü bir efendidir!”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Duânın âdabı:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâ yapılırken takınılacak tavır ile ilgili bir çok davranış listesi yazılıp çizilmiştir. Biz burada onları aktarmıyoruz. Biz bu konuda Yüce rabbimizin bize bildirdiklerini ve bunun ilk müslüman ve ilk uygulayıcısı olan Rasülüllah efendimizin uygulayışını aktaracağız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Nisa suresi âyet 32:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Allah’ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın.</strong> Erkeklere kendi kazandıklarından bir nasip var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. <strong>Allah’tan, o’nun lütfunu isteyin.</strong> Allah, her şeyi iyice bilmektedir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Nisa suresi âyet 134:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Dünya nimeti ve bereketi isteyen bilsin ki, dünya nimeti de ahiret mutluluğu da Allah katındadır</strong>. Allah, çok iyi işitir, çok iyi görür.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">A’raf suresi âyet 29:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Şunu da söyle: <strong>“Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O’na doğrultun. Dini yalnız O’na özgüleyerek, O’na yalvarın</strong>. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O’na döneceksiniz.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">A’raf suresi âyet 55, 56:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Rabbinize boyun bükerek, gizlice/ürpererek yakarın</strong>. O, haddi aşanları/azmışları sevmez.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın<strong>. Ürpererek ve ümit ederek duâ edin O’na.</strong> Hiç kuşkusuz, allah’ın rahmeti güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> A’raf suresi âyet 180:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>En güzel isimler Allah’ındır; O’na onlarla duâ edin.</strong> O’nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">A’raf suresi âyet 205:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Rabbini, kendi içinden yalvarıp ürpererek, bağırtılı olmayan bir sesle sabah-akşam zikret.</strong> Sakın gafillerden olma.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bakara suresi âyet 186:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Kullarım sana benden sorarlarsa ben gerçekten çok yakınım. Duâ edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. </strong>Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Yusuf suresi âyet 86, 87:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Dedi ki: “<strong>Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah’a arz ederim.</strong> Ve Allah’ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Ey oğullarım! Gidin, artık Yusuf’u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. <strong>Allah’ın rahmetinden de ümit kesmeyin. Çünkü, Allah’ın rahmetinden, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez.”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Mü’min suresi âyet 60:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Rabbiniz buyurmuştur ki: “<strong>Duâ edin bana, cevap vereyim size.</strong> Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Enbiya suresi âyet 90:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“Kendisine hemen cevap vermiş, Yahya’yı ona hediye etmiş, karısını kendisi için doğurmaya elverişli hale getirmiştik. <strong>Onlar, hayırlarda yarışırlar, <span style="text-decoration: underline;">umarak </span>ve <span style="text-decoration: underline;">korkarak </span>bize yalvarırlardı. Onlar, bize <span style="text-decoration: underline;">ürpererek </span>saygı gösterirlerdi</strong>.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sahih Buhari, Kitab-üt Da’vat, 50. Bab 77 No.lu Hadis:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“ ….. Ebu Musa el-Eşarî RA. Şöyle demiştir:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bizler Peygamber AS. İle birlikte bir seferde bulunduk. Vadiden yüksek bir yere çıktıkça, yüksek sesle tekbir getiriyorduk. Peygamber:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“<strong>Ey insanlar! Nefislerinize yumuşak davranın (sesinizi yükseltmeyin)! Çünkü sizler sağırı ve gâibi (</strong>uzakta, sizden haberi olmayan birisini)<strong> çağırmıyorsunuz. Lakin sizler Semi’ ve Basîr Allah’a duâ ediyorsunuz!” buyurdu.” ……..”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Sahih Buharî, Kitab-üt Da’vât 19. Bab, 33 No.lu Hadis:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“…… İbn-i Abbas şöyle demiştir:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">“….. <strong>Duâdan da seci’li nevini bırak, böylesinden sakın. Çünkü ben Rasülüllah’tan ve sahabilerinden seci’li, kafiyeli duâ ile meşgul olmadıklarını bilmişimdir. </strong>Yani onlar bunu değil de ancak seci’li ve kafiyeli sözlerden çekinmeyi yapıyorlardı.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Görmekteyiz ki, Yüce Rabbimizin âyetleri, ve bu âyetler ile terbiye edilmiş olan Peygamberimizin uygulamaları göz önüne alınınca duânın olması gereken âdâbı şunlar olmaktadır:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Dikkatin dağılmaması, Hudû ve Huşûlu bir niyaz yapılması için gece, seher vakti, ve topluca duâ edilen zaman ve ortamlar dikkate alınmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Namaz bahsinde göreceğiniz gibi, duâyı sadece dil ile değil, gönül ve tüm beden dilleriyle de yapmak gerekmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâ yaparken edebiyat yapılmamalıdır. Yapmacık, kafiyeli, seci’li ifadelerden ve tavırlardan kaçınılmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Duâlar, Hudû ve Huşû (mahiyetleri ileride “namaz” bölümünde açıklandı) ile, umarak, korkarak ve ürpererek yapılmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Yapılan duânın kabul edileceğine kesinlikle inanılmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Duâ yaparken önce Allah’ı anıp, hamdedilmeli, sonra da kişisel istekler istenmelidir. (Fatiha örneğinde olduğu gibi.)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Haksız ve yersiz isteklerde bulunulmamalıdır. Kimsenin zararı istenmemelidir. Duâlar, Kur’ân’da yer almış, Allahü Teâlâ’nın tasvip ettiği türden; günahların affı, kötülüklerin def’i, ve örtülmesi, canın iman ile ve iyilerle beraber alınması, kıyamet gününde rezil ve rüsvay olmamak, hidâyet, tevbenin kabulü, hayırlı bir nesile sahip olmak, iyi, güzel işler yapabilmek, cehennem azabından korunmak, ilim ve sağlık istemek için olmalıdır. (Kitabın arkasındaki Kur’ân’da yer alan duâlara dikkat ediniz.)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">İşin aslını görünce, ısmarlama sözde duâların duâ olmadığını, ve Allah’a emirler yağdırırcasına tv. Ve radyolarda, camilerde, değişik merasimlerde yapılan artistik gösterilerin, düzmecelerin de duâ olmadığını anlıyoruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Kur’ân-ı Kerim’deki duâ mahiyetindeki âyetler ön ve arkalarıyla pasaj içerisinde dikkate alındığında geçmiş peygamberler gibi o duâları edenler kendi bulundukları koşullar ve ortama göre niyazda bulunduklarını göreceğiz. O nedenle ısmarlama, basma kalıp, şablon bir çoğu uyduruk, yalan-yanlış duâlar (Ramazan Duâsı, Kenz-ül Arş Duâsı, İsm-i A’zam Duâsı, Hacet Duâsı, Karınca Duâsı, Bereket Duâsı, İstihare Duâsı, Nazar Duâsı, Ağrı, sancı vs. duâları gibi) okuyacağımıza, biz de kendi şartlarımıza ve ortamımıza göre, kendimiz niyazda bulunmalıyız. Kesinlikle şablon duâlar okumayalım, kendimiz, kendimizce duâ edelim, yalvaralım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Bazı sure ve âyetler örnek duâ metinleri mahiyetindedir. Mesela, Fatiha suresi Allah’ı veciz bir şekilde niteledikten sonra O’na kulluk ve duâdaki ihlası ve insanlığın en çok muhtaç olduğu hidâyeti (doğru yola ulaşma) içten dilemeyi eşsiz bir üslupla ifade eden sözleriyle bütün müslümanların en çok okudukları duâ metni haline gelmiştir. Bakara suresinin 201. âyetinde geçen, “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver; bizi cehennem azabından koru” mealindeki sözler de Fatiha’dan sonra en çok okunan duâ olmuştur. Kur’ân-ı Kerim’de duâ ile ilgili 200 civarında âyet mevcuttur. Duâ konusu hadislerde de önemli bir yer tutar. Duâ ile ilgili bir çok hadis kitapları oluşturulmuştur. Ayrıca “Mesur Duâlar” adıyla bir çok örnekler belirlenmiş bunun çokları da kitaplaşmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> Örnek duâ mahiyetindeki âyetler kitabın sonunda verilmiştir. Oradan okuyunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Verdana; color: black;">Hakkı Yılmaz</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/dua-nedir-nasil-dua-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taha Suresi</title>
		<link>http://www.islammekani.com/taha-suresi-2/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/taha-suresi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 11:14:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sureler]]></category>
		<category><![CDATA[dinle]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[taha]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6875</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Taha Suresi" title="Taha Suresi" height="150" width="250"><br />135 (yüzotuzbeş) âyet olup Mekke&#8217;de nâzil olmuştur. Sûre, ismini, başındaki Tâ-Hâ harflerinden almıştır. Hz. Ömer&#8217;in [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>135 (yüzotuzbeş) âyet olup Mekke&#8217;de nâzil olmuştur. Sûre, ismini, başındaki Tâ-Hâ harflerinden almıştır. Hz. Ömer&#8217;in bu sûre vesilesiyle müslüman oluşu, İslâm tarihinin önemli bir hatıra sayfasıdır. Olay, kısaca şöyledir: İslâm&#8217;ın yaman bir düşmanı olan Hattâb oğlu Ömer, Resûlullah&#8217;ı öldürme vazifesini üstlenmiş ve bu iş için yola çıkmıştı. Ancak, yolda kız kardeşi Fatıma ile eniştesi Saîd&#8217;in müslüman olduğunu öğrenince, önce onların işini bitirmeye karar verdi. Tâ-Hâ sûresini okumakta olan karı-koca, Ömer&#8217;in geldiğini görünce Kur&#8217;an sayfalarını sakladılarsa da, Ömer onları duymuştu. Okuduklarını görmek istediğini söyledi. İnkâr etmeleri üzerine Saîd&#8217;e saldırdı. Kendisine mâni olmak isteyen Fatıma&#8217;yı tokatladı. Yüzlerinden kanlar akan Fatıma, cesarete gelerek müslüman olduklarını açıkça söyledi. Kardeşinin haline acıyan Ömer, bu sefer yumuşak bir sesle okuduklarını tekrar istedi. Tâ-Hâ sûresinin yazılı bulunduğu sayfaları okuyunca, Kur&#8217;an&#8217;ın mucizeli tesirinden nasibini alarak Resûlullah&#8217;ın huzuruna gitti ve müslüman oldu.</p>
<p>Kur’ân’ın indiriliş gayesini ifade ederek başlayan sûre der ki: Ey Muhammed! Bu Kur’ân senin güçlük çekmen için indirilmedi. Biz senden inatçı kâfirlerin kalbine imanı zorla yerleştirmen gibi imkansız bir şeyi de istemiyoruz. Bu sûre ve Kur’ân Allah’tan korkan ve O’nun azabından korunup sevgisini kazanmak isteyip doğru yolu bularak O’nun mesajını öğrenip uygulamak isteyenler için bir öğüttür. Sûrede Musa’nın yaşanmış olayı anlatılarak bu kıssayla beraber bir çok mesaj verilir. Sonra da Adem kıssası anlatılarak kusuruna karşılık af dilemesiyle affedilişi örnek gösterilerek insanlar da aynı bu yola çağrılır. Ayrıca uyarılara kulak vermeyip Rabbinin ikazlarına, emirlerine karşı kör davrananların kıyametteki kör olarak haşredilen sahneleri canlandırılır ki; “Rabbim bizi niye kör dirilttin” diyenlere karşılık Rabbimizin: “Sen dünyada ayetlerimizi unuttun, bu günde sen unutuldun” dediğini duyar gibiyiz. Bu sûreye Musa sûresi de denir.</p>
<p>Dinle</p>
<div><object id="mediaplayer1" height="50" width="340" classid="CLSID:6BF52A52-394A-11d3-B153-00C04F79FAA6"><param name="URL" value="mms://media.herkul.org/bamteli/kkerim/M.Halil_el-HUSARi_Taha_1-135.wma"><param name="AutoStart" value="false"><param name="ShowControls" value="True"><param name="ShowStatusBar" value="True"><param name="ShowDisplay" value="True"><param name="AutoRewind" value="True"><embed src="mms://media.herkul.org/bamteli/kkerim/M.Halil_el-HUSARi_Taha_1-135.wma" autostart="True" type="application/x-mplayer2" pluginspage="http://www.microsoft.com/Windows/Downloads/Contents/MediaPlayer/" showcontrols="True" showstatusbar="True" showdisplay="True" autorewind="True" height="50" width="340"> </object></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/taha-suresi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Musa Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2008 05:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Musa]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Musa Duaları" title="Hz. Musa Duaları" height="150" width="250"><br />İsrailoğulları&#8217;na elçi olarak gönderilen Hz. Musa, Firavun&#8217;un zulmünden kurtulması için, henüz bebek iken annesine gelen [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/Hz_Musa_dua.jpg" align="left" height="212" hspace="6" vspace="2" width="214" />İsrailoğulları&#8217;na elçi olarak gönderilen Hz. Musa, Firavun&#8217;un zulmünden kurtulması için, henüz bebek iken annesine gelen vahy üzerine bir nehre bırakılmıştı. Firavun ve ailesi nehirde buldukları Hz. Musa&#8217;yı evlat edindiler. (Kasas Suresi, 7-8) Hz. Musa&#8217;ya Firavun&#8217;un sarayında ergenlik çağına geldiğinde diğer peygamberler gibi Allah&#8217;tan &#8220;ilim ve hikmet&#8221; verildi. (Kasas Suresi, 14)Kuran&#8217;da Hz. Musa&#8217;nın        Allah&#8217;a yönelerek dua etmesine neden olan bir olay şöyle anlatılır:<br />
(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da:) &#8220;Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkça saptırıcı bir düşmandır&#8221; dedi. (Kasas Suresi, 15)<span id="more-6845"></span></p>
<p>Ayette anlatılan olay sonucunda Hz. Musa Allah&#8217;tan bağışlanma diledi ve bir daha suçlu ve günahkarlara destek olmayacağına dair Allah&#8217;a söz verdi:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.&#8221; Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki: &#8220;Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım.&#8221; (Kasas Suresi, 16-17)</p>
<p>Söz konusu olayın duyulması üzerine, bulunduğu şehrin önde gelenleri Hz. Musa&#8217;yı yakalayarak öldürmeyi planladılar. Bunu öğrenince Hz. Musa yine Allah&#8217;a dua etti:<br />
Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: &#8220;Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar&#8221; dedi. (Kasas Suresi, 21)</p>
<p>Hz. Musa’nın duası kabul edildi ve Allah’ın yönlendirmesiyle Firavun’un şehrinden ayrılarak daha güvenli bir yere gitmek üzere yola koyuldu. Bu sırada da sürekli Allah’a yönelmiş, hep O’na dua etmişti:<br />
Medyen&#8217;e doğru yöneldiğinde de: &#8220;Umarım Rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir&#8221; dedi. Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: &#8220;Bu durumunuz ne?&#8221; &#8220;Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemişbir ihtiyardır.&#8221; dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: &#8220;Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım.&#8221; Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. &#8220;Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir.&#8221; dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: &#8220;Korkma&#8221; dedi. &#8220;Zalimler topluluğundan kurtulmuşoldun.&#8221; (Kasas Suresi, 22-25)</p>
<p>Bu olayların ardından Hz. Musa Medyen’de yerleşti. Ardından geçen 8-10 yıldan sonra ailesiyle birlikte Medyen’den ayrıldı. Yolda Tuva Vadisi denilen yere geldiğinde ilk vahyi alacaktı. Allah ona Firavun’a gitmesini ve kendisine dini tebliğ etmesini emretti. Hz. Musa’nın Kasas Suresi’nde Allah’a bu konuda şöyle dua ettiği bildirilir:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, gerçekten onlardan bir kişi öldürdüm, beni öldürmelerinden korkuyorum. Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.&#8221; (Kasas Suresi, 33-34)</p>
<p>Kuran’da bildirildiğine göre Hz. Musa içinde duyduğu heyecanın tebliğ görevini yerine getirmesine engel olmasından çekinmişti. Bunun için de Allah’a dua etti:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, benim göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz; ki söyleyeceklerimi kavrasınlar. Ailemden bana bir yardımcı kıl, kardeşim Harun&#8217;u. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu işimde ortak kıl, Böylece Seni çok tesbih edelim. Ve Seni çok zikredelim. Şüphesiz Sen bizi görüyorsun.&#8221; (Taha Suresi, 25-35)</p>
<p>Hz. Musa&#8217;nın bu samimi        duasına karşılık Allah onu ve kardeşini özel bir koruma altına aldığını        şöyle bildirmiştir:<br />
(Allah) Dedi ki: &#8220;Pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz; sizin ikinize de öyle bir &#8216;güç ve yetki&#8217; vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız.&#8221; (Kasas Suresi, 35)</p>
<p><img src="http://www.guldemeti.com/Hz_musa_dua_firavun.jpg" align="right" height="175" hspace="6" vspace="2" width="250" />Hz. Musa’nın Firavun’a göstermişolduğu mucizeler, Firavun’un yanındaki bazı kişilerin iman etmesine vesile olurken, Firavun ve kavminin büyük kısmı Allah’a karşı büyüklenmekte ısrar ediyorlardı. Bunun üzerine Hz. Musa’nın Allah’a şöyle dua ettiği Kuran’da bildirilir:<br />
Musa dedi ki: &#8220;Rabbimiz, şüphesiz Sen, Firavun&#8217;a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç, ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz, Senin yolundan saptırmaları için (mi?) Rabbimiz, mallarını yerin dibine geçir ve onların kalblerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler.&#8221; Allah, Hz. Musa&#8217;nın duasına şöyle karşılık verdi: &#8220;İkinizin duası kabul olundu. Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.&#8221; (Yunus Suresi, 88-89)</p>
<p>Hz. Musa&#8217;nın yukarıdaki duasının ardından Firavun ve tüm inkarcı çevresi helak edilmişve İsrailoğulları Mısır&#8217;dan ayrılmışlardır. Mısır&#8217;dan çıkmalarından bir süre sonra, Hz. Musa kardeşi Hz. Harun&#8217;u yerine bırakarak, kırk günlüğüne Tur Dağı&#8217;na çıktı. Burada kendisine vahyin gelmesini bekledi. (A&#8217;raf Suresi, 142) Vahy gelince de Allah&#8217;a şöyle dua etti:</p>
<p>&#8220;&#8230;        Rabbim, bana göster, Seni göreyim&#8221;&#8230; (A&#8217;raf Suresi, 143)</p>
<p>Allah, Hz. Musa&#8217;nın bu        isteğine şöyle karşılık verdi:<br />
&#8230; (Allah:) &#8220;Beni asla göremezsin, ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse, sen de Beni göreceksin.&#8221; Rabbi dağa tecelli edince, onu paramparça etti. Musa bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: &#8220;Sen ne Yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim&#8221; dedi. &#8220;Ey Musa&#8221; dedi. &#8220;Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.&#8221; (Araf Suresi, 143-144)</p>
<p>Hz. Musa Tur Dağı&#8217;na giderken kavminden sorumlu olarak kardeşi Hz. Harun&#8217;u bırakmıştı. Ancak kavmi Hz. Musa&#8217;nın gidişi ile birlikte gevşeklik göstererek Mısır&#8217;daki putperest inanışlara dönüş yaptılar. Kendilerine bir buzağı heykeli yaptılar ve ona tapındılar. Hz. Musa kavminin buzağıya tapması üzerine aralarından müminleri ayırarak Allah&#8217;ın daha önceden vahyettiği buluşma yerine doğru yola çıktı. Ancak buluşma yerine gelmeden bunları da ayetin ifadesiyle &#8220;dayanılmaz bir sarsıntı&#8221; tutunca, Allah&#8217;tan kendisi ve yanındaki müminler için bağışlanma diledi:<br />
&#8230; Dedi ki: &#8220;Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helâk ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın.&#8221; Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: &#8220;Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.&#8221; (A&#8217;raf Suresi, 155-156)<br />
Kuran&#8217;da Hz. Musa ile ilgili olarak anlatılanlara baktığımızda, Hz. Musa&#8217;nın dualarında en çok dikkat çeken noktalardan birinin, onun içten samimiyeti ve açıksözlülüğü olduğunu görürüz. Allah&#8217;a samimi bir biçimde dua etmişve O&#8217;ndan yardım dilemiştir. Allah, Hz. Musa&#8217;yı zamanla ve olaylarla eğiterek büyük güç sahibi bir peygamber haline getirmiştir.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Muhammed (Sav) &#8216;in Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-muhammed-sav-in-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-muhammed-sav-in-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 05:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-muhammed-sav-in-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Muhammed (Sav) 'in Duaları" title="Hz. Muhammed (Sav) 'in Duaları" height="150" width="250"><br />Kuran&#8217;da &#8220;Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin&#8221; (Kalem Suresi, 4) ayetiyle tanıtılan son peygamber [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/Hz_Muhammed_dua.jpg" align="right" height="200" hspace="6" vspace="3" width="285" />Kuran&#8217;da &#8220;Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin&#8221; (Kalem Suresi, 4) ayetiyle tanıtılan son peygamber Hz. Muhammed (sav), gecenin bir bölümünü dua, zikir ve ibadetle geçiriyordu. Bir ayette bundan şöyle söz edilir:<br />
Gerçekten Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde, yarısında ve üçte birinde kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamayacağınızı bildi, böylece tevbenizi kabul etti&#8230; (Müzemmil Suresi, 20)</p>
<p>Kuran’da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in müminlere karşı ne kadar düşkün ve şefkatli olduğu anlatılır ve onlar için bağışlanma dilemesi emredilir:<br />
Allah&#8217;tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve işkonusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah&#8217;a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)</p>
<p>Kuran’da daha birçok ayette kutlu Peygamberimiz (sav)’in dualarından bahsedilmektedir. Dualarda Allah’ı sıfatları ile birlikte anmanın en güzel örneklerini Peygamberimiz Hz. Muhammed’in dualarında görebiliriz. Bunlardan bir tanesi şöyledir:<br />
De ki: &#8220;Ey mülkün sahibi Allah&#8217;ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin.&#8221; (Al-i İmran Suresi, 26)</p>
<p>Tüm peygamberler gibi Hz. Muhammed (sav) de gönderildiği kavmin ileri gelenleri tarafından tehdit edilmişve zaman zaman şeytanın olumsuz telkinleri ile karşı karşıya kalmıştır. Böyle durumlarda Peygamberimiz (sav) Allah&#8217;a üzerindeki sıkıntıyı kaldırması için şöyle yalvarmıştır:<br />
Ve de ki: &#8220;Rabbim şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım. Ve onların benim yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım Rabbim.&#8221; (Müminun Suresi, 97-98)</p>
<p>Müminun Suresi&#8217;nin son        ayetinde ise Peygamberimiz (sav)&#8217;in bir duası şöyle aktarılır:<br />
Ve de ki:        &#8220;Rabbim bağışla ve merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.&#8221; (Müminun        Suresi, 118)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-muhammed-sav-in-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tercüme, ayet, sure, cüz ve hizb ne demektir?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/tercume-ayet-sure-cuz-ve-hizb-ne-demektir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/tercume-ayet-sure-cuz-ve-hizb-ne-demektir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 02:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[cüz]]></category>
		<category><![CDATA[hizb]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Sureler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/tercume-ayet-sure-cuz-ve-hizb-ne-demektir/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.sefkatyayincilik.com/Resimler/IMG_0256.jpg" alt="Tercüme, ayet, sure, cüz ve hizb ne demektir?" title="Tercüme, ayet, sure, cüz ve hizb ne demektir?" height="150" width="250"><br />Tercüme: Kur&#8217;an&#8217;ın anlamını Arapça&#8217;dan istenilen dile çevirmektir. Not: Kur&#8217;an&#8217;ın Türkçesi demek yanlıştır,çünkü Kur&#8217;an Arapça indirilmiştir [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sefkatyayincilik.com/Resimler/IMG_0256.jpg" alt="Tercüme" height="314" width="235" /></p>
<p><strong>Tercüme:</strong> Kur&#8217;an&#8217;ın anlamını Arapça&#8217;dan istenilen dile çevirmektir.<br />
Not: Kur&#8217;an&#8217;ın Türkçesi demek yanlıştır,çünkü Kur&#8217;an Arapça indirilmiştir bu yüzden Türkçe meali tercümesi denilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ayet Kelimesinin Sözlük Anlamı:</strong> Apaçık alamet,işaret ve nişandır.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de 6666 ayet vardır. Ayetlerin son kelimesine &#8220;Fasıla&#8221; adı verilir. Çünkü bu kelime kendisinden sonra gelen ayetten öncekini ayırmaktadır. Fasıla kelimesinin son harfine ise &#8220;Fasıla harfi&#8221; denir.</p>
<p>Genellikle Mekke&#8217;de gelen ayetler kısa ve daha dikkat çekicidir. İnsanları Allah (c.c.)&#8217;a imana çağırır. İnsanlara bir kısım müjdeler verirken, inanmamakta ısrar edenlere de korkunç azapları hatırlatır. Medine&#8217;de gelen ayetler ise, daha uzun olup hukuk ve ahlak kurallarını tespit eder.</p>
<p><strong>Sure:</strong> Ayetlerden meydana gelen ve belli bir konuyu anlatan bölüme denir.</p>
<p><em>Başka bir tarifte ise:</em> Hicretten evvel nazil olan surelere &#8220;Mekki&#8221; denir. Hicretten sonra inen surelere ise &#8220;Medeni&#8221; denir. Genel görüşe göre Kur&#8217;an&#8217;da;87 Mekki,27 Medeni Sure vardır.</p>
<p><strong>Cüz:</strong> Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in 20 sayfasına &#8220;1 Cüz&#8221; denir. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de toplam 30 cüz vardır.</p>
<p><strong>Hizb:</strong> Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in her 5 sayfasına &#8220;1 Hizb&#8221; denir. Bir cüz 20 sayfa olduğuna göre 1 Cüzde 4 Hizb vardır.</p>
<p>Hizbler bir cüzde 1,2,3,4 şeklinde numaralanır. 5,6,7&#8230; şeklinde devam etmez, ikinci ve diğer cüzlerin tamamında yine 1,2,3,4 şeklinde numaralar tekrarlanır. Toplam Hizb sayısı 120&#8242;dir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/tercume-ayet-sure-cuz-ve-hizb-ne-demektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>71</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tefsir ne demektir?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/tefsir-ne-demektir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/tefsir-ne-demektir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 02:20:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[tefsir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/tefsir-ne-demektir/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Tefsir ne demektir?" title="Tefsir ne demektir?" height="150" width="250"><br />Tefsir: Tefsir kelimesi kapalı bir sözü açıklamak anlaşılır hale getirmek demektir.Tefsir eden kimse &#8220;Müfessir&#8221; adı [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.miracyayinlari.com/kitaplar/tefsir_i_kebir.gif" alt="Tefsir" height="176" width="300" /></p>
<p>Tefsir: Tefsir kelimesi kapalı bir sözü açıklamak anlaşılır hale getirmek demektir.Tefsir eden kimse &#8220;Müfessir&#8221; adı verilir.</p>
<p>Kur&#8217;an Tefsiri ise; Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i açıklama yeteneğine sahip büyük İslam Bilginlerinin (Müfessirlerin) Yazdıkları kitaplardır</p>
<p>Tefsirler, Kur&#8217;an&#8217;ın tam anlaşılamaması veya daha iyi anlaşılması ihtiyacından sonra ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Şöyleki:<br />
Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde anlaşılmayan konular bizzat kendisine sahabiler tarafından sorulur, O da tefsir ederlerdi. Demek ki tefsir PEygamberimiz (s.a.v.) ile başlamış daha sonraları ise bir ilim dalı olarak zamanımıza kadar gelmiştir. Bu konuya dair Ku&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyurulur:</p>
<p>&#8220;Sana da zikri indirdik ki, insanlara ne indirildiğini beyan edesin. Onlarda belki düşünürler.&#8221;<br />
&#8220;Biz sana Kitab-ı ancak onların ihtilaf ettiklerini beyan etmen için ve mü&#8217;min olan kavme hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.&#8221;<br />
(Nahl Suresi 44,64)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/tefsir-ne-demektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cum&#8217;a Suresi</title>
		<link>http://www.islammekani.com/cuma-suresi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/cuma-suresi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Dec 2007 06:28:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sureler]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[cum'a]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[kabe]]></category>
		<category><![CDATA[kur-an]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/12/12/cuma-suresi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Cum'a Suresi" title="Cum'a Suresi" height="150" width="250"><br />Cum&#8217;a Suresi, adını, 9. ayetinde geçen &#8220;cum&#8217;a&#8221; kelimesinden alır. Medine&#8217;de inmiştir; 11 ayettir. Münafıkların davranışlarından [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cum&#8217;a Suresi, adını, 9. ayetinde geçen &#8220;cum&#8217;a&#8221; kelimesinden alır. Medine&#8217;de inmiştir; 11 ayettir. Münafıkların davranışlarından söz ettiği için bu adı almıştır.<br />
<embed id="VideoPlayback" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-1491964435523138414&#038;hl=en&#038;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"> </embed></p>
<p><span id="more-6684"></span></p>
<p><strong>Arapça Hali</strong></p>
<p>بسم الله الرحمن الرحيم</p>
<p>يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ</p>
<p>هُوَ الَّذِي بَعَثَ فِي الْأُمِّيِّينَ رَسُولاً مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا مِن قَبْلُ لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ</p>
<p>وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ</p>
<p>ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ</p>
<p>مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَاراً بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ</p>
<p>قُلْ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ هَادُوا إِن زَعَمْتُمْ أَنَّكُمْ أَوْلِيَاء لِلَّهِ مِن دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ</p>
<p>وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُ أَبَداً بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ</p>
<p>قُلْ إِنَّ الْمَوْتَ الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ</p>
<p>يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِي لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ</p>
<p>فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلَاةُ فَانتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِن فَضْلِ اللَّهِ وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيراً لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ</p>
<p>وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْواً انفَضُّوا إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِماً قُلْ مَا عِندَ اللَّهِ خَيْرٌ مِّنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ وَاللَّهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ</p>
<p><strong>Türkçe Okunuşu</strong></p>
<p>Bismillāhirahmānirahīm</p>
<p>Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl&#8217;ardıl elmelikilkuddusil-&#8217;aziyzilhakiymi.</p>
<p>Huvelleziy be&#8217;ase fiyl&#8217;ummiyyiyne resulen minhum yetlu &#8216;aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu&#8217;allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin.</p>
<p>Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel&#8217;aziyzulhakiymu.</p>
<p>Zalike fadlullahi yu&#8217;tiyhi men yeşa&#8217;u vallahu zulfadlil&#8217;azıymi.</p>
<p>Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi&#8217;se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.</p>
<p>Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze&#8217;amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne.</p>
<p>Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu &#8216;aliymun bizzalimiyne.</p>
<p>Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila &#8216;alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta&#8217;melune.</p>
<p>Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu&#8217;ati fes&#8217;av ila zikrillahi ve zerulbey&#8217;a zalikum hayrun lekum in kuntum ta&#8217;lemune.</p>
<p>Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl&#8217;ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le&#8217;allekum tuflihune.</p>
<p>Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma &#8216;ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne.</p>
<p><strong>Türkçe Manası </strong></p>
<p>Rahmân Rahîm Allah ismiyle/ adına.</p>
<p>Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah&#8217;ı tespih eder.</p>
<p>O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.</p>
<p>(Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>
<p>İşte bu, Allah&#8217;ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.</p>
<p>Tevrat&#8217;la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah&#8217;ın âyetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.</p>
<p>De ki: &#8220;Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah&#8217;ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!&#8221;</p>
<p>Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.</p>
<p>De ki: &#8220;Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah&#8217;a döndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.&#8221;</p>
<p>Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah&#8217;ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.</p>
<p>Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah&#8217;ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah&#8217;ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.</p>
<p>(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: &#8220;Allah&#8217;ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/cuma-suresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlim nedir ve İlimlerin sınıflandırılması</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ilim-nedir-ve-ilimlerin-siniflandirilmasi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ilim-nedir-ve-ilimlerin-siniflandirilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2007 21:26:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[alim]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/12/07/ilim-nedir-ve-ilimlerin-siniflandirilmasi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://img526.imageshack.us/img526/6936/f8df4bda9219ff59zi9.jpg" alt="İlim nedir ve İlimlerin sınıflandırılması" title="İlim nedir ve İlimlerin sınıflandırılması" height="150" width="250"><br />Ehl-i Sünnet ve&#8217;l Cemaat&#8217;e göre ilim, &#8220;Malûm olanın, olduğu hal üzere bilinmesidir.&#8221; Bu yaratılmışların ilmidir. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img526.imageshack.us/img526/6936/f8df4bda9219ff59zi9.jpg" height="320" width="320" /></p>
<p>Ehl-i Sünnet ve&#8217;l Cemaat&#8217;e göre ilim, &#8220;Malûm olanın, olduğu hal üzere bilinmesidir.&#8221; Bu yaratılmışların ilmidir. Allahû Teâla (cc)&#8217;nın ilmi ise; bir şeyin (eşyanın) aslının ne olduğunu ve ne olacağını kuşatması ve haberdar olmasıdır.</p>
<p><span id="more-6674"></span>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de: &#8220;Bilmediğin şeyin ardına düşme. (Peşinden gitme.) Doğrusu duyman, görmen ve muhakemen (kalbin) ondan sorumludurlar&#8221;(El-İsra: 36) hükmü beyan buyurulmuştur. Ayette bilgiye ulaşmak için zikredilen duyma (haber-i sadık), basar, (müşahede, görme) ve fuâd (akl-ı selim ile kavrama) oldukça önemli unsurlardır. İslâm alimleri, bu unsurları dikkate alarak ilim şu üç yolla elde edilir, demişlerdir:<br />
1. Haber,<br />
2. Duyu organlarının faaliyetleri,<br />
3. İstidlâl (Akıl yürütme) metodu.</p>
<p>Vahyi (Haber-i Sadık) reddeden Scientisme (bilimcilik) akımı, İslâm topraklarında şirkin ve zulmün yayılmasında büyük rol oynamıştır. Bilimin yapısını, gayesini ve şartlarını araştıran ve bilim dışındaki bütün inançları inkâr eden pozitivist ideoloji: &#8220;Bilim bir dindir, bundan sonra amentüleri yalnız bilim yazacaktır. Ahlâki ve edebi meseleleri bilim çözecektir&#8221; sloganlarıyla &#8220;Vahye&#8221; karşı savaş açmıştır. Sosyal olayları; ilkel toplumdan modern topluma doğru sürekli bir evrimin bulunduğunu iddia ederek, izaha çalışan filozoflar: &#8220;Bilim ilerledikçe, dinin ortadan kalkacağını&#8221; iddia edecek derecede çıldırmışlardır. Cahili bütün eğitim sistemleri temelde bu akaide dayanır.<br />
Mü&#8217;minler için; Allahû Teâla (cc)&#8217;nın kitabında ve Resûl-i Ekrem (sav)&#8217;in sünnetinde kat&#8217;i olarak yer alan her haber &#8220;ilim&#8221; hükmündedir. Velev ki; akıl ve duyu organları bunun mahiyetini kavrayamasın!..</p>
<p><strong>İlimlerin Sınıflandırılması</strong><br />
Resûl-i Ekrem (sav): &#8220;İlim, taleb edilip öğrenilmesi, her mü&#8217;min erkek ve kadın üzerine farzdır&#8221; buyurmuştur. İslâm ulemâsı; şer&#8217;i delilleri esas alarak ilmi, &#8220;Farz-ı Ayn&#8221; ve &#8220;Farz-ı Kifaye&#8221; olmak üzere, iki sınıfta mütalaa etmiştir.</p>
<p>İbn-i Abidin: &#8220;Farz-ı Ayn&#8221; ilimler ile &#8220;Farz-ı Kifaye&#8221; ilimleri tasnif ettikten sonra şu tesbitte bulunmuştur: &#8220;Farz-ı ayn, farzı kifaye&#8217;den efdaldir. Çünkü farz-ı ayn nefsin hakkı için farz kılınmıştır. Nefis için o daha mühim ve daha meşakkatlidir. Farz-ı kifaye öyle değildir. O umumun hakkı için farz kılınmıştır. Bu umuma kafir bile dahildir. Bir iş umumi olursa hafifler, hususi olursa ağırlaşır. Bazıları farz-ı kifayenin efdal olduğunu söylemişlerdir. Zira bu farzın edası bütün ümmet&#8217;ten borcu iskat eder. Terk edilirse edaya imkânı olan herkes günahkâr olur. Bu sıfatta olan farzın te&#8217;sir cihetinden daha büyük olacağında şüphe yoktur. Mamafih Tahtavi&#8217;nin nakline göre birinci kavil (Farz-ı Ayn&#8217;ın daha efdal olduğu) mutemed sayılmıştır.&#8221;</p>
<p>İmam Burhanüddin Ez Zernuci: &#8220;Hangi durumda olursa olsun, bulunduğu halde meydana gelen işlerle, ilgili bilgileri edinmek her müslümana farzdır. Çünkü müslüman için namaz kılmak zaruridir. Bu sebeble namazın farzlarını, eda edecek kadar şart ve erkânına ait bilgileri edinmek onun için farz olur. Yine vacibi edâ etmek için gerekli bilgileri edinmek vacib olur. Zira farzı yerine getirmeye vesile olan şey farz, vacibi yerine getirmeye sebeb olan bilgi de vacib olur&#8221; diyerek, önemli bir inceliği ifade etmiştir. Her mükellefin, içinde bulunduğu hal ile ilgili ilimleri öğrenmesi üzerine farzdır. Meselâ: Fakir durumda olan bir mü&#8217;mine zekât veya hacc ibadeti ile ilgili ilimler farz değildir. Ancak aynı mü&#8217;min; nisab miktarından fazla mala sahip olursa, zekât ile ilgili ilimler &#8220;Farz-ı Ayn&#8221; hale gelir. İstilâya uğrayan veya azınlık durumunda olan müslümanların, cemaat ve cihad hukukunu öğrenmeleri farzdır.<br />
Sihir, büyü, kehanet, falcılık ve felsefe gibi, Şer&#8217;i şerifin haram kıldığı ilimleri elde etmek ve bunlarla insanları &#8220;Tevhid&#8221; çizgisinden uzaklaştırmak da haramdır. Ancak bunların fesadına engel olmak için öğrenmekte beis yoktur.<br />
Farz-ı Ayn olan ilimleri tahsil etmek farz olduğu gibi, mükellefin öğrendikleri ile amel etmesi de farzdır. Resûl-i Ekrem (sav)&#8217;in: &#8220;Bir kimse bildikleriyle amel ederse, Allahû Teâla (cc) o kimseye bilmediklerini öğretir&#8221; müjdesi sarihtir. Münazara ve münakaşa&#8217;da; muhaliflerini yenmek veya nefs-i emmaresini tatmin etmek için ilim tahsil etmek mekruhtur. Dünyevi hırs ve tamah saikiyle ilim elde etmek caiz değildir.<br />
İlim ehli olan bir kimse; herhangi bir mükellef kendisine müracaat ettiği ve sual sorduğu zaman, ilmi gizleyemez. Resûl-i Ekrem (sav)&#8217;in &#8220;Bildiği şeyden sorulup da gizleyen kimseyi Allahû Teâla (cc) kıyamet gününde ateşten bir gemle gemleyecektir&#8221; buyurduğu sabittir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ilim-nedir-ve-ilimlerin-siniflandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cihad ne demektir?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/cihad-ne-demektir/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/cihad-ne-demektir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2007 06:36:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[cihad]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/12/06/cihad-ne-demektir/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Cihad ne demektir?" title="Cihad ne demektir?" height="150" width="250"><br />İslâm&#8217;ın yükselmesi, korunması ve yayılması için her türlü çalışmada bulunmak, uğraşmak, gayret sarfetmek ve bu [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="style3"><img src="http://www.loadtr.com/b-21508-cihad.jpg" height="285" width="370" /></p>
<p class="style3">İslâm&#8217;ın yükselmesi, korunması ve yayılması için her türlü çalışmada bulunmak, uğraşmak, gayret sarfetmek ve bu yolda sıcak ve soğuk savaşa girmektir. Daha açık bir ifade ile Allah (c.c.) tarafından kullarına verilmiş olan bedenî, malî ve zihnî kuvvetleri Allah yolunda kullanmak, o yolda feda etmektir. İnsanın maddî-manevî bütün varlığını Allah yolunda ortaya koyarak Hakk&#8217;ın düşmanlarını ortadan kaldırmak için savaşması &#8220;cihad&#8221;dır.</p>
<p>&#8220;İman edenler Allah yolunda cihad ederler. Küfredenler de tağut yolunda savaşırlar.&#8221; (Nisa Suresi, 76)</p>
<p><span id="more-6673"></span>&#8220;Kendilerine kitap verilenlerden Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanmayan, Allah&#8217;ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini (İslam) din edinmeyen kimselerle, küçülüp boyun eğerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.&#8221; (Tevbe Suresi, 29)<br />
Bu ayet-i kerimeler: İnsanları insanlara köle yapan sistemleri yıkmayı açıkça emrediyor. Bütün insanlar Allah&#8217;ın kuludur. Hiç kimse kendinden uydurduğu sistemlerle Allah&#8217;ın kullarına hükmedemez. Bununla birlikte &#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221; prensibi de mühimdir. Kulların kulluğundan kurtulduktan sonra inanç için zorlama yoktur.<br />
Yukarıda açıkladığımız deliller İslam erlerinin benliğinde yer etmişti. Onlara niçin cihad ediyorsun diye sorulduğunda düşmanlara karşı vatanımızı korumak, İran ve Rumların bize karşı düşmanca davranışlarını önlemek, sınırlarımızı genişletmek, ganimet elde etmek için savaşıyoruz, diyene rastlanmamıştır. Onlar Allah&#8217;ın uluhiyetini yeryüzünde açıkça ilan etmek, O&#8217;nun sistemini hayata hakim kılmaya, şeytanların sistemini yıkmaya, insanları kula kulluktan kurtarmayı gaye edindiklerini söylüyorlardı.<br />
Onlar Rebia bin Amr, Huzeyfe bin Muhsin ve Muğire bin Şube&#8217;nin İran orduları baş komutanı Rüstem&#8217;e söylediklerinin aynısını ifade ediyorlardı. Rüstem bu İslam mücahitlerinin her birisini Kadisiye savaşından üç gün önce: &#8220;Siz buralara niçin geldiniz?&#8221; diye sorduğunda şu ölümsüz cevabı almıştı: &#8220;Allah bizi yeryüzündeki insanları kullara kul olmaktan kurtarıp tek bir olan Allah&#8217;a kul etmek için gönderdi. Allah insanlara en son elçisini ve en son hak dinini gönderdi. Kim O&#8217;nun dinini kabul ederse, ona dokunmadan tekrar yurdumuza döneriz. Kim karşı çıkarsa onunla ya şehid olup cennete gidinceye kadar savaşırız, ya da galip gelip gazi oluncaya kadar cihad ederiz.&#8221;<br />
Müslüman, savaş meydanına atıyla cihada çıkmadan önce kendi içinde cihad yapar. Kendi nefsi istekleri, şehevi duyguları ve kötü istekleriyle cihad eder.. Kendi menfaatleri ve kabilesinin menfaatleri ile İslam dışı her şeyle cihada çıkar. Yalnız Allah&#8217;a kulluk fikrini gerçekleştirmek, yeryüzünde Allah&#8217;ın saltanatını gasb eden putları ve putçuları yıkmak ve Allah&#8217;ın hakimiyetini sağlamak için cihada çıkar.<br />
İslam&#8217;ın doğrudan doğruya fertlerin vicdanına hitap edebilmesi için, maddi otorite, eski toplum düzeni gibi engelleri yıkmak ister. Önce fertleri bu maddi zincirlerden kurtarır, sonra inancı seçme hürriyeti verir. Oryantalistlerin hileli tuzaklarına kapılıp Müslümanların bu günkü halini görüp de cihad sistemini gerçek şeklinden çıkarıp onu kelime oyunlarıyla savunma savaşı şeklinde göstermeye çalışmayalım.<br />
İslam dini kendisine hücum edenlere karşı yalnızca savunma savaşı yapmamıştır. Çünkü İslam&#8217;ın varlığı sırf &#8220;Allah&#8217;ın, alemlerin Rabbi oluşu&#8221; ilahi emrini ilan edip yeryüzünde kulları kullara kul olmaktan kurtarmak içindir. Bu varlık hiçbir insana kayıtsız şartsız hak tanımayan, bağımsız ve örnek bir topluluğun ortaya çıkışıyla kendini gösterir. Bu örnek topluma hakim olan yalnız Allah ve Allah&#8217;ın kitabıdır. İslam&#8217;ın var oluşu bu gaye için olunca tabii olarak yeryüzünde hakim olan kulların kullara kulluğu prensibine dayalı cahiliyye toplumlarını yok etmesi, onlarla mücadele etmesi, kendi varlığının bir gereğidir.<br />
Yeryüzünde Allah&#8217;ın hükmüyle hükmeden bir topluluk oluştuğunda kendisini savunacaktır. İşte savunma ile cihad arasındaki ilgi bu durumda anlam kazanır.<br />
İslam&#8217;ın varoluşu gereği insanları kullara kulluktan kurtarmak için her zaman önde gitmesi gerekir. Bunun neticesinde İslam&#8217;ı coğrafi sınırlar içerisine sıkıştıramayız. İslam basit ırkçılık çerçevesine de sokulamaz. İslam insanları kötülük odaklarına ve Allah&#8217;tan başkasına kulluğun pençesine terk edemez.<br />
Eğer İslam&#8217;ı bir toplumun mezhebi, bir ırkın düzeni, bir kişinin sistemi olarak kabul etmeyip Allah&#8217;ın yeryüzüne indirdiği hayat prensibi olarak kabul edersek, neden çok çabuk bir şekilde yeryüzüne yayıldığını anlarız. Bundan başka da yayılış sebebi aramak boşunadır. İslam&#8217;ın Allah&#8217;ın uluhiyeti, kulların Allah&#8217;a kulluğu davası olduğunu unuttuğumuz zaman başka deliller aramaya ihtiyaç duyarız ki İslam&#8217;da cihadın niçin ve neden yapıldığı ortadayken hiçbir kişi başka deliller ortaya atmaya cesaret edemez.<br />
İslam&#8217;ı, Allah&#8217;ın yeryüzünde uluhiyetini ilan ettiren, bütün varlıkları tek bir Allah&#8217;a kul edip kulları kullara kul olmaktan kurtaran ilahi bir sistem; Allah&#8217;ın hakimiyetini temsil eden bir toplum kalıbına dökülmüş sistem olarak değerlendirirsek elbette o zaman fertlerin vicdanına hitap edebilmek için siyasi, toplumsal tüm otoritelerin yıkılmasının gerekli olduğunu kabul etmek zorundayız. İslam&#8217;ı bu şekilde anlamakla, sınırlı bir toprak parçasına özgü bir sistem olarak değerlendirdiğimiz zaman tabii olarak onun cihadını kendi toprağına yapılan hücuma karşı savunma harbi şeklinde kabul etmek zorundayız.<br />
İslam bir kavmin, bir mezhebin veya bir bölgenin sistemi olmayıp evrensel ve ilahi bir sistemdir. Bundan dolayı herkesten çok aksiyoner olacaktır. Ve insanların inanç seçme hürriyetini engelleyen tüm otoriteleri devirecektir.<br />
İslam insanları hürriyetine kavuşturup alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;ın uluhiyetini ilan edip kulları kullara kul olmaktan kurtarmak için harekete geçmek zorundadır. Tek bir olan Allah&#8217;a kulluk ise İslam&#8217;a göre ancak İslam düzeninin gölgesinde oluşabilir. Yalnız İslam düzeninde kanunlar Allah tarafından konulur. Yalnız İslam nizamında, kulların hakimine de, mahkumuna da, siyahına da, beyazına da, zenginine de fakirine de, haklısına da haksızına da Allah&#8217;ın hükmü uygulanır. O&#8217;nun kanunlarının huzurunda herkes eşittir. İslam&#8217;ın dışındaki sistemlerde hayata hakim olan kulların kanunlarıdır. Kanun koymak ise uluhiyetin bir özelliğidir. Her kim kafasından çıkardığı sistemleri kulların hayatına tatbik etmek isterse uluhiyet etmek istiyor demektir. İster bunu açıktan açığa söylesin ister söylemesin fark etmez. Her kim insanlara böyle sistem koyma hakkını tanırsa onların uluhiyetini kabul ediyor demektir. İster onlara ilah adını versinler, isterse vermesinler!..<br />
İslam soyut inanç ve imandan ibaret değildir ki inançlarını yalnız açıklama yoluyla kabul ettirsin&#8230; İslam, bütün insanlığı özgürlüğe kavuşturan aksiyoner bir sistemdir. Diğer topluluklar ise sistemleri altında Müslümanları idare edebilecek kapasitede değildirler. Onun için İslam bu evrensel özgürlüğe engel olan diğer sistemleri yıkmak zorundadır. İşte &#8220;Dinin Allah için olması&#8221; budur. Onda diğer sistemlerde olduğu gibi kullara kul olmak yoktur.<br />
Batı kültürünün baskısı altında ezilenler, oryantalistlerin oyununa gelenler İslam&#8217;ı bu şekilde anlamak istemezler. Çünkü müsteşrikler İslam&#8217;da cihadı: &#8220;Dine sokmak için fertlere zorla baskı yapmak&#8221; diye anlatırlar.<br />
O soysuz müsteşrikler aslında bunun anlattıkları şekilde olmadığını da çok iyi bilirler. Ancak, bu yollarla İslam&#8217;ı ve İslam&#8217;da cihadın anlamını yitirmeye çalışırlar. Bizim beyinsiz papağanlar ise hemen bu suçlamayı kaldırmak için cihadı savunma harbi şeklinde göstermeye başlıyorlar. İslam&#8217;ın doğal ve asli görevlerini unutuyorlar. İslam&#8217;ın ilk hedefinin insanlığın özgürlüğü olduğunu görmek istemiyorlar. Bu bizim papağanların İslam anlayışını batılı müsteşrikler bozmuşlardır. Güya din bir vicdan meselesiymiş, İslam yalnız vicdanlara hitap edermiş, pratik hayatla ilgili değilmiş, bundan dolayı İslam için olan cihad, inançları zorla vicdanlara yerleştirmek için yapılırmış.<br />
Halbuki İslam hiçte böyle değildir. İslam Allah&#8217;ın hayata hakim olan sistemidir. Pratik hayatın bütün ihtiyaçlarını karşılar.<br />
İslam&#8217;da cihad: İslam sistemini getirme, İslam sistemini hayata hakim kılma fiilidir. İnanç meselesi ise bütün siyasi etkiler ortadan kalktıktan sonra evrensel İslam sisteminin gölgesinde ferdi vicdanen ikna etmeye bağlıdır. Fert ikna olursa boyun eğip eğmemekte hürdür. (Seyyid Kutub, Fizilal&#8217;lil Kur&#8217;ân)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/cihad-ne-demektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

