‘Kadir Gecesi’ Etiket Ar?ivi

2009 Kadir Gecesi Mesajları

15 Eylül 2009, Salı

424122

Kalpler vardır ,sevgiyi yaşatmak için,İnsanlar vardır, dostluğu paylaşmak için,Mubarek günler vardır, Beraberce kutlamak için..

Kuran’ın nazil olduğu bin aydan daha hayırlı bu gecenin size efradı ailenize ve bütün İslam alemine hayır bereket ve huzur getirmesini diliyor ve ediyorum.

Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbi’ne kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.

Oruçlu olan kimse, bir kimsenin aleyhinde bulunmadıkça veyahut eza ve cefa yapmadıkça, ta orucunu bozuncaya kadar ibadetdedir.

45455

Kim erdemine inanarak ve sevabını umarak Gecesini ihya ederse Allah onun bütün geçmiş günahlarını bağışlar” HADİS

Bin aydan daha hayırlı olan Gecesinde, kainatın yaratıcısı ve alemlerin Rabbi bağışlayıcı ve acıyıcı yüce Allah tüm dualarınızı kabul etsin.

Bin damla serilsin yüreğine, bin mutluluk dolsun gönlüne, bütün hayallerin gerçek olsun, duaların Kabul olsun bu gece. gecen mübarek olsun..

Bu gece bin aydan daha hayırlı olan gecesi. Kulun Rabbine yakın olduğu gecelerin en önemlisi? Kendisine edenleri geri çevirmeyen, günahları bağışlayan, her şeyi bilen, gören ve duyan Yüce Allah tüm dualarımızı kabul etsin.

Bu gece bundan sonra peşpeşe gelecek bir dizi kandillerin; Miraç ve Beraat kandillerinin, on bir ayın sultanı Mübarek ayının ve Gecesi’nin de habercisidir. Bu sebepledir ki Regaip Kandili’nde manevî gücümüz artacak, kalplerimiz huzur bulacaktır. Hayırlı kandiller..

Bu gece gecesi. Edilen dualar kabul, yapılan tövbeler kabul olurmuş.

Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. geceniz hayırlara vesile olsun.

45555

Bugün Peygamber efendimizin doğduğu gündür. Peygamber efendimiz yılında rebiül evvel ayının gecesi doğmuştur. Her yıl bu günde Müslümanlar peygamberimizin dünyaya gelişini dualarla anarlar. Bu gece eller semaya kalkar, yürekler yaratana onun için açılır. Kandiliniz mübarek olsun.

Gecesi değer gecesidir, Allah tarafından değerli kılınmış bir gecedir. Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bu gece bir ömürden daha hayırlıdır. Ellerin açıldığı, gözlerin dualarla yaşardığı, kalplerin okşandığı Gecesinde bütün insanların günahlardan uzaklaşıp tövbelerinin kabul edilmesini niyaz ederiz. Allah tüm inananları iman yolundan ayırmasın.

Gecesi dileklerimizi, isteklerimizi Allah’a arz etmek için de değerli bir fırsattır. Gecesi, Allah’ın rahmet ve bağışlanmasının sağanak halinde yeryüzüne indiği, dileyen her müminin armağanlara gark ettiği bir gecedir. Hepimize hayırlı olsun..

Kuran da Gecesi için Leyletü’l kadri hayrun min elfi şehrin Gecesi bin aydan hayırlı bir gecedir diye buyuruluyor. Bu nedenle bu geceyi ihya edelim.. geceniz hayırlı olsun..

O gece boyunca melekler, Rablerinin izniyle ölü canlara hayat taşımak için bölük bölük inerler; her çeşit barış, huzur, saadet ve güven taşırlar… ta şafak sökünceye dek!.. Bu mübarek Gecesinde Allah dualarınızı kabul etsin.

Bu yazı toplamda 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Kadir Gecesi Duası

28 Eylül 2008, Pazar

Kadir Gecesi

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM
Her şeyden evvel
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdediyoruz
Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan
Yüce ve büyük Allah’ım!
Mahlûkatın adedince,
Zatının rızası,
Arşının ağırlığı
ve kelimelerinin toplamınca
Efendimiz Hazreti Muhammed
ve O’nun ehli ve ashabı üzerine
salât ü selam la şu mübarek gecesinde
huzûr-u İlahi’de el açıp yakarıyoruz:

Allah’ım
Hamdini sözümüze sertac ettik
Zikrini kalbimize mi’rac ettik
Kitabını kendimize minhac ettik
Biz yoktuk,sen var ettin
Varlığından haberdar ettin
Aşkınla gönlümüzü bi-karar ettin
İnayetine sığındık kapına geldik
Hidayetine sığındık lutfuna geldik
Kulluk edemedik affına geldik
Şaşırtma bizi doğruyu söylet
Neş’eni duyur, hakikati öğret

Sen duyurmazsan biz duyamayız
Sen söyletmezsen biz söyleyemeyiz
Sen sevdirmezsen biz sevemeyiz
Sevdir bize hep sevdiklerini
Yerdir bize hep yerdiklerini

Sevdin habibini, kainata sevdirdin
Sevdinde risalet kaftanı giydirdin
Makam-ı ibrahim’den Makam-ı Mahmud’a erdirdin
Server-i asfiya kıldın
Hatem-i enbiya kıldın
Muhammed Mustafa kıldın ya Rabbi..
Ey varlığıyla varlığımızı ışıklandıran,
Gözlerimize nurlar serpip,
Bizleri nefsani karanlıklardan kurtaran Rahmet-i Sonsuz
Eğer Senin, kainatları aydınlatan bu ezeli ışığın olmasaydı,
Bizler hiçbir şeyi doğru göremez
Ve hiçbir isabetli hükme varamazdık
Biz hepimiz Senin inayetinle varlığa erdik…

Senin bildirdiklerinle gerçeği öğrendik
Eğer lutfedip de varlığını ruhlarımıza duyurmasaydın,
Nereden seni bilecek,
Nereden itminana erecektik ya Rabbi..
Ey önümüze serdiği muhteşem kitabında,
Eşsiz güzelliğine ait tablolar teşhir edip gönüllerimizi çoşturan…

Ey dilimizin bağını çözerek, kendine ait güzellikleri,
Destanlaştırma payesiyle bizleri şereflendiren…!
Ey varlığının gizli güzelliklerine gönüllerimizi aşina kılan sultan..!

Yerlerden suları fışkırtan SEN
Cömertliğinden çeşmeler akıntan SEN
Güneşe ışıktan kemer bağlayan SEN
Hararetten başına taç koyan SEN
Eşyayı varedip düzene koyan
Ve binbir dille konuşduran SEN
Her varlığı bir dil
Ve bu diller arasında insanı bülbül yapan SEN.
Toprağı rengerenk çiçeklerle süsleyen
Ve zemine binbir formayı birden giydiren yine SEN.
Teksin, eşsizsin, ihtiyaçsızsın ya Rabbi..
Sen, var etmesiydin, hiç bir şey var olamazdı..

Sen düzene koymasaydın hiçbir şey nizam bulamazdı
Bütün varlıklar birliğinden medet umar.
Birliğin çölde kalmışların kevser’i ve cenneti
Bu yerler senin emrinle yerinde durur
Biz hepimiz seninle mutluluğa erdik
Seni tanımakla saadeti tatdık ya Rabbi..

Ey rahmeti sonsuz yüce yaratıcı,
Bizler senin kapının bendeleri
Ve bu uğurda dünya ve ukbadan geçmeye kararlı kullarız
Bu güne kadar kimseye secde edip kul olmadık,
Derdimizi Senden başkasına açmadık.
Açdıksa da bin tevbe diyerek dergahına döndük ya Rabbi..
Ey bizleri varlığa erdiren ve varolmadaki sonsuz zevki
Gönüllerimize duyuran güzeller güzeli..!

Bu koskoca kainatları bir kitab gibi önümüze seren Sen
Onun esrarını vicdanlarımıza duyuran Sen
Vicdanlarımızı lahuti esrarının mevcelenip geldiği iklime bir sahil yapan yine Sensin.
Teksin, eşsizsin, ihtiyaçsızsın ya Rabbi..

Allah’ım!
Yıllar var, hep başkalarına bağlanıp kaldık
ve affedilmeyen bir sürü günahlar işledik;
Seni tanımama,
kendimizi bilememe,
dine vefasızlık, millet ruhuna da saygısızlıkta bulunma günahı.
Oysa ki Seni söylemeyen her şeyi unutmaya,
Sana saygısızlık edenlerin üstüne bir çizgi çekmeye
vicdanî ahd u peymanımız vardı.
Öyle davranamayıp ruhumuzun bütün kaidelerini yıktık;
maddî-mânevî dünyamızın şeklini değiştirdik;
millî ve dinî hayatımızın âhengini bozduk;
derken bütün değerlerimiz bağı kopmuş tespih taneleri gibi sağa-sola saçılıp gitti.
Kendi özümüzü inkar ettik.
Birer materyalist, natüralist mukallidi hâline geldik.

Hevâ-yı nefsimize uyduk,
akla hayale gelmeyecek hatalar işledik.
Hatalarımızı sezemedik,
günahlarımızı göremedik
ve durumumuzun vehametini değerlendirerek
bir türlü Sana yönelemedik.
Bu gece hürmetine bizleri yeniden kendine tevcih eyle ya Rabbi..

Allah’ım!
Senin yolundan ayrı düştüğümüz günden itibaren,
bizi biz yapan bütün değerleri de bir bir yitirdik;
yitirdik iman yolunu,
İslâm’ın getirdiklerini,
Cennet’e yürüme üslûbunu..
sonra da dağılıp döküldük
ve ayaklar altında pâyimal olduk
Düşüncelerimizde boşluk,
sözlerimizde tutarsızlık,
tedbirlerimizde kararsızlık
her hâlimizle âdeta bir sevimsizler topluluğu hâline geldik.
Şimdilerde, her şey o denli alt-üst oldu ki,
inayetin olmazsa bu işler düzelecek gibi
görünmüyor ya Rabbi..

Allah’ım!
Yeis ümitlerimize çelme takma peşinde,
düşüncelerimiz plânsızlığın cenderesinde
ve hemen hepimiz birikmiş ihmallerin doğurduğu
bir çaresizlik içindeyiz.
‘Kimsemiz yok’ diyemeyiz; çünkü Sen varsın;
tamamen nâçar kaldığımızı söyleyemeyiz;
zira Sen çaresizlerin çaresisin.
Bizlerede imdad eyle ya Rabbi..

Allah’ım!
Senden uzaklık her şeyimizi alıp götürdü;
düşüncelerimiz ufuksuzluğa takılıp kaldı.
Akıllarımız her gün ayrı bir fantezinin peşinde
ve hezeyandan hezeyana koşup durdu.
Kalplerimiz kendi özlerine rağmen karardı ve simsiyah kesildi;
canlarımız gırtlakta,
başımızı kapının eşiğine koyuyor
Senden yeni bir diriliş dileniyoruz. Ya Rabbi..

Allah’ım!
Problemlerimizin bütün bütün çözülmez bir hâl aldığı,
işlerimizin her gün biraz daha çetrefilleştiği,
yapma teşebbüslerimizin bile yıkımlara sebebiyet verdiği
ve iç içe yanlışlıklar ağına takılıp kaldığımız bir kapkara zamanda
ey her hâlimize nigehban olan Sultanımız,
Ruhlarımıza, zâtına sığınma ihtiyacını tam duyur,
gönüllerimizi yakarış hissiyle coştur;
solgun ve tadı-tuzu kalmamış dualarımızı
hususî teveccühlerinle renklendirerek
onları kabul ufkuna ulaştır ya Rabbi..

Âcizlere, fakirlere, muhtaçlara
ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara
iltifatın türünden bizleri de teveccühlerinle sevindir.
Ve bu bîçarelere çare ol.
Kurtuluşumuz Senin hususî iltifatına kalmış;
ümidimiz Sensin, beklentilerimiz de Sendendir. Ya Rabbi..

Allah’ım!
Hatalarımız bütün denizleri kirletecek kadar
cesim ve ürpertici;
Sana karşı tavırlarımız
mahvolmuş kavimlerin hâllerinden birkaç adım daha ileri;
Kalbî, ruhî hastalıklarımız
cüzzamdan, kanserden daha amansız;
dertlerimizi dergahına açıyor,
dermanı da Senden ümid ediyoruz ya Rabbi..

Sen kimsesizler kimsesi ve bizlerin melceisin.
Senden başka ilâh yok ki ona el açıp yalvaralım.
Kapından gayri kapı yok ki varıp ona dayanalım.
Senden başka sığınak bilmiyor,
Senden başka güç ve kuvvet de tanımıyoruz.
Gören, bilen, duyan sadece Sensin;
aç ufkumuzu ve bize kendimiz olma idrakini lütfeyle.
Amellerimizi ihlâsla derinleştir
ve ümitlerimizi de
ye’sin insafsızlığına bırakma ya Rabbi..

Ey ismi devâ, zikri şifa ve itaati zenginlik olan!
Sermayesi ümit olan bizlere merhamet eyle.
Ey nimetleri tamamlayıp yayan,
ey zorlukları defeden!
Ey öğretilmeden bilen!
Efendimiz Hz. Muhammed’e
ve Al-i Muhammed’e salavât eyle
ve bize de, Sana yakıştığı şekilde
muamele eyle ya Rabbi..

Allah’ım senin selam ve rahmetin,
Peygamberlerine ve Efendimize
Ve efendimizin soyundan gelen mübarek insanlara
Ve bütün inananlara
Ve hepimizin üzerine olsun.
Amin..

Ve selamün ale’l murselin
Ve’l-hamdü lillahi Rabbi’l-âlemin..

ÖMER FARUK ŞENTÜRK
Üsküdar Müftülüğü Vaiz

Bu yazı toplamda 53, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Peygamberin Kadir Gecesi Öğüdü (Dua)

28 Eylül 2008, Pazar

Peygamberimiz

Hz. Aişe bir gün Peygamberimize sordu: ”Ya Rasulallah: Gecesine rastlarsam nasıl edeyim?” diye sordu. de ona şu cevabı verir:

ayının son on gununde saklidir GECESI. İnsanlara dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren dinimizin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim Peygamberimize ayı içinde Gecesinde inmeye başlamış, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e peygamberlik görevi bu gecede verilmiş ve İslam güneşi bu gecede doğmuştur. İşte bu önemli olaylar Gecesine büyük bir şeref vermiş, üstün bir değer kazandırmıştır.

gecesinin bin aydan daha haylırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de açıkça bildirilmiştir. Sevgili de bu gecenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:

”Kim ki, faziletine inanarak ve mük afatını Allah’tan bekleyerek Gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.”

Gecesi biz mü’minlere Allah Te alanın büyük bir lütfu ve sonsuz rahmetinin eseridir. Bu geceyi Allah rızası için namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve ederek en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.
Hz. Aişe bir gün Peygamberimize:

”Ya Rasulellah: Gecesine rastlarsam nasıl edeyim?” diye sordu.
şöyle buyurdu:

‘De ki: Ya Rab; sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni afffet.”
Sevgili Peygamberimizin öğrettiği bu duayı, biz de Gecesinde tekrar edelim.

gecelerini; Allah rızası için namaz kılmak, Kur’an okumak, Peygamberimize sal at ve sel am okumak, günahlarımızın bağışlanması için Allah’tan af dilemek, dünya ve ahirete ait dileklerimiz için etmek ve yapacağımız yardımlarla yoksulları sevindirmek suretiyle değerlendirmeliyiz.

Bu yazı toplamda 88, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.

Kadir Gecesi

26 Eylül 2008, Cuma

Kadir Gecesi

Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. gecesi, içerisinde gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:

“Dogrusu biz Kur’an’i gecesinde indirmisizdir. gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” (, 1-5).

Suresi

Kadir Suresi

Kur’an-i Kerim’in doksan yedinci suresi olup bes ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften olusur. Fasilasi “râ” harfidir. Ismini ilk ayetinde geçen “kadr” kelimesinden alan bu surenin Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi indigi konusunda ihtilaf vardir.

Sure, insanlara Kur’an’in degeri ve önemi hakkinda bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresinde “Bunu biz indirdik” buyurur. Yani Hz. Peygamber (s.a.v)’in arzusu ile degil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçik bir kitaptir 0.

sözcügü burada su iki anlamda kullanilmis olabilir: Bunlardan biri, takdir anlamidir. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresindeki su ayet destekliyor: “O gece katimizdan her hikmetli emir sadir olur. “Diger anlami ise, azamet ve sereftir. Bu husus, surenin “ gecesi bin aydan hayirlidir” ayetinde ifade edilmektedir. Nasil daha hayirli olmasin ki, Allah’in insanliga son mesaji bu gecede indirilmeye baslanmistir. Gece, degerini bu olaydan almaktadir. Ve bu geceyi anmak, insanliga rahmet olarak Kur’an’in inmeye basladigi bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmistir.

gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.

O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed (s.a.v)’in kalbine inmeye basladigi gecedir.

Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir. Bin aydan daha hayirli olan gecesini bugünkü anlasildigi sekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak” görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur’an’in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir. gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam’in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.

Surenin anlami söyledir: “Biz o (Kur’an)’i gecesinde indirdik. gecesinin ne oldugunu sen nereden bileceksin? gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle (o yil takdir edilmis olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri agarincaya kadar”.

Türkçe Okunuşu

İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr (1) Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (2) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr (3) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (4) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr (5)

Türkçe Meali (Anlamı)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. 1 — Doğrusu Biz, onu Kadr gecesinde indirdik. 2 — Kadr gecesinin ne olduğunu bilir misin sen? 3 — Kadr gecesi; bin aydan daha hayırlıdır. 4 — Melekler ve Rûh, o gece Rablarının izniyle her iş için iner de iner. 5 — O, tanyeri ağarıncaya kadar bir selâmettir.

Surenin Inis Sebebi

Bu surenin inisi hakkinda degisik rivayetler vardir.

Bunlardan biri söyledir: Bir kere Resulüllah (s.a.v) Ashab-i Kirama Israilogullarindan birinin, silahini kusanarak Allah yolunda bin sene cihat ettigini bildirmisti. Ashabin buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, suresini indirmistir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Gecesi Denilmesinin Sebebi

Bu geceye gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:

a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.

e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.

Hangi Gecede Oldugu

gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle ’in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber (s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece oldugunu belirtmemis, ancak; “Siz gecesini ’in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz” buyurmustur (Buhari, Müslim). Baska bir hadiste ise Ibn Ömer (r.a) söyle nakletmistir: Sahabelerden bazi kimselere, rüyalarinda, gecesinin, (’in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah (s.a.v) onlara: “Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim gecesini aramaya kalkisirsa, onu ’in son yedisinde arasin, buyurmustur (Buhari, Müslim).

Gizli Olmasinin Sebebi

Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak gecesini ve onun disinda daha bazi seyleri de gizli tutmustur. Bunlar:

Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunlarin gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir. Ebu Hureyre (r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:

“Kim gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” (Buhari).

Gecesinde Neler Yapmaliyiz?

gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve yaparak degerlendirmeliyiz.

Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar.

Süfyan-i Sevri: “ gecesi ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra etmek daha güzeldir” demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).

Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor: “Ey Allah’in Resulü! gecesine rastlarsam nasil edeyim? diye sordum. Resulüllah (s.a.v):

Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir ani vardir ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir. Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup etmelidirler.

Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlik alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulasabiliriz? Nasil insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’in adiyla, hepimize hayirli kandiller diliyoruz.

* Bu gece 4 rekat Gecesi Namazı kılınır.

1.rekatta : 1 Fatiha 3 İnna enzelnâhü
2.rekatta : 1 Fatiha 3 İhlası Şerif
3.rekatta : 1 Fatiha 3 İnna enzelnâhü
4.rekatta : 1 Fatiha 3 İhlası Şerif

Bu yazı toplamda 94, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.


Siteyi Takip Et

E-postanızı giriniz:

İslam Mekanı

REKLAM ALANI

AOL'a Ekle Technorati Favorilerine Ekle Google 'a Ekle Google Reader'a Ekle Yahoo 'ya Ekle

Siteye Üye Ol