<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; Hz. İbrahim</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/tag/hz-ibrahim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz. İshak</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-ishak/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-ishak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 00:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İshak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6921</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İshak" title="Hz. İshak" height="150" width="250"><br />İbrahim (a.s)&#8217;in Hz. Sâre&#8217;den doğan ikinci oğlu. Hz. Sâre&#8217;nin çocuğu olmadığı için kocasına cariyesi Hacer&#8217;i [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim (a.s)&#8217;in Hz. Sâre&#8217;den doğan ikinci oğlu.</p>
<p><img src="http://www.muhammedhasenoglu.org/images/ibrahim6.jpg" alt="http://www.muhammedhasenoglu.org/images/ibrahim6.jpg" /></p>
<p>Hz. Sâre&#8217;nin çocuğu olmadığı için kocasına cariyesi Hacer&#8217;i hediye etmiştir. Hz. Hacer Hz. İsmail&#8217;i doğurunca, Hz. Sâre üzülmüştür. Hz. İbrahim yüz yirmi yasında Hz. Sâre doksan yasında iken Allah&#8217;ın bir lutfu ve mucizesi olarak İshâk (a.s) doğmuştur (bk. Hâkim, Müstedrek, 11, 556).</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bu olay söyle anlatılır: &#8220;And olsun ki, elçilerimiz İbrahim&#8217;e müjde ile gelip; &#8220;Selâm&#8221;, dediler. O da &#8220;Selâm&#8221; dedi ve eğlenmeden gidip kızartılmış bir buzağı getirdi. Onların ellerinin buna uzanmadığını görünce hoşlanmadı ve kalbine bir korku geldi. Onlar &#8220;korkma biz lût kavmine gönderildik&#8221; dediler. İbrahim&#8217;in ayakta duran zevcesi güldü. Biz de ona İshak&#8217;ı ardından da torunu Yâkub&#8217;u müjdeledik. Kadın &#8220;vay, kendim koca bir kari, su zevcimde bir ihtiyar iken ben mi doguracakmışım? Bu doğrusu pek şaşılacak bir iş&#8221; dedi. Melekler &#8220;ey evin hanımı. Allah&#8217;ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah&#8217;ın isine şaşacaksın. O Hamid ve Meciddir&#8221; dediler (Hûd, 11 /73).</p>
<p>İshâk (a.s)&#8217;in tarih kitaplarında anlatılan şemâli şöyledir. Uzun boylu, kara gözlü, buğday benizli, yüzü güzel, konuşması düzgün, saçı, sakalı bembeyazdı. Siret ve sureti babası İbrahim (a.s)&#8217;a benzerdi (Hâkim, Müstedrek, 11, 557). Hz. İshâk&#8217;ın Yakub ve &#8216;Ays adında iki oğlu olmuştur. Yakub (a.s) daha güzel yüzlü, daha düzgün konuşmalı ve zarafet ve güzelliği daha çok olandı. Ays, Rumların yaşadığı bölgede ikamet etmişti (Hâkim, Müstedrek, l l, 557).</p>
<p>İshâk (a.s) Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de de övülmüştür: &#8220;Ey Muhammed; güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshâk ve Yakub&#8217;u da an! Biz onları âhret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık. Doğrusu onlar bizim yanımızda seçkin, iyi kimselerdir&#8221; (Sâd, 38/45-47). İshâk (a.s) babasının ölümünden sonra Şam bölgesine peygamber olarak vazifelendirilmiş, Allah&#8217;u Teâlâ onu seçkin ve hayırlı bir insan eylemiştir.</p>
<p>&#8220;İbrahim&#8217;e Salihlerden bir peygamber olmak üzere de İshâk&#8217;ı müjdeledik. Hem ona hem de İshâk&#8217;a feyz ve bereketler verdik. Her ikisinin neslinden iyi hareket edeni de vardır, nefsine apaçık zulmedeni de vardır&#8221; (es-Sâffât, 37/112, 113).</p>
<p>Hz. İshak rivayete göre yüz altmış yaşlarında bu günkü Filistin&#8217;in bulunduğu bölgede Kudüs yakınlarında vefat etmiş, babası İbrahim (a.s)&#8217;in Mezradaki kabrinin yanına defnedilmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-ishak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İbrahim&#8217;in Duları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 05:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İbrahim'in Duları" title="Hz. İbrahim'in Duları" height="150" width="250"><br />  Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe&#8217;yi inşa eden Hz. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       <img src="http://www.guldemeti.com/mekke_dua.jpg" align="left" height="200" hspace="6" vspace="3" width="170" />Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe&#8217;yi inşa eden Hz. İbrahim, Kuran&#8217;da, &#8220;tek başına bir ümmet&#8221; olarak tanıtılmaktadır. O ve oğlu Hz. İsmail, bundan binlerce yıl önce, Allah&#8217;ın vahyi doğrultusunda insanların toplanacakları ve O&#8217;nu zikredecekleri, yılın belirli zamanlarında oraya hacca gelecekleri bir ev inşa etmişlerdir. Bu evin Kuran&#8217;daki adı Kabe&#8217;dir. İkisi bunu bir ibadet olarak yapmış, ve sonrasında şöyle dua etmişlerdir:<br />
İbrahim, İsmail&#8217;le birlikte Evin (Ka&#8217;be&#8217;nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): &#8220;Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin&#8221;. (Bakara Suresi, 127)</p>
<p>Kabe&#8217;nin inşa edildiği yer zamanla gelişecek ve bugün Mekke olarak isimlendirdiğimiz şehir halini alacaktır. Hz. İbrahim burası için Allah&#8217;a şöyle dua etmiştir:<br />
Hani İbrahim: &#8220;Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah&#8217;a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır&#8221; demişti de (Allah: &#8220;Sadece inananları değil) inkâr edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o&#8221;demişti. (Bakara Suresi, 126)<span id="more-6831"></span></p>
<p>Hz. İbrahim ve oğlu İsmail dualarında sadece kendi yaşadıkları dönem için değil, kendilerinden sonra gelecek olan kuşaklar için de bazı isteklerde bulunmuşlardır:<br />
Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş(Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş(Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin. Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder, onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, Sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin. (Bakara Suresi, 128-129)</p>
<p>Hz. İbrahim&#8217;in bir başka        duasında, Allah&#8217;a yakınlaşma yolları aradığı şöyle haber verilmektedir:<br />
Hani İbrahim: &#8220;Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster&#8221; demişti. (Allah ona:) &#8220;İnanmıyor musun?&#8221; deyince, &#8220;Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için&#8221; dedi. &#8220;Öyleyse, dört kuştut. Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.&#8221; (Bakara Suresi, 260)</p>
<p>Ayetten de açıkça anlaşıldığı gibi İbrahim Peygamberin Allah&#8217;tan ölüleri nasıl dirilttiğini göstermesini istemesi, inancındaki bir zayıflıktan dolayı değildi. Aksine iman etmişti, ama iman ettiği gerçeği tam anlamıyla kavramak istiyordu. O, son derece samimi ve içten bir biçimde Allah&#8217;ın bir mucizesine tanık olmayı istemiş, Allah bu samimi duaya icabet etmişti.         <img src="http://www.guldemeti.com/paptaya_dua.jpg" align="right" height="163" hspace="5" vspace="2" width="194" />Hz. İbrahim&#8217;in babası bir putperestti. O, babasına dini tebliğ etmişancak babası iman etmeyi kabul etmemişti. İbrahim Peygamber ise babası için Allah&#8217;tan bağışlanma dilemişti:<br />
(İbrahim:) &#8220;Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır&#8221; dedi. Sizden ve Allah&#8217;tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.&#8221; (Meryem Suresi, 47-48)</p>
<p>Hz. İbrahim&#8217;in, babası bir mümin olmadığı halde onun için Allah&#8217;a dua etmesinin gerçek nedeni de Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmektedir:<br />
Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz. İbrahim&#8217;in babası için bağışlanma dilemesi, yalnızca ona verdiği bir söz dolayısıyla idi. Kendisine, onun gerçekten Allah&#8217;a düşman olduğu açıklanınca ondan uzaklaştı. Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu. (Tevbe Suresi, 113-114)</p>
<p>Bugün milyonlarca insanın ziyaret ettiği Mescid-i Haram&#8217;a yani Kabe&#8217;ye ilk yerleşen Hz. İbrahim, duasının devamında oğulları İsmail, İshak ve tüm müminler için şu isteklerde bulunmuştu:<br />
Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler. Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah&#8217;a gizli kalmaz. Hamd, Allah&#8217;a aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail&#8217;i ve İshak&#8217;ı armağan etti. Şüphesiz Rabbim, gerçekten duayı işitendir. Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur. Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü&#8217;minleri bağışla. (İbrahim Suresi, 37-41)</p>
<p>Görüldüğü gibi Hz. İbrahim duasında hem Allah&#8217;ın sıfatlarını saymakta, hem de O&#8217;na şükretmektedir. O&#8217;ndan istediği şeyler de, kendisini O&#8217;na yakınlaştıracak, ahirette bağışlanmasına vesile olacak isteklerdir.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kıssası</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-ibrahim-ve-hz-ismail-kissasi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-ibrahim-ve-hz-ismail-kissasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Mar 2008 18:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[Beyt]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İsmail]]></category>
		<category><![CDATA[melek]]></category>
		<category><![CDATA[Zemzem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-ibrahim-ve-hz-ismail-kissasi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kıssası" title="Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kıssası" height="150" width="250"><br />İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: &#8220;Hz. İbrahim beraberinde Hz. İsmail aleyhimasselam ve onu henüz emzirmekte [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img.mynet.com/ha3/z/zemzem.jpg" alt="Zemzem" width="313" height="235" /></p>
<p>İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: &#8220;Hz. İbrahim beraberinde Hz. İsmail aleyhimasselam ve onu henüz emzirmekte olan annesi olduğu halde ilerledi. Kadının yanında bir de su tulumu vardı. Hz. İbrahim, kadını Beyt&#8217;in yanında, Devha denen büyük bir ağacın dibine bıraktı. Burası, Mescid&#8217;in yukarı tarafında ve Zemzem&#8217;in tam üstünde bir nokta idi. O gün Mekke&#8217;de kimse yaşamıyordu, orada hiç su da yoktu. İşte Hz. İbrahim, anne ve çocuğunu buraya koydu, yanlarına, içerisinde hurma bulunan eski bir azık dağarcığı ile su bulunan bir tuluk bıraktı.</p>
<p>Hz. İbrahim aleyhisselam bundan sonra(emr-i İlahi ile) arkasını dönüp (Şam&#8217;a gitmek üzere) oradan uzaklaştı. İsmâil&#8217;in annesi, İbrahim&#8217;in peşine düştu (ve ona Kedâ&#8217;da yetişti).</p>
<p>&#8220;Ey İbrahim, bizi burada, hiçbir insanın hiçbir yoldaşın bulunmadığı bir yerde bırakıp nereye gidiyorsun?&#8221; diye seslendi. bu sözünü birkaç kere tekrarladı. Hz. İbrahim, (emir gereği) ona dönüp bakmadı bile. Anne, tekrar (üçüncü kere) seslendi:</p>
<p>&#8220;Böyle yapmanı sana Allah mı emretti?&#8221; dedi. Hz. İbrahim bunun üzerine: &#8220;Evet!&#8221; buyurdu. Kadın:</p>
<p>&#8220;Öyleyse (Rabbimiz hafizimizdir), bizi burada perişan etmez!&#8221; dedi, sonra geri döndü. Hz. İbrahim de yoluna devam etti. Kendisini göremeyecekleri Seniyye (tepesine) gelince Beyt&#8217;e yöneldi, ellerini kaldırdı ve şu duaları yaptı: &#8220;Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını, senin hürmetli Beyti&#8217;inin yanında, ekinsiz bir vâdide yerleştirdim -namazlarını Beyt&#8217;inin huzurunda dosdoğru kılsınlar diye-. Ey Rabbimiz! Sen de insanlardan mü&#8217;min olanların gönüllerini onlara meylettir ve onları meyvelerle rızıklandır ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip şükretsinler&#8221; (İbrahim 37).</p>
<p>İsmail&#8217;in annesi, çocuğu emziriyor, yanlarındaki sudan içiyordu. Kaptaki su bitince susadı, (sütü de kesildi), çocuğu da susadı (İsmail bu esnada iki yaşında idi). Kadıncağız (susuzluktan) kıvranıp ızdırap çeken çocuğa bakıyordu. Onu bu halde seyretmenin acısına dayanamayarak oradan kalktı, kendisine en yakın bulduğu Safa tepesine gitti. Üzerine çıktı, birilerini görebilir miyim diye (o gün derin olan) vadiye yönelip etrafa baktı, ama kimseyi göremedi. Safa&#8217;dan indi, vadiye ulaştı, entarisinin eteğini topladı. Ciddi bir işi olan bin insanın koşusuyla koşmaya başladı. Vadiyi geçti. Merve tepesine geldi, üzerine çıktı, oradan etrafa baktı, bir kimse görmeye çalıştı. Ama kimseyi göremedi. bu gidip-gelişi yedi kere yaptı. İşte (hacc esnasında) iki tepe arasında hacıların koşması buradan gelir.</p>
<p>Anne, (bu sefer) Merve&#8217;ye yaklaşınca bir ses işitti. Kendi kendine: &#8220;Sus&#8221; dedi ve sese kulağını verdi. O sesi yine işitti. Bunun üzerine:</p>
<p>&#8220;(Ey ses sahibi!) sen sesini işittirdin, bir yardımın varsa (gecikme)!&#8221; dedi. Derken Zemzem&#8217;in yanında bir melek (tecelli etti). Bu Cebrail&#8217;di.</p>
<p>Cebrail kadına seslendi: &#8220;Sen kimsin?&#8221;</p>
<p>Kadın: &#8220;Ben Hâcer&#8217;im, İbrahim&#8217;in oğlunun annesi&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;İbrahim sizi kime tevkil etti?&#8221;</p>
<p>&#8220;Allah Teâla&#8217;ya.&#8221;</p>
<p>&#8220;Her ihtiyacınızı görecek Zât&#8217;a tevkil etmiş.&#8221;</p>
<p>Ayağının ökçesi -veya kanadıyla- yeri eşeliyordu. Nihayet su çıkmaya başladı. Kadın (boşa akmaması için) suyu eliyle havuzluyordu. Bir taraftan da sudan kabına doldurdu. Su ise, kadın aldıkça dipten kaynıyordu.&#8221;</p>
<p>İbnu Abbas radıyallahu anhüma dedi ki: &#8220;Allah İsmail&#8217;in annesine rahmetini bol kılsın, keşke zemzemi olduğu gibi akar bıraksaydı da avuçlamasaydı. Bu takdirde (zemzem, kuyu değil) akar su olacaktı.&#8221;</p>
<p>Kadın sudan içti, çocuğunu da emzirdi.</p>
<p>Melek, kadına:</p>
<p>&#8220;Zayi ve helak oluruz diye korkmayın! Zira, Allah Teâla Hazretleri&#8217;nin burada bir Beyt&#8217;i olacak ve bunu da şu çocuk ve babası bina edecek. Allah Teâla Hazretleri o işin sahiplerini zayi etmez!&#8221; dedi. Beyt yerden yüksekti, tıpkı bir tepe gibi. Gelen seller sağını solunu aşındırmıştı.</p>
<p>Kadın bu şekilde yaşayıp giderken, oraya Cürhüm&#8217;den bir kâfile uğradı. Oraya Kedâ yolundan gelmişlerdi. Mekke&#8217;nin aşağısına konakladılar. Derken orada bir kuşun gelip gittiğini gördüler.</p>
<p>&#8220;Bu kuş su üzerine dönüyor olmalı, (burada su var). Halbuki biz bu vadide su olmadığını biliyoruz!&#8221; dediler. Durumu tahkik için, yine de bir veya iki atik adam gönderdiler. Onlar suyu görünce geri dönüp haber verdiler. Cürhümlüler oraya gelip, suyun başında İsmail&#8217;in annesini buldular.</p>
<p>&#8220;Senin yanında konaklamamıza izin verir misin?&#8221; dediler.</p>
<p>Kadın:</p>
<p>&#8220;Evet! Ama suda hakkınız olmadığını bilin!&#8221; dedi.</p>
<p>Onlar da:</p>
<p>&#8220;Pekala!&#8221; dediler.</p>
<p>Aleyhissalâtu vesselam der ki:</p>
<p>&#8220;Ünsiyet istediği bir zamanda bu teklif İsmail&#8217;in annesine uygun geldi. Onlar da oraya indiler. Sonra geride kalan adamlarına haber saldılar. Onlar da gelip burada konakladılar. Zamanla orada çoğaldılar. Çocuk da büyüdü. Onlardan Arapça&#8217;yı öğrendi. Büyüdüğü zaman onlar tarafından en çok sevilen, hoşlanılan bir genç oldu. Büluğa erince, kendilerinden bir kadınla evlendirdiler. Bu sırada İsmail&#8217;in annesi vefat etti.</p>
<p>Derken Hz. İbrahim aleyhisselam, İsmail&#8217;in evlenmesinden sonra oraya gelip bıraktığı (hanımını ve oğlunu) aradı. İsmail&#8217;i bulamadı. Hanımından İsmail&#8217;i sordu.</p>
<p>Kadın:</p>
<p>&#8220;Rızkımızı tedarik etmek üzere (avlanmaya) gitti&#8221; dedi. Hz. İbrahim, bu sefer geçimlerini, hallerini sordu.</p>
<p>Kadın:</p>
<p>&#8220;Halimiz fena, darlık ve sıkıntı içindeyiz!&#8221; diyerek şikayetvari konuştu.</p>
<p>Hz. İbrahim:</p>
<p>&#8220;Kocan gelince, ona benden selam et ve &#8220;kapısının eşiğini değiştirmesini&#8221; söyle!&#8221; dedi. İsmail geldiği zaman, sanki bir şey sezmiş gibiydi:</p>
<p>&#8220;Eve herhangi bir kimse geldi mi?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Kadın:</p>
<p>&#8220;Evet şu şu evsafta bir ihtiyar geldi. senden sordu, ben de haberini verdim, yaşayışımızdan sordu, ben de sıkıntı ve darlık içinde olduğumuzu söyledim&#8221; dedi.</p>
<p>İsmail:</p>
<p>&#8220;Sana bir tavsiyede bulundu mu?&#8221; dedi.</p>
<p>Kadın:</p>
<p>&#8220;Evet! sana selam söylememi emretti ve kapının eşiğini değiştirmeni söyledi!&#8221; dedi.</p>
<p>İsmail:</p>
<p>&#8220;Bu babamdı. Seninle ayrılmamı bana emretmiş. Haydi artık ailene git!&#8221; dedi ve hanımını boşadı. Cürhümlülerden bir başka kadınla evlendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-ibrahim-ve-hz-ismail-kissasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an Kıssaları &#8211; Hz. İbrahim</title>
		<link>http://www.islammekani.com/kuran-kissalari-hz-ibrahim/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/kuran-kissalari-hz-ibrahim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2008 01:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[kıssa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/kuran-kissalari-hz-ibrahim/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Kur'an Kıssaları - Hz. İbrahim" title="Kur'an Kıssaları - Hz. İbrahim" height="150" width="250"><br />Hz. İbrahim Peygamberimiz.. Şuara Suresi 69-89 Rahman ve Rahim olan Allah &#8216;ın adıyla 69- Onlara [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. İbrahim Peygamberimiz..<br />
<img src="http://www.harunyahya.org/imani/hz_ibrahim_hz_lut/res/kuzularlemaroc4568r1.jpg" alt="Hz. İbrahim" height="264" width="250" /></p>
<h2>Şuara Suresi 69-89</h2>
<p>Rahman ve Rahim olan Allah &#8216;ın adıyla</p>
<p>69- Onlara İbrahim&#8217;in haberini de aktar-oku:</p>
<p>70- Hani, babasına ve kavmine: &#8220;Siz neye kulluk ediyorsunuz?&#8221; demişti.</p>
<p>71- Demişlerdi ki: &#8220;Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz.&#8221;</p>
<p>72- Dedi ki: &#8220;Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?&#8221;</p>
<p>73- &#8220;Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?&#8221;<br />
<span id="more-6802"></span><br />
74- &#8220;Hayır&#8221; dediler. &#8220;Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk.&#8221;</p>
<p>75- (İbrahim) Dedi ki: &#8220;Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?&#8221;</p>
<p>76- &#8220;Hem siz, hem de eski atalarınız?&#8221;</p>
<p>77- &#8220;İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç&#8221;</p>
<p>78- &#8220;Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O&#8217;dur;&#8221;</p>
<p>79- &#8220;Bana yediren ve içiren O&#8217;dur;&#8221;</p>
<p>80- &#8220;Hastalandığım zaman bana şifa veren O&#8217;dur;&#8221;</p>
<p>81- &#8220;Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O&#8217;dur,&#8221;</p>
<p>82- &#8220;Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O&#8217;dur;&#8221;</p>
<p>83- &#8220;Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;&#8221;</p>
<p>84- &#8220;Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver.&#8221;</p>
<p>85- &#8220;Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl,&#8221;</p>
<p>86- &#8220;Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır.&#8221;</p>
<p>87- &#8220;Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme,&#8221;</p>
<p>88- &#8216;Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde.&#8221;</p>
<p>89- &#8220;Ancak Allah&#8217;a selim bir kalp ile gelenler başka.&#8221;</p>
<p><em>Kıssadan Hisse</em><br />
Mümin, Allah&#8217;a kesin bilgiyle ve şirksiz olarak iman eder.<br />
Mümin Rabbine, katıksızca bağlıdır, yalnız O&#8217;na sığınır ve yalnız O&#8217;na dua eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/kuran-kissalari-hz-ibrahim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>32</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>A&#8217;raf Suresi 80-84</title>
		<link>http://www.islammekani.com/araf-suresi-80-84/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/araf-suresi-80-84/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 22:57:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Fuhuş]]></category>
		<category><![CDATA[Helak]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Lut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/araf-suresi-80-84/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="A'raf Suresi 80-84" title="A'raf Suresi 80-84" height="150" width="250"><br />80- Hani Lut kavmine şöyle demişti: &#8216;Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.jesuswalk.com/abraham/images/martin_destruction_sodom640x422.jpg" alt="Hz. Lut Sodom" width="311" height="278" /></p>
<p><strong>80-</strong> Hani Lut kavmine şöyle demişti: &#8216;Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?</p>
<p><strong>81-</strong> &#8216;Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz.&#8217;</p>
<p><strong>82-</strong> Kavminin cevabı: &#8216;Bunları yurdunuzdan sürüp çıkarın, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!&#8217; demekten başka olmadı.</p>
<p><strong>83-</strong> Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı.</p>
<p><strong>84-</strong> Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.</p>
<p>Hz. İbrahimin&#8217;in kardeşinin torunu olan Hz. Lut, Hmus&#8217;ta bulunan &#8220;Sodom&#8221; şehri halkınapeygamber olarak gönderilmişti. Bu şehir halkı başka hiçbir milletin yapmadığı fuhuş (homoseksüellik) yapıyorlardı. Hz. Lut (a.s.)&#8217;ın nasihatlerini dinlemediler, kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Lut Peygamber kendine inanlarla beraber geceleyin şehri terketti. Kavmi ise zelzele, başlarına yağan müthiş taş ve yağmur ile helak olup gittiler. İşte küfrün ve fuhuşun sonu böyle neticelendi.</p>
<p>Şimdi Ahir zamandayız ve cezalar Ahiret gününde görülecektir. Allah Celle Celalü bizleri her türlü şerden uzak etsin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/araf-suresi-80-84/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

