
Basit anlatım
Namazın şartlarındandır. Namaz kılanın, derisinde, elbisesinde ve namaz kılacağı yerde, dirhem miktarından fazla necaset, pislik olmamasıdır.
Dirhem miktarı, katı necâsetlerde, pisliklerde yaklaşık 5 gr ağırlıktır. Akıcı, sıvı necâsetlerde, açık el ayasındaki suyun yüzü genişliği kadar yüzeydir.
32 farz da,
Namazın farzları (12)
Dışında olanlar (6) içerisindedir.
Detaylı anlatım
Bedende, elbisede ve namaz kılacak yerde necâset, pislik bulunmamaktır. Baş örtüsü, başlık, sarık, mest ve na’lın da elbiseden sayılır. Boyuna sarılı atkının sarkan kısmı, namaz kılan ile birlikte hareket ettiği için elbise sayılır ve burası temiz olmazsa, namaz kabûl olmaz. Yaygının, bastığı ve başını koyduğu yeri temiz olunca, başka yerinde necâset bulunursa, namaz kabul olunur. Çünkü yaygı atkı gibi bedene bitişik değildir. Fakat kapalı şişe içinde, idrar taşıyanın namazı câiz olmaz. Çünkü, şişe bevlin meydana geldiği yer değildir. [Bundan anlaşılıyor ki cebinde kapalı kolonya, ispirto, tentürdiyot şişesi veya kapalı kutudaki kanlı mendil, necs bez varken namaz kılmak câiz değildir.] İki ayağın bastığı ve secde ettiği yerin temiz olması lâzımdır. Necâset üstüne örtülü bez, cam, naylon üstünde namaz kabûl olur. Secdede etekleri kuru necâsete değerse, zararı olmaz.
Deride, elbisede namaz kılınan yerde, (dirhem miktârı) veya daha çok kaba necâset yok ise, namaz kabûl olur ise de, dirhem miktarı bulunursa, tahrîmen mekrûh olur ve yıkamak vâcib olur. Dirhemden çok ise, yıkamak farz olur. Az ise sünnettir. Şarabın damlasını da yıkamak farzdır. İmâmeyne göre ve diğer üç mezhebde kaba necâsetlerin hepsinin zerresini bile yıkamak farzdır. Necâset miktarı, bulaştığı zaman değil, namaza dururken olan miktarıdır.
Dirhem miktarı, katı necâsetlerde, bir miskal, ya’nî dört gram ve seksen santigram ağırlıkdır. Akıcı necâsetlerde, açık el ayasındaki suyun yüzü genişliği kadar yüzeydir. Bir miskalden az olan katı necâset elbisenin, avuç içinden daha geniş yüzüne yayılınca namaza mâni olmuyor.
Necâset iki türlüdür:
1- Kaba Necâset:
İnsandan çıkınca abdest veya gusle sebeb olan herşey, eti yenmiyen hayvanların, (yarasa hariç) ve yavrularının yüzülmüş, dabağlanmamış derisi, eti, pisliği ve bevli, insanın ve bütün hayvanların kanı ve şarap, leş, domuz eti ve kümes hayvanlarının pisliği ve yük hayvanlarının, koyun ve keçinin necâsetleri, galiz, ya’nî kabadır.
2- Hafif Necâset:
Hafif olan necâsetlerden, bir uzva ve elbisenin bir kısmına bulaşınca, bu kısım veya uzvun dörtte biri kadarı namaza zarar vermez. Eti yenen dört ayaklı hayvanların bevli ve eti yenmiyen kuşların pisliği hafiftir. Güvercin, serçe ve benzerleri gibi eti yenen kuşların pisliği temizdir.
Şarabın, imbiklenmesi ile elde edilen rakı ve ispirto kaba necâset olup, içilmesi şarap gibi haramdır. Namaz kılarken, kan, ispirto ve alkollü içkiler, elbiseden ve deriden yıkanıp temizlenmelidir. Uçmakla temiz olmaz. Bunları hâvi şişe ve sâire cepten çıkarılmalıdır.
Necâset, her temiz su ile, abdest ve gusül alınmış su ile, sirke ve gül suyu gibi akıcı mâyilerle temizlenir. Abdestte, gusülde kullanılan suya (müsta’mel su) denir. Bu su temizdir. Fakat hadesi temizleyici değildir. Bununla necâset temizlenir. Fakat, abdest alınmaz ve gusül edilmez.
İSTİNCA:
Önden ve arkadan necâset çıkınca, bu yerleri temizlemeğe denir. İstincâ, ya’nî tahâretlenmek, sünnet-i müekkededir. Ya’nî halâda abdest bozulduktan sonra erkek ve kadının, taş ile veya su ile, önünü ve arkasını temizliyerek idrar ve pislik bırakılmaması sünnettir. Fakat, başkasının yanında avret yerini açmadan su ile istincâ yapamıyacaksa, pislik fazla olsa bile, su ile istincâden vaz geçer. Avret yerini açmaz. Namazı öyle kılar. Açarsa fâsık olur. Haram işlemiş olur. Tenha bir yer bulunca su ile istincâ yapar ve namazı iâde eder. Çünkü, bir emri yapmak, bir haramı işlemesine sebep olursa, haram işlememek için, o emir terk edilir, yapılmaz.
Kemik, taâm, gübre, tuğla, saksı ve cam parçaları, kömür, hayvan yemi ve başkasının malı ile ve muhterem, ya’nî para eder şeyler, meselâ ipek ile, câmiden atılan şeylerle, zemzem suyu ile, yaprak ile, kâğıt ile istincâ tahrîmen mekrûhtur. Boş kâğıda da saygı lâzımdır. Muhterem olmayan isimler, dine yaramıyan yazılar bulunan kâğıtlar ve gazete ile istincâ câizdir. Fakat İslâm harfleri ile yazılmış hiç bir kâğıtla istincâ edilmez. Önü ve arkayı kıbleye dönerek ve ayakta ve özürsüz çıplak abdest bozmak mekrûhtur. İdrâr toplanan yerde, gusül câiz değildir. Fakat, bevl akar gider, toplanmazsa, bunlar câiz olur. İstincada kullanılan su necis olur. Elbiseye sıçratmamalıdır. Bunun için istinca yaparken, avret yerini açmak, tenhâ yerde yapmak lâzımdır. Musluk başında, elini donunun içine sokup, idrâr yerini avuçtaki suya sürerek yıkamakla istinca olmaz. İdrâr damlası bulaşınca, avuçtaki su necis olur ve damladığı çamaşır pis olur. Bu suyun damladığı yerlerin toplamı avuç içinden fazla olursa, namaz kabûl olmaz.
İSTİBRÂ:
Erkeklerin yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak (İstibrâ) etmesi, ya’nî idrâr yolunda damlalar bırakmaması vâcibdir. İdrâr damlası kalmadığına kanâat gelmeden abdest almamalıdır. Bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de elbise kirlenir. Çamaşıra avuç içinden az sızarsa, abdest alıp kıldığı namaz mekrûh olur. Çok sızarsa, namaz kabûl olmaz. İstibrâda güçlük çekenler, arpa kadar nebâtî pamuk fitili idrâr deliğine koymalıdır. Sızan idrarı pamuk emer. Yalnız pamuğun ucunun dışarda kalmaması lâzımdır.
32, abdest, farz, gusl, hac, iki, Namaz, Necasetten, otuz, otuziki, taharet