728x90
Yazı EkleForumlarİletişimOnline Üye
 Favorine Ekle Google 

Mustafa İslamoğlu Kimdir?

205x250

Mustafa İslamoğlu (1960- ) ilahiyatçı, yazar, şair, tefsir âlimi ve düşünür.
Mustafa İslamoğlu

Sesli yayınları adım produksiyon tarafından, yazılı eserleri Düşün Yayıncılık tarafından yayınlanmaktadır.

Bir kaç kez mahkum edilmiştir, Bir sene hapis yatmıştır. Bu yattığı sürede bir Almanca eser üzerine yorum kitabı yazmıştır .

1990 senelerinde başladığı tefsir dersi sonlara doğru gelmektedir. 2008 gibi bitmesi muhtemeldir. Bu dersler ayrıca Hilal TV’de de yayınlanmaktadır .

Yaklaşık 30 eseri vardır.

İkinci dil olarak Arapça’ya vakıfdır.

Babası, Kayserili Âlim Ahmed İslamoğlu’dur . Babasından temel dini bilgileri almış daha sonra El Ezher’de İslam Hukuku ve tefsir üzerine (iki ayrı bölüm olarak) okuyup mezun olmuştur.

Küçüklüğünden beri öğrencileri olduğu bilinmektedir, bunların bir kaçı şu an Akabe Vakfı’nın yönetimindedir.

islammekani.com'da bulunan yazılardan alıntı yapmak için Kullanım Şartlarını okumanızı tavsiye ederiz.
Bu yazıyı kopyalamak ve yazdırmak için tıklayınız.
15 Şubat 2008
5.694
1 Yıldız ver2 Yıldız ver3 Yıldız ver4 Yıldız ver5 Yıldız ver   0 oy

Etiket, ,

585x80

Yorumlar (14)

  1. serhat yılmaz diyor ki:

    hocamıza sonsuz saygılarımı,sevgilerimi sunuyorum.çağın karanlığından,kalıplaşmış ve batıl olan zihniyetlerden Kuran ve sahih sünnet ışığında kirlenmiş zihniyetlere su, karanlık bakışlara ışık tutuyor. akıcı ve edebi üslubuyla dinlerken insanın gönlüne inşirah veriyor. Allah razı olsun hocamızdan ve onun gibi örneklerden..!

  2. hatice diyor ki:

    Allahin selami uzerinize olsun.sizi uzaq memleketden izlerim. benim ucun coooooooook deyerli birisiniz.sizi her defa izlerken goz yaslarima hakim olamiyorum.sizin emeyinize deyer verir ve sizi desteklerim.asla ve asla size edilen hakaretleri, iftiralari kabul etmiyorum. siz benimyillardca arayib sonunda Rabbimin bana ehsan etdiyi canim hocamsiniz.Rabbime sukurler olsun.

  3. kahraman sezişli diyor ki:

    selamunaleykim allahın rahmeti bereketi sizin ve inanan müslüman kardeşlerimizin üzerine olsun.ailecek sizitakip ediyoruz .allah sizi basımızdan eksik etmesin.

  4. halil yıldız diyor ki:

    MUSTAFA İSLAMOĞLU : O’da Efgani mezhebsizini savunanlardan.[1] Türkiye’deki mezhepsiz reformcuları kaynak alarak kitaplar yazanların içinde kalemi güçlü bir isim. Hiç değilse İmamlar ve Sultanlar kitabında, imam-ı Azam (rh.a) efendimizi Ebu Hanife’den hariç “Azam” lakabı ile anabilmiş, ALLAH (C.C.) (C.C.) rahmet eylesin, şehid imamdır diyebilmiştir.Tabi burada maksadı tağuta karşı kendine malzeme olarak İmam-ı Azam efendimizi seçmek değilse !

    Bu cümlelerinin onu Muhammed Abduh, İbn Hazm, İbn Teymiyye, M.Abdulvehhab, Mevdudi..vs. gibi isimlerin ve rafizi vehhabi etkilerinden kurtarmaya bir sebep olmasını dilerim. Zira kitaplarında kaynak olarak ele aldığı isimlerden bazılara bunlar ! Bu isimlerin ne korkunç itikad hırsızları olduğunu benim gibi ilimsiz biri tesbit edebildiğine göre, kendisinin bunları bilmemesi düşünülemez !Geriye bir tek ihtimal kalıyor : Bu isimlerin çağırdığı itikadı-ALLAH (C.C.) (C.C.) korusun- benimsiyor olmak !

    Bahsi geçen kitabında (sh: 178) İmam-ı Yusuf (rh.a.) gibi bir müctehidi yargılaması haddini bilmezlik olsa gerek.Bu mübarek imamı yargılamaktan geri durmayan birinin, mezhepsiz olduğu bilinen Mevdudi’yi de aynı sayfada İmam Yusuf’a nispet edercesine övmesi enteresandır.

    Bir başka kitabında çok talihsiz cümleleri var. Sevgili Peygamberimizin gözlerinin, mübarek ağız biçiminin, inci dişlerinin güzelliğini, sesinin gür çıktığını, yani peygamberi mucizeden olmak üzere, seslerinin çok uzaklardakilerin dahi duyabildiğini, boylarının herkesten yüksek göründüğünü, tenlerinin misk-i amber gibi koktuğunu, bir çocuğu sevse o çocuğun başında mübarek ellerinden yayılan kokunun günlerce ayrılmadığını çeşitli muteber ehl-i sünnet kitaplarında okumuşsunuzdur.

    İslamoğlu’da tüm bunları epey malumatla mezkur kitabında naklettikten sonra bakın ne diyor : Rabbimiz Hz.Peygamberi örnek olarak gösterdiği halde, nedense klasik ulema ille de onu efsaneleştirmek için ellerinden geleni arkalarına koymamışlardır… Verilmek istenen insan tipi taklid edebilecekleri bir nebi değil de kendisine sadece hayranlık duyulmak için oldukça aşkınlaştırılmış insanüstü bir peygamber tipi çizmekteler…Elbette efsaneler örnek alınsın diye değil, sadece insanlara ” onlar kim. biz kim! ” dedirtmek ve hayret ıslıkları çaldırmak için oluşturulur…Geçmişte bu tavır niçin takınıldı, bilemem.Lakin çağın mantığı da buna çok benziyor. Kutsa ve müzeye kaldır.. Onun örnekliği iki ayaklı Kur’an oluşundan gelir.Onunla ilgili söylenenler gerçek de olabilir..(!) [2]

    nedense klasik ulema.. İmam-ı Suyuti,İmam Müslim, İmam Buhari, İmam Taberani, İmam-ı Kastalani, İbn-i Cerir M.Taberi (RA) gibi mübarek ve mutemet isimler mi klasik ulema ? Yani eski bakışlı, dar ufuklu klasik ulema demek istiyor. Efendimiz aleyhisselatü vesselamın hayatlarını cephe cephe gözlemlemiş, yıllarca hizmetlerinde bulunup O’nu (SAV) aşkla yeterince anlatamamış olmanın sıkıntısını çekmiş sahabe mi klasik ? Zira senin klasik dediğin ulemalar bu sahabe zincirinden gelen anlatımla bize o şanlı Peygamberi anlattılar.Yine bu dini biz -ALLAH (C.C.) (C.C.) razı olsun- onlardan öğrendik.

    Siz çağdaş ulema olmaya özendiniz ve mezhep tanımazları akıl hocası bildiniz ! Çağdaş Hamidullah alçağı, Peygamber düztabandı, tükrüğünden başka mucizesi yoktu dememiş miydi.? Kitabında nakillerde bulunduğun M.Abdulvehhab “benim elimdeki bastonumun bana faydası var, Muhammedin (SAV) faydası yok dememiş miydi ? “Kişi sevdiğiyle beraberdir” onu efsaneleştirmek için ellerinden geleni arkalarına koymamışlardır… İlk nur ve son Peygamber.ALLAH (C.C.) (C.C.) (CC)’ın “habibi” sevgilisi..Buna rağmen sen, ALLAH (C.C.) (C.C.) Resulünün bizlerden farklı yanının olacağını, diğer insanlardan üstün vasıflara haiz olacağını kabul etmiyor musun? Kaba bir maddeci bakışla dinin tebliğ eden elçiydi hepsi o kadar mı ? Tebliğ ettiklerine bakın, tebliğciye bakmayın diyorsan, Al-i İmran suresi: 31′i muteber ehl-i sünnet tefsirlerinden oku. Biraz da Mesnevi’yi okuyalım ki, maddi gözümüz kapansın, manevi aşk gözümüz açılsın.

    Sahabe-i Kiram hazaretı Efendimiz (SAV) mübarek sakal-ı şeriflerini tarasa, saçlarından kesseler, teller toprağa değmeden kapışıyorlardı.Hiçbiri senin gibi tebliğ ettiğine bakın, Peygamberin şahsından size ne demediler.Peygamberimizin birileri tarafından efsaneleştirilmeye, büyütülmeye hiç ihtiyacı yoktu.O (SAV) zaten en büyük ve en üstün İNSAN idi.

    Yoksa “Bu övgüler övene nispetledir.Yoksa bu övüş sana bir kınamadır, bir hicivdir.” yani Ey Resul seni kendimizce, bilgimizce övdüğümüzü sanırız, kendi vasıflarını bilen, senin katında ise bunlar ne eksik şeylerdir.[3]

    Verilmek istenen insan tipi… hayranlık duyulmak için oldukça aşkınlaştırılmış insanüstü bir peygamber tipi çizmekteler…, haşa yani Peygamber böyle değildi de, böyle hayali bir insan aktarıldı. Aşkınlaştırılmış, abartılmış demeye getiriyor.Prens Bismark bile “Sana layık bir vücud olamadığımdan dolayı müteessirim Ya Mu…. derken, bizim yerliler saf İslam diye diye, Yüce dinimizde mana mefhumu adına, mucize adına hiçbir şey bırakmadılar.

    M.Hamdi Yazır -rahmetüllahi aleyh- efendi, Al-i İmran : 33. Ayetini tefsir ederken, peygamberlikteki özellik ve üstünlükleri şöyle açıklar : “ Peygamberler, gerek cismani kuvvetlerde, gerekse ruhani kuvvetlerde başkalarına benzemezler. Dış ve iç duyguları gibi idrak güçleri, görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma duyuları; hafıza ve zeka gibi zihinsel güçleri, akli ve ruhi güçleri, yalnızca derece bakımından değil, nitelik bakımından da diğer insanlardan farklı bir mükemmelliğe ve varılabilecek en yüksek düzeye sahiptir. Mesela uzakları görmekle kalmazlar, arkadan ve perde gerisinden de görebilirler. Başkalarının işitmediğini işitir, duyamadığını duyar, tadamadığını tadarlar. Şifa-i Şerif’tede genişçe açıklandığı gibi Peygamber -sallahü aleyhi vesellem- Efendimizin cismani ve ruhani kuvvet melekeleri ne kadar yüksekti.”[4] diyen alimlere mi, yoksa bütün bu alimleri ve ittifakla naklettiklerini hiçe sayan reformcu çağdaş naylon müctehid taslaklarını mı dikkate almalıyız. Vallahi yakınlarıma hep şunu söylüyorum: Y.Nuri gibileri seyredeceğinize, açık-saçık bir film seyretmeniz daha evladır..Zira ilki itikadını bozup, dinden eder, ikincisi de çirkin olmakla beraber yalnızca günahkar eder! Durum bu kadar vahimdir. Peygamber varisi gerçek alim mürşid-i kamil zatlarda bu varisliklerinden ve peygamber veresesinden nasiplerini alırlar.Öyleyse günümüzde bile peygamber varisi evliyaya dikkat!

    ” onlar kim biz kim! ” dedirtmek ve hayret ıslıkları çaldırmak için oluşturulur…Yani Peygamberden insani yapı olarak, aslında hiçbir farklı yanımız yok demeye getiriyor.Hani şu onlar adamsa bizde adamız meşhur söylemleri gibi!..Onun örnekliği iki ayaklı Kur’an oluşundan gelir. Şu bedbah tanıma bakın! Kainatın Fahrini -sallahü aleyhi vesellemi- nasıl kaba bir tanımlamaya, tozuna kurban olacağımız mübarek varlıklarını bu şekide dillerine dolayabiliyorlar.Oysa ehl-i sünnet ve cemaat önderleri Ol Rasulü taşımak şerefindeki binitlerine dahi (katır) demeyip, ester dediler, binitlerinin bile Allahresulünce verilmiş isimleri vardı.Kaba softaların kaba dili o Allah’ın (C.C.) boyası ile boyanmış aynaya zaten iz düşürmez!

    Onunla ilgili söylenenler gerçek de olabilir..(!)Önce mübarek önderimizi (SAV) küçültücü izah et, şüphe tohumlarını ek, sonra da onunla ilgili söylenenler gerçek olabilir de. İlmine mağrur şeytan kıssasını bir anlayabilseydik ! Bir Müslüman için gerçek olabilir, diye bir düşünve olamaz. Şüphe yok.O (sav) şüphesiz Elmalılı tefsirinde (yukarıda) verdiğimiz gibiydi, hatta daha da üstte,-haşa- ALLAH (C.C.) (C.C.) demeyecek kadar muazzez ve muhteşemdi.

    Verilmek istenen insan tipi… hayranlık duyulmak için oldukça aşkınlaştırılmış insanüstü bir peygamber tipi çizmekteler.. Şimdi bu cümleyi bir daha ele alalım. İslamoğlunun başka bir cümlesini buraya taşıyalım : “ Tek kişilik bir ordu, tek kişilik bir ümmettir, göklerin kendine dar geldiği kartaldır.” Peh peh peh..! İslamoğlu bu hayranlık uyandıracak, aşkınlaştırılmış kelimeleri başka bir yerde kullandığını unutmuşa benzer. Biz kendisine hatırlatalım. Yukarıdaki bu cümleleri Kafir, mason Cemaleddin Efgani için kullanmıştır. [5] ALLAH (C.C.) (C.C.) Resulüne -sallahü aleyhi vesellem- çok gördüğü meth-ü sena içeren cümleleri bir mason için kullanmaktan çekinmemiştir!

    Çağdaş yazarlar, siz; peygamberlik sanatlardan bir sanattır diyen, mezhepsiz ve mason birini göklerin kendine dar geldiği bir kartal olarak anarken, fena yakayı ele verdiniz. Kişi sevdiği ile beraberdir. Biz Hazreti Peygamberi, arkadaşlarını, aşıklarını övmeye devam edeceğiz. Siz de masonları övün. Er yarın Hak divanında belli olacak !

    Tarikat meselesinde, batıl tarikatleri asli tasavvufa örnek göstermesi ve hak tarikatlerden misaller getirmemesi (sh: 100), kelam ilmini faraziye olarak nitelemesi, (sh:45 ); Hz.Osman (RA) efendimize yapılan iftiraları ayrıntılı gözler önüne güya tarafsız ve savunmadan vermesi (!) (sh: 38-39 dip notları ); aşere-i mübeşşere’nin sayısı, İmanın ve İslam’ın şartının kaç oluşuna kadar, herşeyi yeniden tesbit etme ve geçmiş ehl-i sünnet müctehidlerini, alimlerini yetersiz gösterme eğilimleri gibi hiç de üzerine vazife olmayan ihtilaflardan, yeni ihtilafları doğurmuş !

    “Ehl-i sünnet içi tekfir yarışmasına Hanbeliler de Eş’ariyi tekfir edip, kanının helal olduğu yollu fetvalar vererek katılırlar.”(sh: 43 ) Hak mezhebleri birbirine garazlı gösterme gayreti bir kere daha karşımıza çıkıyor. Hanbeliler dediği, hanbeli mezhebinin bulunduğu bölgede, Teymiyye yandaşı vehhabilerdir. Vehhabilerin ise ehl-i sünnetin kanını, malını, ırzını helal addettikleri bilinen birşey. (Yusuf Nebhani hazretleri bunu eserlerinde açıkça belirtir.) İslamoğlu’nun çağdaşı Karaman’da bir televizyon konuşmasında Arabistanın vehhabilerini Hanbeliler olarak tanıtmıştı !!

    Bu kitabı da satır satır ele alsak, yazacak çok şeyimiz olurdu elbet. Lakin bu memleketimizin ehl-i sünnet alimlerinin, hocalarının (erbabının ) yapmak zorunda oldukları bir iş. Eskiden icazetli ulema, ilmi yayınları titizlikle takip edip, gerekli gördükleri zaman tenkid yazıları yazarak; ümmete duyururlardı.

    Günümüzde heva kitapları, her türlü kontrolden uzak, boş meydanda at oynatmaktadır. Hiç kimse rahatını bozmak istemiyor. Ahmed Davudoğlu ve Necip Fazıl merhumdan sonra bu vadide bir M.Şevket Eygi, Ebubekir Sifil hoca kaldı. Bir de son zamanlarda cesurca; bu sapık fikirli insanların üzerine Furkan dergisinde giden Muhterem Sadeddin Ustaosmanoğlu vardı. Şer’i konularda hassas kalemlere ne kadar çok ihtiyacımız var !

    • zilzal diyor ki:

      ben bugün bir sohbette bulundum ve sizin dediğiniz şeyler oradada konuşuldu kafam çok karışık kime inanacağız bilmiyorum

    • Ömer diyor ki:

      Sevgili Halil bey, İslam ve din algınızı gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Peygamber (SAV) bir insandı. Allah-ü Teala’nın sünnetullahından onu ayrı tutmak, saç sakal kesmesine bile mucizeler atfetmek ve bu mucizeleri reddedenleri din düşmanı gibi göstermek en basidinden cahiliyetin bir sebebidir. Bizim bunca yıldır çektiğimiz ne varsa okumamazlıktan bilgisizlikten geliyor. Var olan tüm klasik kitaplardan ne bulduysak doğrudur demişiz, ne kaynağını araştırmışız ne de sorgulamışız. Fakat artık çağ aydınlanma çağıdır. İslamı daha iyi anlamak için ilk inen ayetin dediği gibi “ikra”, kainatı okumalıyız. Eğer peygamberin o erdemli yaşayışını mucizelere dayandırırsak bizim o erdemli yaşayışa ulaşmamamız gerekir. Mucize insandır. İnsan kendine güvenmeyip mucizelere güveniyorsa Kuran o insanı inşa etmemiş demektir. İlk çağ filozoflarını hatırlayın. Mitleri eleştirdikleri için tepki görmüşlerdi zamanında. Akılcı oldukları için bir insan zümresine tepki göstermek akıllı insanların işi değildir. Bu konuda sayın İslamoğlunun yaptığı din eleştirisi değildir, insanların dine bakışının eleştirisidir. Kurandaki kıssa boşluklarını İsrailiyattan doldurmaktır cahiliyet. Ki bu mantık, Kurandaki kıssalardan ibret almak isteyenlerin değil, bunları bir tarih kitabı gibi görenlerin işidir. Bunları dinden temizlemek ve dini insanlara kolaylaştırmak lazımdır. Bir kere Peygamber sevgisini tanımlamak lazımdır bu konuda eleştiri yaparken. Eğer peygamber sevginiz onun her hareketinden mucize hasıl oluyor diyeyse bu sağlıklı bir müslümanlık değildir. Fakat peygamber sevgisinin nedeni o en azmış toplumda bir yol gösterici yokken bile masumiyetini, temizliğini koruması ve peygamberliği ile de Allah-ü Teala’nın tevhid davasını tüm zorluklara rağmen taşıması ise, işte bu daha doğru olmalıdır. Bir de İslam dünyasında bu kadar parçalanmaya hiç ihtiyacımız yokken İslami düşünürlerin birbirlerini bu kadar sert eleştirmesini anlayamıyorum. Birlik olmak lazımdır. Bunlara zenginlik olarak bakmak lazımdır. Çünkü sizin fikrinizin kaynağı ancak karşı fikrinizin kaynağı kadar sağlamken, karşı düşünceye cephe almak sadece sizin subjektif gerçekçiliğiniz için doğrudur. İslami düşünürlerin farklılığını artık bir rahatsızlık olarak görmüyorum o yüzden. Allah hepsinden razı olsun.

  5. ece gürpınar diyor ki:

    selaminaleyküm sizleri hilal tvden takipteyim Allah raz-ı olsun hepinizden,gurur duyuyorum hele karşılıklı sohbet edişiniz varya bayılıyorum okadar güzel sonuçlar çıkartıyorsunuz ki sonra Eyvallah;Rabbim yolunuzu ve yollarımızı islamın güneşi Hz.Muhammedi kalbimizden eksik eylemesin dua ile ALLAH TEKRAR RAZ-I OLSUN SİZLERDEN

  6. $Ü)-(£l)@ diyor ki:

    s.a evet gerçekten mustafa hocmız bu değeri hak ediyor ben her sohbetini dinlediğimde ağlıyorum çünkü onu tanıdıktan sonra hayatımda çok şey değişti ALLAH ONDAN RAZI OLSUN İNŞAALLAH .size tavsiyem üç MUHAMMED kitabını okuyun halen onu talip ediyom ALLAH’A EMANET OLUN İNŞAALLAH ….

  7. serdar kılıç diyor ki:

    HOCAM ALLAH SENDEN RAZI OLSUN DUALARINIZI MAHSAR OLURUM İNŞAALLAH

  8. şahin özer diyor ki:

    ilk defa hilal tv de yaklaşık 6 ay önce kendisini tanıma fırsatım oldu o günden beri takip ediyorum.Allah kendisinden razı olsun;ağzına ve yüreğine sağlık hocam.

  9. ufuk güngör diyor ki:

    mustafa islamoğlu nu 6 yıldır takip ediyorum hayatıını islama vakfetmiş bir alimdir.Ben elimden geldiği kadar çevremdeki insanları Mustafa hocamdan haberdar etmeye çalışıyorum.Selam ve dua ile kalın…

  10. ASİ KÖLE diyor ki:

    HOCA EFENDİ GERÇEKTEN GÜCÜN SÖZÜNE DEĞİL,SÖZÜN GÜCÜNE İNANMIŞ BİRİSİ.BU YÜZDEN RABBİM İLMİNİ MÜBAREK EYLESİN

  11. Burhanettin Korkmaz diyor ki:

    ilk Hilal TV de izledim, gönlümü fetih etti, hayatim onun sayesindi bastan sonuna kadar degisti, bir anlam kazandi, Allah ondan razi olsun, mustafa hocamdan öncede cok sayida internetde islami sohbetler dinledim, ama o muhtesem bir anlayisla anlatiyor. mutlaka izleyin!!!

  12. elif demir diyor ki:

    ben bu zatı çok merak ediyodum kimdir bu kişi bu kadar sevilmeyi başaran?hakları varmış araştırdım bakyım da haklıymışlar beni bu zatla tanıştıran mustafa islamoğlu tutkunu arkadaşım ömere teşekkür ediyorum .hemen yarın gidip kitabını alıp okuyacam.arkadaşım bana adayış risalesini hediye etmişti şimdi bende bir başka kitabını alacam..teşekkürler mustafa islamoğlu hocamız…

Yorum Yap

Gül Kahkaha Üzgün Ağlarım Kötülük Kötülük Boooomm! Kızmak Şaşmak Hııh! Hastayım Hayran Ölü Kopmak Tek Göz Recai Kazanmak Zombi Böööö Normal Cool Miavv Pışık Uyku Pisko Kıs kıs

Dikkat: Yorumlarında hakaret, küfür vb. ifadeler kullanan, kelimeleri uzatarak yazan ve MSN adreslerini yorum içersinde paylaşanların yorumları yayınlanmayacaktır.
Üye Girişi - Üye Ol (Ücretsiz)
Kullanıcı Adı:

Şifre:
Hatırla Beni

Şifrem Neydi?
300*250
300*250
Yazıları takip etmek için;
RSS Adamislammekani.com
728x90
rugzo.com'da bulunan (yazı,resim,video gibi) her şeyi isteyen herkes istediği her yerde kaynak göstermek şartıyla kullanabilir.
İslam Mekanı - Orjinal Klip - Dizi Film Kolik - Dini İsimler - TR Press - YahoTubi - klip izle - Sitemap.
Tüm hakları Ali Baba ve Kırk Haramiler'in büyülü mağarasında saklıdır.
WordPress | XML Valid | CSS Valid