
Milâdî 630 yılında Mekke fethedildi. Vaktiyle Kureyş müşrikleri tarafından bu şehirden zorla çıkartılıp Medine’ye hicrete zorlanan müslümanlar, silah kullanmadan Mekke’yi fethettiler.
Bu fetihte nice hikmetler vardır. En büyük hikmet, belki de gönüllerin fethedilmesiydi. Allah Teâlâ ‘nın “evim” buyurduğu Kabe-i Muazzama’ya doğru bütün mü’minler edeple yaklaştılar. Gönül huzuru ile Beytullah’a kavuştular. Kan değil, gözyaşları döküldü. Boyunlar Allah ‘a büküldü.
Bu şehirden ayrılalı sekiz yıl olmuştu. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), en sadık arkadaşı Ebû Bekir (r.a.) ile ayrıldığı bu şehre, 10.000′den fazla müslüman ile birlikte girdi. Kâbe’de ilk ezanı Bilal-i Habeşi okudu.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Kâbe’yi tavaf ettikten sonra, Beytullah’ın kapısı önünde Mekkeliler’e hitap etti. Kur’an o günün gerçekleşeceğini daha önceden haber verdi.


fethi, kabe, mekke, Peygamberimiz