
Allah Teâlâ ‘yı seven Hz. Resûlullah’ı (s.a.v.) sever. Sonra ondan sayılan, onunla anılan herşeyi sever. Bunların başında Ehl-i Beyt gelir. Ehl-i Beyt, Hz. Resûl-i Ekrem’in (s.a.v.) ailesi ve evlatlarıdır.
Resûlullah’ın (s.a.v.) şerefli meshebi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtası ile devam ettiği için, onların kyamete kadar gelecek olan evlatlarıda Ehl-i Beytin birer parçasıdır
Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Ey Peygamber hanımları! Namazı kılın, zekatı verin; Allah ‘a ve Resûlune itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzap 33/33)
Ümmü Seleme validemiz (r.a.) demiştir ki: “Bu ayeti kerime benim evimde indi. Resûlullah (s.a.v.) Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’i (r.a.) çağırdı. Onları hayber yapımı geniş bir elbisenin altına topladı, kenside içine girdi ve, “İşte bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir.” buyurdu. Sonra inen ayeti okudu ve, “Allah ‘ım! Onlardan kötülükleri gider. Onları tertemiz et!” diye dua etti.
Ben, “Ya Resûlullah, ben Ehl-i Beyt’ten değilmiyim” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Sen benim Ehlimsin. sen zaten hayr içindesin.”buyurdu. (Taberi)
Ayet, ehl-i beyt, Hadis, Peygamberimiz