<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; Peygamberlerimiz</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/category/peygamberlerimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz. İshak</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-ishak/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-ishak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 00:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İshak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6921</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İshak" title="Hz. İshak" height="150" width="250"><br />İbrahim (a.s)&#8217;in Hz. Sâre&#8217;den doğan ikinci oğlu. Hz. Sâre&#8217;nin çocuğu olmadığı için kocasına cariyesi Hacer&#8217;i [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim (a.s)&#8217;in Hz. Sâre&#8217;den doğan ikinci oğlu.</p>
<p><img src="http://www.muhammedhasenoglu.org/images/ibrahim6.jpg" alt="http://www.muhammedhasenoglu.org/images/ibrahim6.jpg" /></p>
<p>Hz. Sâre&#8217;nin çocuğu olmadığı için kocasına cariyesi Hacer&#8217;i hediye etmiştir. Hz. Hacer Hz. İsmail&#8217;i doğurunca, Hz. Sâre üzülmüştür. Hz. İbrahim yüz yirmi yasında Hz. Sâre doksan yasında iken Allah&#8217;ın bir lutfu ve mucizesi olarak İshâk (a.s) doğmuştur (bk. Hâkim, Müstedrek, 11, 556).</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bu olay söyle anlatılır: &#8220;And olsun ki, elçilerimiz İbrahim&#8217;e müjde ile gelip; &#8220;Selâm&#8221;, dediler. O da &#8220;Selâm&#8221; dedi ve eğlenmeden gidip kızartılmış bir buzağı getirdi. Onların ellerinin buna uzanmadığını görünce hoşlanmadı ve kalbine bir korku geldi. Onlar &#8220;korkma biz lût kavmine gönderildik&#8221; dediler. İbrahim&#8217;in ayakta duran zevcesi güldü. Biz de ona İshak&#8217;ı ardından da torunu Yâkub&#8217;u müjdeledik. Kadın &#8220;vay, kendim koca bir kari, su zevcimde bir ihtiyar iken ben mi doguracakmışım? Bu doğrusu pek şaşılacak bir iş&#8221; dedi. Melekler &#8220;ey evin hanımı. Allah&#8217;ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah&#8217;ın isine şaşacaksın. O Hamid ve Meciddir&#8221; dediler (Hûd, 11 /73).</p>
<p>İshâk (a.s)&#8217;in tarih kitaplarında anlatılan şemâli şöyledir. Uzun boylu, kara gözlü, buğday benizli, yüzü güzel, konuşması düzgün, saçı, sakalı bembeyazdı. Siret ve sureti babası İbrahim (a.s)&#8217;a benzerdi (Hâkim, Müstedrek, 11, 557). Hz. İshâk&#8217;ın Yakub ve &#8216;Ays adında iki oğlu olmuştur. Yakub (a.s) daha güzel yüzlü, daha düzgün konuşmalı ve zarafet ve güzelliği daha çok olandı. Ays, Rumların yaşadığı bölgede ikamet etmişti (Hâkim, Müstedrek, l l, 557).</p>
<p>İshâk (a.s) Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de de övülmüştür: &#8220;Ey Muhammed; güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshâk ve Yakub&#8217;u da an! Biz onları âhret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık. Doğrusu onlar bizim yanımızda seçkin, iyi kimselerdir&#8221; (Sâd, 38/45-47). İshâk (a.s) babasının ölümünden sonra Şam bölgesine peygamber olarak vazifelendirilmiş, Allah&#8217;u Teâlâ onu seçkin ve hayırlı bir insan eylemiştir.</p>
<p>&#8220;İbrahim&#8217;e Salihlerden bir peygamber olmak üzere de İshâk&#8217;ı müjdeledik. Hem ona hem de İshâk&#8217;a feyz ve bereketler verdik. Her ikisinin neslinden iyi hareket edeni de vardır, nefsine apaçık zulmedeni de vardır&#8221; (es-Sâffât, 37/112, 113).</p>
<p>Hz. İshak rivayete göre yüz altmış yaşlarında bu günkü Filistin&#8217;in bulunduğu bölgede Kudüs yakınlarında vefat etmiş, babası İbrahim (a.s)&#8217;in Mezradaki kabrinin yanına defnedilmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-ishak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Musa Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2008 05:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Musa]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Musa Duaları" title="Hz. Musa Duaları" height="150" width="250"><br />İsrailoğulları&#8217;na elçi olarak gönderilen Hz. Musa, Firavun&#8217;un zulmünden kurtulması için, henüz bebek iken annesine gelen [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/Hz_Musa_dua.jpg" align="left" height="212" hspace="6" vspace="2" width="214" />İsrailoğulları&#8217;na elçi olarak gönderilen Hz. Musa, Firavun&#8217;un zulmünden kurtulması için, henüz bebek iken annesine gelen vahy üzerine bir nehre bırakılmıştı. Firavun ve ailesi nehirde buldukları Hz. Musa&#8217;yı evlat edindiler. (Kasas Suresi, 7-8) Hz. Musa&#8217;ya Firavun&#8217;un sarayında ergenlik çağına geldiğinde diğer peygamberler gibi Allah&#8217;tan &#8220;ilim ve hikmet&#8221; verildi. (Kasas Suresi, 14)Kuran&#8217;da Hz. Musa&#8217;nın        Allah&#8217;a yönelerek dua etmesine neden olan bir olay şöyle anlatılır:<br />
(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da:) &#8220;Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkça saptırıcı bir düşmandır&#8221; dedi. (Kasas Suresi, 15)<span id="more-6845"></span></p>
<p>Ayette anlatılan olay sonucunda Hz. Musa Allah&#8217;tan bağışlanma diledi ve bir daha suçlu ve günahkarlara destek olmayacağına dair Allah&#8217;a söz verdi:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.&#8221; Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki: &#8220;Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım.&#8221; (Kasas Suresi, 16-17)</p>
<p>Söz konusu olayın duyulması üzerine, bulunduğu şehrin önde gelenleri Hz. Musa&#8217;yı yakalayarak öldürmeyi planladılar. Bunu öğrenince Hz. Musa yine Allah&#8217;a dua etti:<br />
Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: &#8220;Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar&#8221; dedi. (Kasas Suresi, 21)</p>
<p>Hz. Musa’nın duası kabul edildi ve Allah’ın yönlendirmesiyle Firavun’un şehrinden ayrılarak daha güvenli bir yere gitmek üzere yola koyuldu. Bu sırada da sürekli Allah’a yönelmiş, hep O’na dua etmişti:<br />
Medyen&#8217;e doğru yöneldiğinde de: &#8220;Umarım Rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir&#8221; dedi. Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: &#8220;Bu durumunuz ne?&#8221; &#8220;Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemişbir ihtiyardır.&#8221; dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: &#8220;Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım.&#8221; Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. &#8220;Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir.&#8221; dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: &#8220;Korkma&#8221; dedi. &#8220;Zalimler topluluğundan kurtulmuşoldun.&#8221; (Kasas Suresi, 22-25)</p>
<p>Bu olayların ardından Hz. Musa Medyen’de yerleşti. Ardından geçen 8-10 yıldan sonra ailesiyle birlikte Medyen’den ayrıldı. Yolda Tuva Vadisi denilen yere geldiğinde ilk vahyi alacaktı. Allah ona Firavun’a gitmesini ve kendisine dini tebliğ etmesini emretti. Hz. Musa’nın Kasas Suresi’nde Allah’a bu konuda şöyle dua ettiği bildirilir:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, gerçekten onlardan bir kişi öldürdüm, beni öldürmelerinden korkuyorum. Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.&#8221; (Kasas Suresi, 33-34)</p>
<p>Kuran’da bildirildiğine göre Hz. Musa içinde duyduğu heyecanın tebliğ görevini yerine getirmesine engel olmasından çekinmişti. Bunun için de Allah’a dua etti:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, benim göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz; ki söyleyeceklerimi kavrasınlar. Ailemden bana bir yardımcı kıl, kardeşim Harun&#8217;u. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu işimde ortak kıl, Böylece Seni çok tesbih edelim. Ve Seni çok zikredelim. Şüphesiz Sen bizi görüyorsun.&#8221; (Taha Suresi, 25-35)</p>
<p>Hz. Musa&#8217;nın bu samimi        duasına karşılık Allah onu ve kardeşini özel bir koruma altına aldığını        şöyle bildirmiştir:<br />
(Allah) Dedi ki: &#8220;Pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz; sizin ikinize de öyle bir &#8216;güç ve yetki&#8217; vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız.&#8221; (Kasas Suresi, 35)</p>
<p><img src="http://www.guldemeti.com/Hz_musa_dua_firavun.jpg" align="right" height="175" hspace="6" vspace="2" width="250" />Hz. Musa’nın Firavun’a göstermişolduğu mucizeler, Firavun’un yanındaki bazı kişilerin iman etmesine vesile olurken, Firavun ve kavminin büyük kısmı Allah’a karşı büyüklenmekte ısrar ediyorlardı. Bunun üzerine Hz. Musa’nın Allah’a şöyle dua ettiği Kuran’da bildirilir:<br />
Musa dedi ki: &#8220;Rabbimiz, şüphesiz Sen, Firavun&#8217;a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç, ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz, Senin yolundan saptırmaları için (mi?) Rabbimiz, mallarını yerin dibine geçir ve onların kalblerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler.&#8221; Allah, Hz. Musa&#8217;nın duasına şöyle karşılık verdi: &#8220;İkinizin duası kabul olundu. Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.&#8221; (Yunus Suresi, 88-89)</p>
<p>Hz. Musa&#8217;nın yukarıdaki duasının ardından Firavun ve tüm inkarcı çevresi helak edilmişve İsrailoğulları Mısır&#8217;dan ayrılmışlardır. Mısır&#8217;dan çıkmalarından bir süre sonra, Hz. Musa kardeşi Hz. Harun&#8217;u yerine bırakarak, kırk günlüğüne Tur Dağı&#8217;na çıktı. Burada kendisine vahyin gelmesini bekledi. (A&#8217;raf Suresi, 142) Vahy gelince de Allah&#8217;a şöyle dua etti:</p>
<p>&#8220;&#8230;        Rabbim, bana göster, Seni göreyim&#8221;&#8230; (A&#8217;raf Suresi, 143)</p>
<p>Allah, Hz. Musa&#8217;nın bu        isteğine şöyle karşılık verdi:<br />
&#8230; (Allah:) &#8220;Beni asla göremezsin, ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse, sen de Beni göreceksin.&#8221; Rabbi dağa tecelli edince, onu paramparça etti. Musa bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: &#8220;Sen ne Yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim&#8221; dedi. &#8220;Ey Musa&#8221; dedi. &#8220;Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.&#8221; (Araf Suresi, 143-144)</p>
<p>Hz. Musa Tur Dağı&#8217;na giderken kavminden sorumlu olarak kardeşi Hz. Harun&#8217;u bırakmıştı. Ancak kavmi Hz. Musa&#8217;nın gidişi ile birlikte gevşeklik göstererek Mısır&#8217;daki putperest inanışlara dönüş yaptılar. Kendilerine bir buzağı heykeli yaptılar ve ona tapındılar. Hz. Musa kavminin buzağıya tapması üzerine aralarından müminleri ayırarak Allah&#8217;ın daha önceden vahyettiği buluşma yerine doğru yola çıktı. Ancak buluşma yerine gelmeden bunları da ayetin ifadesiyle &#8220;dayanılmaz bir sarsıntı&#8221; tutunca, Allah&#8217;tan kendisi ve yanındaki müminler için bağışlanma diledi:<br />
&#8230; Dedi ki: &#8220;Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helâk ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın.&#8221; Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: &#8220;Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.&#8221; (A&#8217;raf Suresi, 155-156)<br />
Kuran&#8217;da Hz. Musa ile ilgili olarak anlatılanlara baktığımızda, Hz. Musa&#8217;nın dualarında en çok dikkat çeken noktalardan birinin, onun içten samimiyeti ve açıksözlülüğü olduğunu görürüz. Allah&#8217;a samimi bir biçimde dua etmişve O&#8217;ndan yardım dilemiştir. Allah, Hz. Musa&#8217;yı zamanla ve olaylarla eğiterek büyük güç sahibi bir peygamber haline getirmiştir.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-musa-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Yusuf&#8217;un Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-yusufun-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-yusufun-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2008 02:32:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Yusuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-yusufun-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Yusuf'un Duaları" title="Hz. Yusuf'un Duaları" height="150" width="250"><br />Hz. Yusuf kıssası, dua konusunda müminler için güzel örneklerle doludur. Hz. Yusuf, karşılaştığı her türlü [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/manzara_dua5.jpg" align="right" height="259" hspace="6" vspace="2" width="193" />Hz. Yusuf kıssası, dua konusunda müminler için güzel örneklerle doludur. Hz. Yusuf, karşılaştığı her türlü sıkıntıya karşı tevekküllü ve teslimiyetli davranmasıyla, Allah&#8217;a olan sadakatiyle, sağlam bir imanın tüm alametlerini göstermiştir.</p>
<p>Hz. Yusuf&#8217;a ve babası Hz. Yakup&#8217;a isabet eden sıkıntılar, küçük yaştaki Hz. Yusuf&#8217;un kıskanç kardeşleri tarafından kuyuya atılıp bir kurt tarafından yenmişgibi gösterilmesiyle başlar. Ancak Hz. Yakup, çok sevdiği oğlunun başına gelen bu olay karşısında Allah&#8217;a olan teslimiyetini korur:<br />
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) ola gömleğini getirdiler. &#8220;Hayır&#8221; dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı yardım istenecek olan Allah&#8217;tır.&#8221; (Yusuf Suresi, 18)</p>
<p>Ayetten de anlaşılacağı gibi oğlunun kanlı gömleği ile karşılaşan Hz. Yakup, gerçek bir mümin tavrı göstererek yapacağı en doğru davranışın &#8220;sabır, tevekkül ve dua&#8221; olacağını söyler. Nitekim kuyuya atılarak ölüme terk edilen Hz. Yusuf, bir mucize eseri yoldan geçen bir kervan tarafından bulunur. Onu bulan kafile, onu para karşılığında satmaya karar verir ve yanlarına alır.<span id="more-6837"></span></p>
<p>Bunun ardından köle olarak önde gelen bir Mısırlıya satılan Hz. Yusuf&#8217;a, ergenlik çağına geldiğinde Allah &#8220;ilim ve hikmet&#8221; (Yusuf Suresi, 22) verir.</p>
<p>O&#8217;nu satın alan Mısırlının karısı, ayette bildirildiğine göre ondan murad almak ister. Bunu kabul etmeyen Hz. Yusuf&#8217;u hapse attırmakla tehdit eder. Bunun üzerine Hz. Yusuf şöyle dua eder:<br />
(Yusuf) Dedi ki:&#8221;Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum. (Yusuf Suresi, 33)</p>
<p>Ayette görüldüğü gibi Hz. Yusuf, duasında içinde bulunduğu durumu samimi olarak itiraf etmiştir. Bunun ardından hapse atılan Hz. Yusuf, zindanda yanındakilere tebliğe başlar:<br />
“Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) Rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı? Sizin Allah’tan başka taptıklarınız, Allah’ın kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah’ındır. O, Kendisi’nden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf Suresi, 39-40)</p>
<p>Yıllar boyu orada kaldıktan sonra, Mısırlı&#8217;nın karısının da Hz. Yusuf&#8217;un masum olduğunu söylemesi üzerine Hz. Yusuf zindandan çıkarılır. (Yusuf Suresi, 51-54)</p>
<p>Tüm bu sıkıntıların ardından Hz. Yusuf&#8217;un duası kabul edilir ve kuyuya atılma ile başlayan olaylar, ülkenin iktidarında söz sahibi olmasıyla devam eder:<br />
İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf&#8217;a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır&#8217;da) dilediği yerde konakladı&#8230; (Yusuf Suresi, 56)<br />
Böylece iktidar sahibi olan Hz. Yusuf, kendisini zindandan çıkararak hazinenin başına geçiren Allah&#8217;a şükreder ve dünyada Müslüman olarak ölmek ve ahirette de salihlerle birlikte olmak için dua eder:<br />
Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat. (Yusuf Suresi, 101)</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-yusufun-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Eyüp&#8217;ün Duları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-eyupun-dulari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-eyupun-dulari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 21:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Eyüp]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-eyupun-dulari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Eyüp'ün Duları" title="Hz. Eyüp'ün Duları" height="150" width="250"><br />Kuran&#8217;da dört yerde Hz. Eyüp&#8217;ten bahsedilir ve onun sabrı müminlere örnek olarak gösterilir. Allah&#8217;tan vahiy [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/dua_manzara33.jpg" align="left" height="238" width="184" />Kuran&#8217;da dört yerde Hz. Eyüp&#8217;ten bahsedilir ve onun sabrı müminlere örnek olarak gösterilir. Allah&#8217;tan vahiy alan seçilmişbir kul olan Hz. Eyüp (Nisa Suresi, 163), ciddi bir hastalığa yakalanarak sıkıntı çekmiştir. Ancak içinde bulunduğu her türlü ağır şartta daima sabrı ve Allah&#8217;a olan güveni ile öne çıkmıştır. Allah onun bu vasfını tüm müminlere örnek olarak gösterir:<br />
&#8230; Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah&#8217;a) yönelip-dönen biriydi. (Sa&#8217;d Suresi, 44)</p>
<p>Hz. Eyüp yakalandığı hastalığın yanısıra bir de şeytanın olumsuz telkini ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak Hz. Eyüp bu sıkıntısını samimi olarak Allah&#8217;a açmışve O&#8217;ndan yardım dileyerek dua etmiştir:<br />
Kulumuz Eyyub&#8217;u da hatırla. Hani o: &#8220;Herhalde şeytan, bana kahredici bir acı ve azab dokundurdu&#8221; diye Rabbine seslenmişti. (Sad Suresi, 41)</p>
<p>Bir başka ayette, Hz.        Eyüp&#8217;ün içli duasından şöyle söz edilir:<br />
Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: &#8220;Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın.&#8221; (Enbiya Suresi, 83)</p>
<p>Allah elbette bu salih kulunun duasına icabet etmiştir. Allah&#8217;ın Hz. Eyüb&#8217;e verdiği cevap ayetlerde şöyle aktarılır:<br />
Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik. (Enbiya Suresi, 84)</p>
<p>Allah insanları çok farklı şekillerde imtihan etmektedir. Allah&#8217;ın salih kullarından biri olan Hz. Eyüp de şiddetli bir sıkıntı ile denenmiştir. Benzer sıkıntılar, yine dünyadaki imtihan ortamı içinde başka müminlerin başına da gelebilir. Dolayısıyla bu tür bir durumda kalan bir mümin, Hz. Eyüp örneğinde olduğu gibi, imtihanın şekli ve süresi ne olursa olsun Allah&#8217;ın insana taşıyamayacağı yükü yüklemeyeceğinin bilincinde olmalıdır.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-eyupun-dulari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Lut&#8217;un Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-lutun-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-lutun-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Mar 2008 21:19:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Helak]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Lut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-lutun-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Lut'un Duaları" title="Hz. Lut'un Duaları" height="150" width="250"><br />Kuran&#8217;da &#8220;hüküm ve ilim&#8221; verilen peygamber olarak bahsedilen Hz. Lut, Nuh Peygamber gibi kavmine uzun [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.guldemeti.com/manzara_dua1.jpg" align="right" height="200" hspace="6" vspace="2" width="267" />Kuran&#8217;da        &#8220;hüküm ve ilim&#8221; verilen peygamber olarak bahsedilen Hz. Lut, Nuh Peygamber        gibi kavmine uzun yıllar boyunca hak dini tebliğ etmiştir. Ancak Allah &#8216;ın        sınırlarını çiğneyerek eşcinsel ilişkilerde bulunan kavminin Hz. Lut&#8217;a        cevabı hep olumsuz olmuştur:<br />
Hani Lut da        kavmine şöyle demişti: &#8220;Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı        hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp        şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir        kavimsiniz. Kavminin cevabı: &#8220;Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü        bunlar çokça temizlenen insanlarmış!&#8221; demekten başka olmadı. (A&#8217;raf        Suresi, 80-82)</p>
<p>Lut Kavmi, Allah&#8217;ın        elçisini tanımamakla kalmayıp, ona karşı açıkça meydan okumuştu. Hz. Lut        ise kavmini uzun bir zaman tevhid dinine çağırdı, herhangi bir olumlu        cevap alamayınca Allah&#8217;a şöyle dua etti:<br />
Dedi ki:        &#8220;Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et.&#8221; (Ankebut Suresi,        30)</p>
<p>Hz. Lut&#8217;un duasını Allah        kabul etti ve Allah&#8217;ın elçisine başkaldıran Lut Kavmi helak oldu:<br />
Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke        halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz. Andolsun, Biz        akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır. (Ankebut        Suresi, 34-35)</p>
<p>Bu örnekte gördüğümüz gibi        dua, sadece insanların iyiliği, dünya ve ahiret saadeti için olmayabilir.        Allah&#8217;ın sınırlarını çiğneyen, müminlere zulmeden toplulukların helakı        için birçok peygamber dua etmiştir. Hz. Lut&#8217;un duası da buna bir örnektir.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-lutun-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İbrahim&#8217;in Duları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 05:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İbrahim'in Duları" title="Hz. İbrahim'in Duları" height="150" width="250"><br />  Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe&#8217;yi inşa eden Hz. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       <img src="http://www.guldemeti.com/mekke_dua.jpg" align="left" height="200" hspace="6" vspace="3" width="170" />Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe&#8217;yi inşa eden Hz. İbrahim, Kuran&#8217;da, &#8220;tek başına bir ümmet&#8221; olarak tanıtılmaktadır. O ve oğlu Hz. İsmail, bundan binlerce yıl önce, Allah&#8217;ın vahyi doğrultusunda insanların toplanacakları ve O&#8217;nu zikredecekleri, yılın belirli zamanlarında oraya hacca gelecekleri bir ev inşa etmişlerdir. Bu evin Kuran&#8217;daki adı Kabe&#8217;dir. İkisi bunu bir ibadet olarak yapmış, ve sonrasında şöyle dua etmişlerdir:<br />
İbrahim, İsmail&#8217;le birlikte Evin (Ka&#8217;be&#8217;nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): &#8220;Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin&#8221;. (Bakara Suresi, 127)</p>
<p>Kabe&#8217;nin inşa edildiği yer zamanla gelişecek ve bugün Mekke olarak isimlendirdiğimiz şehir halini alacaktır. Hz. İbrahim burası için Allah&#8217;a şöyle dua etmiştir:<br />
Hani İbrahim: &#8220;Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah&#8217;a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır&#8221; demişti de (Allah: &#8220;Sadece inananları değil) inkâr edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o&#8221;demişti. (Bakara Suresi, 126)<span id="more-6831"></span></p>
<p>Hz. İbrahim ve oğlu İsmail dualarında sadece kendi yaşadıkları dönem için değil, kendilerinden sonra gelecek olan kuşaklar için de bazı isteklerde bulunmuşlardır:<br />
Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş(Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş(Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin. Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder, onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, Sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin. (Bakara Suresi, 128-129)</p>
<p>Hz. İbrahim&#8217;in bir başka        duasında, Allah&#8217;a yakınlaşma yolları aradığı şöyle haber verilmektedir:<br />
Hani İbrahim: &#8220;Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster&#8221; demişti. (Allah ona:) &#8220;İnanmıyor musun?&#8221; deyince, &#8220;Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için&#8221; dedi. &#8220;Öyleyse, dört kuştut. Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.&#8221; (Bakara Suresi, 260)</p>
<p>Ayetten de açıkça anlaşıldığı gibi İbrahim Peygamberin Allah&#8217;tan ölüleri nasıl dirilttiğini göstermesini istemesi, inancındaki bir zayıflıktan dolayı değildi. Aksine iman etmişti, ama iman ettiği gerçeği tam anlamıyla kavramak istiyordu. O, son derece samimi ve içten bir biçimde Allah&#8217;ın bir mucizesine tanık olmayı istemiş, Allah bu samimi duaya icabet etmişti.         <img src="http://www.guldemeti.com/paptaya_dua.jpg" align="right" height="163" hspace="5" vspace="2" width="194" />Hz. İbrahim&#8217;in babası bir putperestti. O, babasına dini tebliğ etmişancak babası iman etmeyi kabul etmemişti. İbrahim Peygamber ise babası için Allah&#8217;tan bağışlanma dilemişti:<br />
(İbrahim:) &#8220;Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır&#8221; dedi. Sizden ve Allah&#8217;tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.&#8221; (Meryem Suresi, 47-48)</p>
<p>Hz. İbrahim&#8217;in, babası bir mümin olmadığı halde onun için Allah&#8217;a dua etmesinin gerçek nedeni de Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmektedir:<br />
Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz. İbrahim&#8217;in babası için bağışlanma dilemesi, yalnızca ona verdiği bir söz dolayısıyla idi. Kendisine, onun gerçekten Allah&#8217;a düşman olduğu açıklanınca ondan uzaklaştı. Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu. (Tevbe Suresi, 113-114)</p>
<p>Bugün milyonlarca insanın ziyaret ettiği Mescid-i Haram&#8217;a yani Kabe&#8217;ye ilk yerleşen Hz. İbrahim, duasının devamında oğulları İsmail, İshak ve tüm müminler için şu isteklerde bulunmuştu:<br />
Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler. Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah&#8217;a gizli kalmaz. Hamd, Allah&#8217;a aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail&#8217;i ve İshak&#8217;ı armağan etti. Şüphesiz Rabbim, gerçekten duayı işitendir. Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur. Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü&#8217;minleri bağışla. (İbrahim Suresi, 37-41)</p>
<p>Görüldüğü gibi Hz. İbrahim duasında hem Allah&#8217;ın sıfatlarını saymakta, hem de O&#8217;na şükretmektedir. O&#8217;ndan istediği şeyler de, kendisini O&#8217;na yakınlaştıracak, ahirette bağışlanmasına vesile olacak isteklerdir.</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-ibrahimin-dulari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Nuh&#8217;un Duaları</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-nuhun-dualari/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-nuhun-dualari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 05:20:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Nuh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-nuhun-dualari/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Nuh'un Duaları" title="Hz. Nuh'un Duaları" height="150" width="250"><br />Kuran&#8217;da, yıllar boyunca, örnek bir kararlılıkla kavmini tevhid dinine çağıran Hz. Nuh&#8217;un sabrından övgü ile [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hafif.org/imaj/serdarsabri/noahs-20ark-20shaped-20puzzle.jpg" alt="Hz. Nuh" height="400" width="400" /></p>
<p>Kuran&#8217;da, yıllar boyunca, örnek bir kararlılıkla kavmini tevhid dinine çağıran Hz. Nuh&#8217;un sabrından övgü ile bahsedilir. Hz. Nuh kendisine ve yanındaki müminlere düşmanlık gösteren kavmine karşı kararlılıkla mücadele etmiştir. Hz. Nuh&#8217;un içinde bulunduğu her türlü durumda Allah&#8217;a yönelmesi, O&#8217;nun yardımını umarak samimiyetle dua etmesi ise müminler için büyük bir örnektir. Hz. Nuh içinde bulunduğu durumu Allah&#8217;a söylemişve şöyle dua etmiştir:</p>
<p>Sonunda Rabbine dua etti: &#8220;Gerçekten ben, yenik düşmüşdurumdayım. Artık Sen (bu kafir toplumdan) intikam al.&#8221; (Kamer Suresi, 10)<span id="more-6830"></span></p>
<p>Başka bir surede Hz. Nuh&#8217;un        Allah&#8217;a duası şu şekilde haber verilir:<br />
Nuh: &#8220;Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma.&#8221; dedi. &#8220;Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükte sınırı aşan (facir&#8217;den) kafirden başkasını doğurmazlar. Rabbim, beni, annemi, babamı, mü&#8217;min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma.&#8221; (Nuh Suresi, 26-28)</p>
<p>Allah, Hz. Nuh&#8217;un bu duasını kabul etmişve ileride kopacak olan Tufan&#8217;a hazırlık yapmasını emretmiştir. Hz. Nuh yakında herhangi bir deniz veya göl olmamasına rağmen Allah&#8217;ın emri üzerine büyük bir gemi yapmaya başlamıştır. Geminin yapımı sırasında kavmi ise kendisi ile alay etmeye devam etmiştir. Bu olay Kuran&#8217;da şöyle haber verilir:<br />
Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında O&#8217;nunla alay ediyordu. O: &#8220;Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz&#8221; dedi. (Hud Suresi, 38)<br />
Ancak Hz. Nuh kavminin tüm baskısına rağmen, Allah&#8217;ın emri gereği gemiyi hazırlamaktadır. Ve sonunda Allah&#8217;ın vaadi gelir ve tufan patlak verir:<br />
Biz de &#8216;bardaktan boşanırcasına akan&#8217; bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeri de &#8216;coşkun kaynaklar&#8217; halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmişbir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti. Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmişgemi) üzerinde taşıdık. (Kamer Suresi, 11-13)</p>
<p>Tufan sırasında boğulanlardan birisi de Hz. Nuh’un oğludur. Hz. Nuh tufandan önce oğlunu gemiye çağırır ancak oğlu babasının bu çağrısını kabul etmez. (Hud Suresi, 43) Kuran’da Hz. Nuh’un, oğlunun ölümü üzerine Allah’a şu şekilde seslendiği haber verilmektedir:<br />
Nuh Rabbine seslendi: Dedi ki: “Rabbim, şüphesiz benim oğlum ailemdendir ve Senin va’din de doğrusu haktır. Sen hakimler hakimisin.” Dedi ki: “Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş(yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.” (Hud Suresi, 45-46)</p>
<p>Hz. Nuh kavminin helak edilmesi için dua ederken “mümin olarak evine girenlerin” korunmasını istemiştir. Oysa Nuh’un oğlu iman etmemiştir. Kuran’da Hz. Nuh’un Allah’a kendisini affetmesi için şöyle dua ettiği bildirilir:<br />
Dedi ki: &#8220;Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum.&#8221; (Hud Suresi, 47)</p>
<p>Kaynak: Kurandadua.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-nuhun-dualari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İsa Peygamber</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-isa-peygamber/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-isa-peygamber/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 05:17:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-isa-peygamber/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. İsa Peygamber" title="Hz. İsa Peygamber" height="150" width="250"><br />İsa Peygamberi Allah özel bir yaratılışla yaratmıştır. Allah onu da Adem Peygamber gibi babası olmadan [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hazretiisagelecek.com/res/Duccio_sonyemek.jpg" alt="Hz. İsa" height="380" width="500" /></p>
<p>İsa Peygamberi Allah özel bir yaratılışla yaratmıştır. Allah onu da Adem Peygamber gibi babası olmadan dünyaya getirmiştir. Bu, Kuran’da şöyle haber verilir:</p>
<p>Şüphesiz, Allah katında İsa&#8217;nın durumu, Adem&#8217;in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona &#8220;ol&#8221; demesiyle o da hemen oluverdi. (Al-i İmran Suresi, 59)</p>
<p>Hazreti İsa, Kuran’da annesinin adıyla, yani Meryemoğlu İsa olarak geçer. Hz. Meryem Allah’ın tüm kadınlara örnek kıldığı çok değerli bir Müslümandır. Son derece iffetli ve Allah’a çok bağlı bir mümindir. Allah ona, çocuğunun peygamber olacağını müjdelemiştir.</p>
<p><span id="more-6829"></span>Allah Meryemoğlu İsa’yı Peygamber yapmış ve ona kutsal kitaplardan İncil’i vermiştir. (İncil de Hz. İsa’dan sonra kötü niyetli insanlar tarafından değiştirilmiştir. Bugün elimizde gerçek İncil yoktur.) Allah Hz. İsa’ya birçok mucizeler de vererek topluma gerçekleri anlatmakla görevlendirmiştir. Daha bebekken konuşarak Allah’ı anlatmıştır. İsa Peygamber kendisinden sonra gelecek olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’i de müjdelemiştir. Peygamberimiz (sav)’in bir adı da Ahmet’tir. Hz. İsa’nın Peygamberimiz (sav)’i müjdeleyişi Kuran’da bize şöyle bildirilmektedir:</p>
<p>Hani Meryem oğlu İsa da: &#8220;Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah&#8217;tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat&#8217;ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi &#8220;Ahmet&#8221; olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim&#8221; demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle (çeşitli mucizelerle) gelince: &#8220;Bu, açıkça bir büyüdür&#8221; dediler. (Saff Suresi, 6)</p>
<p>İsa Peygambere, yaşadığı dönemde inanıp yardımcı olan çok az insan olmuştur. İsa Peygamberin düşmanları onu öldürmek için tuzak kurmuşlar ve onu ele geçirip astıklarını zannetmişlerdir. Ama Allah bize Kuran&#8217;da olayın böyle gerçekleşmediğini ve Hz. İsa&#8217;yı öldüremediklerini bildirmektedir:</p>
<p>Ve: &#8220;Biz, Allah&#8217;ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa&#8217;yı gerçekten öldürdük&#8221; demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna (varsayıma) uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. (Nisa Suresi, 157)</p>
<p>İsa Peygamberin arkasından düşmanları onun söylediği gerçekleri saptırmaya çalışmışlardır. İsa Peygamberi ve annesi Meryem&#8217;i de insanüstü varlıklar gibi, hatta daha da ileri giderek &#8220;tanrı&#8221; gibi göstermeye başlamışlardır. Hala günümüzde bu yanlış inanışlar ve davranışlar devam etmektedir. Allah bize bu inançlarının yanlışlığını Kuran&#8217;da İsa Peygamberin kendi sözleriyle bildirmektedir:</p>
<p>Allah: &#8220;Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve anneni Allah&#8217;ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen misöyledin?&#8221; dediğinde: &#8220;Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sen&#8217;de olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri bilen Sen&#8217;sin Sen.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu &#8216;Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah&#8217;a kulluk edin.&#8217; Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen&#8217;din. Sen herşeyin üzerine şahid olansın.&#8221; (Maide Suresi, 116-117)</p>
<p>Hz. İsa&#8217;nın arkasından kendisine inananlar artmıştır. Fakat onlar da değiştirilip yanlış şeyler eklenmiş İncil&#8217;e uyduklarından, onlar da bugün yanlış bir yoldadırlar. Doğru olan tek yol, Allah&#8217;ın hiç bozulmamış olan son kitabı Kuran&#8217;da bildirilen, Hz. Muhammed&#8217;in yoludur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-isa-peygamber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Eyüp Peygamber</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-eyup-peygamber/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-eyup-peygamber/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 18:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[tevekkül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-eyup-peygamber/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Eyüp Peygamber" title="Hz. Eyüp Peygamber" height="150" width="250"><br />İnsanın başına gelenlere karşı sabırlı olması çok önemli bir Müslüman özelliğidir. Hz. Eyüp kendisine çok [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın başına gelenlere karşı sabırlı olması çok önemli bir Müslüman özelliğidir. Hz. Eyüp kendisine çok sıkıntı veren bir hastalıkla denenmiştir. Ama Eyüp Peygamber hastalığının geçmesi için sadece Allah’tan yardım istemiş ve O’na güvenmiştir. Allah onun duası üzerine hastalığının nasıl iyileşeceğini kendisine bildirmiştir. Hz. Eyüp’ün üstün ahlakı ve duası Kuran’da şöyle anlatılır:</p>
<p>Kulumuz Eyyub&#8217;u da hatırla. Hani o: &#8220;Herhalde şeytan, bana kahredici (çok can yakıcı) bir acı ve azab dokundurdu&#8221; diye Rabbine seslenmişti.</p>
<p>&#8220;Ayağını depret.(yere vur) İşte yıkanacak ve içecek soğuk (su, diye vahyettik).</p>
<p>&#8230; Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü O, (daima Allah&#8217;a) yönelip-dönen biriydi. (Sad Suresi, 41-44)</p>
<p>Bazı insanlar, hastalık, acı, sıkıntı gibi zorluklarla karşılaştıkları zaman hemen ümitsizliğe kapılırlar. Bazıları ise isyankar bir tavır içine girerler. Oysa bunlar çok yanlış düşüncelerdir. Hz. Eyüp örneği de bize göstermektedir ki, Allah en üstün kullarına bile çeşitli dertler ve sıkıntılar verebilir. Bundaki amaç, insanın olgunluğunu artırmak ve Allah’a olan bağlılığını sınamaktadır.</p>
<p>Biz de başımıza gelen her sıkıntı karşısında Allah’a dua etmeli ve O’na güvenmeliyiz. Hz. Eyüp gibi sabreden ve daima Allah’a yönelip dönen insanlar olmalıyız. O zaman Allah hem dertlerimizi giderir, hem de yaşadığımız sıkıntılara karşılık olarak dünyada ve ahirette bize büyük mükafat verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-eyup-peygamber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Lokman&#8217;ın Tavsiyeleri</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-lokmanin-tavsiyeleri/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-lokmanin-tavsiyeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2008 17:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Veliler]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[veli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/hz-lokmanin-tavsiyeleri/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Lokman'ın Tavsiyeleri" title="Hz. Lokman'ın Tavsiyeleri" height="150" width="250"><br />- Sağlık için;çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme - Günahın zerresinden bile kaç.Gazaba uğrayacakmışsın [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img516.imageshack.us/img516/2554/sohbetvg5.jpg" alt="Hz. Lokman" height="226" width="294" /></p>
<p>- Sağlık için;çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme<br />
- Günahın zerresinden bile kaç.Gazaba uğrayacakmışsın gibi Allah;tan kork. Lakin ümidin korkundan fazla olsun.<br />
- En iyi nimet iyi huylu olmaktır.<br />
- Sözüne sadık ol.<br />
- Akranınla sohbet et.<br />
- Herkese yumuşak ol.<br />
- Geçmişte seninle düşmanlığı olmuş kimseye güvenme.<br />
- Dosdoğru ol.<br />
- Başına gelene sabret.<br />
- İyi kişilerle arkadaş ol.<br />
- Dilini küfür sözlerden koru.<br />
- Sadakayı terk etme,zekatı men etme<br />
- Kötülüğü terk edip Allah;tan af dile,tövbe edip bir daha tevbeni bozma.<br />
- Sahtekarlık etme ,kimseyi aldatma.<br />
- Sarımsak şifalıdır.<br />
- Soğanın çiği zarar,pişmişi yarar.<br />
- Duvarı nem,insanı gam yıkar.<br />
- Ey oğlum! Cahili bir yere elçi olarak gönderme. Eğer akıllı birini bulamazsan kendin git.<br />
- Ey oğlum! Dünya derin deniz gibidir. Çok insan onda boğulmuştur. Takva gemin ,iman yükün ,tevekkül halin ,salih amel azığın olsun. Kurtulursan Allah &#8216;ın rahmetiyle,boğulursan günahın sebebiyledir.<br />
- Ey oğlum! Ben nice ağır yükler taşıdım,fakat fakirlik gibi acı görmedim.<br />
- Nice ağır yükler çektim ,kötü komşudan ağırını görmedim.<br />
- Merhamet eden merhamet bulur.<br />
- Hayır söyleyen kar eder, kötü konuşan günahkar olur. Diline hakim olmayan pişman olur.<br />
- Ey oğlum! Kanaatkar olursan cihanda senden zengin kimse yoktur.<br />
- Başkasına hased eden ıstıraptan kurtulamaz.<br />
- Ey oğlum! Her halinde Allah &#8216;a sığın,her şeyi Allah &#8216;tan bil.<br />
- Dünyanın sevinç ve neşelerini tecrübe ettim, ilimden lezzetlisini görmedim.<br />
- Ey oğlum! Sözü tatlı söyle,katı ,kaba, sert söyleme. Çok zaman sus. Tefekkür et,o zaman dilin belasından emin olursun.<br />
- Sende olmayan ö<br />
- Ey oğlum! Ticaret olarak takvaya sarıl. Bu mal olmadan kar getirir.<br />
- Sıhhat gibi zenginlik, güzel ahlak gibi nimet yoktur.<br />
- Ey oğlum! Horoz senden daha akıllı olmasın. O her sabah zikir ve tesbih ederken sen uyuma.<br />
- Dünya geçici ve kısadır. Senin dünya hayatın ise azın azıdır. Bunun da azının azı kalmıştır, çoğu geçmiştir.<br />
- İbadet ancak Allah &#8216;ı görüyormuş gibi yapılır. Her kimse Allah &#8216;ı yakın hissetiği derecede Allah &#8216;a ibadet eder.<br />
- Altın ateşte denenip saflaştırıldığı gibi insan da bela ve musibetlerle denenir.<br />
- Ey oğlum! Kötü huydan ,gönül dağınıklığından sakın. Sabırsız olma,yoksa arkadaş bulamazsın. İşini severek yap . Sıkıntılara katlan. Bütün insanlara karşı iyi huylu ol. Çünkü insanlara karşı iyi huylu olan onlara güler yüz göstereni herkes sever.<br />
- Dünyadan yetecek kadar nasibini al .yoksa insanlara muhtaç olur ellerine bakarsın.<br />
- Ey oğlum kötü kadından sakın. Çünkü o vaktinden önce seni kocaltır. Kötü kadınların şerrinden kork, çünkü onlar iyiliğe çağırmaz.<br />
- Yavrucuğm! Alimlerin meclislerinde devamlı bulun. Davranışları sözleriyle uyum gösteren alimlerin sözlerini dinle.<br />
- Yavrucuğum! İlimden bilmediğini öğren.bildiğini bilmeyenlere öğret.<br />
- Bir gün Davud (as) Hz. Lokman&#8217;a Bir koyun boğazlayıp bütün vvvucudunun en iyisi olan bir parça et getir dedi. o da gidip koyunun diliyle yüreğini getirdi. Yine başka bir zamanda Koyunun en kötıüsünden bir parça eet getir dedi. yine diliyle yüreğini getirdi. Sebebini sorduğunda : Dille yürek iyi olursa ,o kimsse iyi olur, o kötü olunca bütün kötülerin kötüsü olur dedi.<br />
- Ey oğlum ! Dostlarının bir şeyini reddetme. Fakat Allah &#8216;ı istediğinden başka türlü hareket edcek kadar da ileri gitme.<br />
- Yalanddan sdakın. O serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulabilir.<br />
- Oğlum ! Sana bir takım hasletler tavsiye edceğim: bunları yerine getirirsen mensup olduğğun toplumun efendisi olursun. Herkese tatlı davran. İyden de kötüden de cehaletini gizle. Dostlarını koru. Yakınlarını ziyaret et. Gammazların sözüne kıymet vermeyeceğine, arayı bozacak azgınların sözünü dinlemeyeceğine dair onlara teminat ver. Öyle arkadaşlar seç ki, ayrıldığınız zaman ne onları diline dola, ne de onlar seni dillerine dolasınlar.<br />
- Oğlum ! Dünyayı sat ahireti al. Böylece alışverişinde her iki yönden de kar edersin. Sakın ahiretini satıp da dünyayı alma. Çünkü, her iki tarafta da zararlı çıkarsın.<br />
- Oğlum! İlim meclislerine sokul,fakat alimlerle mücadele edip onları üzme. Dünyadan yetecek kadarını al,fazlasını ahierin için infak et. Sıkıntya düşerek başkasının sırtına yük oşlacak şekilde dünyayı temamen arkana atma. Şehvetini kıracak şekilde oruç tut. Adi kimselerin meclislerine katılma.<br />
- Ey oğlum ! ikram edici ol, saçıcı olma.<br />
- Hasta olmadan önce tabib çağır. Tabibe hasta olmadan önce hürmet göster.<br />
- Ey olum! Bir insanda şu beş özellik toplanırsa o insan müttaki , veli , Allah &#8216;ın kendisine yakın kıldığı kullardan olup şeytandan uzaklaşır. Bunlar: din,mal,güzel ahlak,haya, ve cömertlik.<br />
- Şu beş özellik de kimde bulunursa o kötü insandır,Allah &#8216;tan uzaktır. Bunlar; küfür, kibir, şükür azlığı ,cimrilik ve kötü ahlaktır.<br />
- Oğlum ! Hayreti gerktirmyen lüzumsuz şeylere gülme luzumsuz yerlerde gezme,üstüne vazife olmayandan sorma.<br />
- Başkasının servetini koruyacağın diye kendi servetini mahvetme. Senin malın kendin için harcayıp infak ettiğindir. Başkasının malı , veresiye terk etiğindir.<br />
- Sakın fakirdir diye kimseye hakaret etme. Ünkü her ikinizin de<br />
- Bir işin sonunu gören pişmanlıktan emin olur.<br />
- Bilmediği şeyi tam öğren.<br />
- Borçlu olmaktan sakın. Borç gündüz zillet,gece üzüntü içindde olursun.<br />
- Ey oğlum! Alimlere karşı öcünmek,akılsızlarla inatlaşmak, meclislerde ve toplantılarda gösteriş yapmak için ilim öğrenme. İhtiyacım yok diye de ilmi terk etme.<br />
- Ey oğlum ! Yalandan çok sakın. Çünkü dinini bozar ve insznlar yanında şerefini düşürür. Bununla birlikte hayanı,değerini ve makamını kaybedersin.<br />
- Hep üzüntülü olma ,kalbini dertli kılma.<br />
- Ey oğlum! Allah &#8216;ım beni affet,bağışla; duasını çok oku. Çüünkü öyle anlar vardır ki, Allah o anda dua ednin duasını kabul eder.<br />
- Yavrucuğum! Dünyaya gönül bağlama. Ona güvenme. Çünkü sen bunun için yaratılmadın.<br />
- İnsanlara muhtaç olduğunu gösterme. Çünkü senin iböyle yapman zenginliktir.<br />
- Dünyada, dünyada kalacağın kadar çalış,ahirete, ahirette kalacağın kadar çalış<br />
- Allah &#8216;a isyan edceğin zaman, Allah &#8216;ın ve meleklerinin göremeyeceği bir yer ara.<br />
- Cehennemde Allah &#8216;ın azabına dayanacak kadar günah işlemeye cesaret göster.<br />
- Namazını dünyaya veda eder gibi kıl<br />
- Özür dilemeyi gerektirercek şeylerden sakın.<br />
- Dostlarına da düşmanlarına da güler yüzlü ol. Dostlarına saygılı ol ,onlara ikramda bulun.<br />
- Büyüklerle konuşurken sözü uzatdma.<br />
- Kaş göz hareketleriyle hiç kimseyi küçük düşürecek hareketlerde bulunma!<br />
- Başkasının yanında kendini ve aileni övme.<br />
- Gördüğünü gizlemen,şüphe ettiğini açıklamandan daha iyidir.<br />
- Bir kimse konuşurken araya laf karıştırma.<br />
- Ey oğlum! Allah kendisine emanet edilen şeyi korur. Bende seni ,malını,dinini ve amelinin sonunu Allah &#8216;a emanet ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-lokmanin-tavsiyeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

