<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Mekanı &#187; Hadis</title>
	<atom:link href="http://www.islammekani.com/category/hadis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islammekani.com</link>
	<description>İslam hakkında birçok bilgiye ulaşabileceğiniz mekanınız.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Resimli 40 Hadis</title>
		<link>http://www.islammekani.com/resimli-40-hadis/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/resimli-40-hadis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 12:31:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis İndir]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis İzle]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis Karikatürleri]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis Slayt]]></category>
		<category><![CDATA[40 Hadis-i Şerif]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis Karikatürleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Muhammed'in 40 Hadisi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7255</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://www.rugzo.com/wp-content/uploads/2009/07/hadis-150x150.png" alt="Resimli 40 Hadis" title="Resimli 40 Hadis" height="150" width="250"><br />Hasan Aycın tarafından hazırlanan 40 Hadis Çizgiler ve Hadis Metinleri çalışmasını aşağıda seyredebilir. Burdan da [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.rugzo.com/wp-content/uploads/2009/07/hadis.png" alt="hadis" title="hadis" width="291" height="223" class="alignnone size-full wp-image-6770" /></p>
<p>Hasan Aycın tarafından hazırlanan 40 Hadis Çizgiler ve Hadis Metinleri çalışmasını aşağıda seyredebilir. <a href="http://www.deviantart.com/download/97672382/40_Hadis_Turkish_by_ademmm.zip" target="_blank">Burdan</a> da indirebilirsiniz.</p>
<p><iframe scrolling="no" frameborder="0" height="669" width="599" src="http://issuu.com/islam/docs/40-hadis?mode=embed&amp;layout=white"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/resimli-40-hadis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İhlaslı Olanlara Ne Mutlu</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ihlasli-olanlara-ne-mutlu/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ihlasli-olanlara-ne-mutlu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 22:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Hadisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=7160</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="İhlaslı Olanlara Ne Mutlu" title="İhlaslı Olanlara Ne Mutlu" height="150" width="250"><br />Habibullah (asm) Efendimiz şöyle buyudular: &#8220;Muhlislere (ihlaslı olanlara) ne mutlu! Onlar hidayet kandilleridir. Karanlıklı her [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img240.imageshack.us/img240/337/hattattyt3.jpg" alt="İhlas" width="311" height="278" /></p>
<p>Habibullah (asm) Efendimiz şöyle buyudular: &#8220;Muhlislere (ihlaslı olanlara) ne mutlu! Onlar hidayet kandilleridir. Karanlıklı her fitne, onlar sayesinde aydınlanır.&#8221;</p>
<p>Beyhaki</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ihlasli-olanlara-ne-mutlu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıybet Türleri</title>
		<link>http://www.islammekani.com/giybet-turleri/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/giybet-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 00:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Gıybet]]></category>
		<category><![CDATA[Gıybet Felaketiyle Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[İftira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6924</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Gıybet Türleri" title="Gıybet Türleri" height="150" width="250"><br />•Alenî sade gıybet: Sevgili Peygamber (a.s.m.) gıybeti “Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!” şeklinde tanımlamış; (1) [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>•Alenî sade gıybet: Sevgili Peygamber (a.s.m.) gıybeti “Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!” şeklinde tanımlamış; (1) “Din kardeşinin yüzüne karşı söylemediğin şeyi ardından söylemen gıybettir” (2) demiştir. Bir kişinin gıyabında ondan hoşlanmayacağı şekilde, hakkında doğru olan birşeyi söylemek, alenî gıybetin ta kendisidir. Eğer hakkında konuştuğunuz kişi huzurda olsaydı, cümlelerinizi, hatta o andaki duruşunuzu değiştirme ihtiyacı duyar mıydınız? Eğer öyleyse—doğruları söylemeniz şartıyla—yaptığınızın adı gıybettir ve bu, gıybetin en sade formudur.</p>
<p>•İftiralı gıybet: Peygamber (a.s.m.) devam eder: “Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun; eğer yoksa bir de iftirada bulundun.” (3) İftira, kusurların en çirkinidir. Eğer gıybet ederken kullandığımız bilgi bizzat kendi gözlemimize ait değilse, başkasından duymuşsak, dilden dile kesinlikle değişime uğramıştır ve tam olarak doğru değildir.<br />
•Gizli gıybet: Çoğu zaman yaptığımız, kalbimizden geçirmek, yani zannetmek suretiyle gıybete girmektir. Gıybetin ne kadar kötü olduğunun vurgulandığı âyette, Kur’ân şöyle der: “Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın.”(4) Bütün zanlar ve tahminler değil; ama kimi zanlar, gıybet hâlini almaktan kendini kurtaramaz. Hazret-i Gazalî, bunu ‘kalp ile gıybet’ şeklinde tanımlamış; ‘bir kimsenin ayıbını insanın kendi kendine söylemesini’ bile reddetmiş; kalp ile gıybeti, ‘gözü ile kötü birşeyi görmeden, kulağı ile duymadan, bir kimseye suizanda bulunmak’ şeklinde tarif etmiştir.</p>
<p>Peygamber (a.s.m.) der ki, “Bir kimse kardeşini bir kusur ile ayıplarsa, o kimse ölmeden o kusuru işler.” Başkalarının hoşlanmadığımız özelliklerinin hangi şartlardan kaynaklandığını nereden biliyoruz? Kimlerin hangi zorluklar yoluyla kaderleri tarafından eğitildiklerini bilmeksizin, kimi kusurlu gözüken yönlerinin gizli bile olsa gıybetini yapmaya ne hakkımız var!</p>
<p>•Münafıkâne/ikiyüzlü gıybet: Gıybetin en utanç verici biçimidir ki, İmam Gazalî buna ‘münafıkâne gıybet’ demiştir. Gıybeti yapan şöyle der: “Allah affetsin, o da bizim gibi bazen karıştırıyor,” “İnşaallah düzelir, daha iyi olur.” Bu gibi sözlerle görünürde hakkında konuştuğu kişiyi sevdiğini, iyiliğini dilediğini demeye çalışmakta; ama gizliden gizliye de o kişinin bozulmuş olduğunu, yanlışlar yaptığını ima etmektedir. Dinleyenin ikiyüzlülüğü de şu şekildedir: “Boşver gitsin, gıybet oluyor.” Bunlara benzer sözleri söylerken, aslında gıybeti gerçekten engellemek istemiyor; görünürde aksini savunsa da, içten içe o kişi hakkında gıybet yapılmasından hoşlanıyor.<br />
•Söz taşımalı gıybet: İnsanların sözlerini muhataplarına ara bozmaya yol açacak şekilde taşımak biçimindeki gıybettir. Şöyle der Peygamber(a.s.m.): “(Arabozucu) söz taşıyan cennete giremeyecektir.” (-8-) Kur’ân bizi uyarır: “Ey inananlar, eğer bir fasık size bir haber getirirse onu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.” (9)</p>
<p>Hasan-ı Basrî şöyle der: “Başkalarının sözünü sana ileten, getiren, muhakkak senin sözünü de başkalarına iletir. &#8230; Zira onun yaptığı hem gıybet, hem zulüm ve hıyanet, hem de aldatma ve haset, hem nifak, fitne ve hiledir.”  Elbette başkalarının sözlerini nakletme hakkımız var. Ama, “Sevgili arkadaşım veya aziz hocam şöyle demişti&#8230;” gibi bir dostluk ifadesiyle başlayacak isim zikrini, ancak sözün sahibinin güzel ve duyduğunda hoşuna gidecek olumlu sözleri takip edebilir. Yoksa, “Adam senin—veya filancanın—hakkında dedi ki&#8230;” şeklinde başlayıp, sözün sahibini üzecek bir cümle söyleyen, kendisini felaketler arasından felaket beğenmeye hazırlansın.</p>
<p>•Kitlesel gıybet: Yukarıda ayrımlaştırılan gıybet türleri tek tek bireyler hakkında olabileceği gibi kitleler ve insan toplulukları hakkında da olabilir. Bir topluluk hakkında gıybette bulunanın kurtulabilmesi için o topluluğun tümünden affedilme dilemesi gerekir. Kitlesel gıybet, bir insanın irtikap edebileceği, altından kalkılması en zor, en acınası, en dehşetli gıybettir. Yukarda geçen âyetin “&#8230;Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız&#8230;”(11) şeklindeki bölümü, ‘bir kavme sataşma’ terimiyle suçun kitlesellik tehlikesine vurgu yapmaktadır.<br />
•Paylaşımlı/ortaklaşa gıybet: Gıybeti yapan, sadece onu söyleyen veya ima eden değil, aynı zamanda rıza ile dinleyendir veya yapmasa da yapılmasından hoşlanandır. Cinayeti izlerken gücü yettiğince karşı koymayan da katil sayıldığı gibi, yanında gıybet yapıldığı halde müdahale etmeyen de tam olarak o gıybetin ortağı olacaktır. Gıybet bu yönüyle—gizli biçimi hariç—ancak birden fazla kişinin ortaklaşa irtikap edebileceği fuhuş gibidir.</p>
<p>Sevgili Peygamberin(a.s.m.) “Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken kardeşine yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar” (12) şeklindeki sözü, gıybeti dinleyenin sorumluluğuna işaret eder. Hatta bu hadis, gıybeti yapandan çok, yanında gıybet yapıldığı halde derhal müdahale edip kardeşinin onurunu korumayanı tehdit ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/giybet-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Efendimiz&#8217;in (a.s.m) haber verdiği korkulacak 4 zaafımız!</title>
		<link>http://www.islammekani.com/efendimizin-asm-haber-verdigi-korkulacak-4-zaafimiz/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/efendimizin-asm-haber-verdigi-korkulacak-4-zaafimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 May 2008 00:14:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tembellik]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/?p=6922</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Efendimiz'in (a.s.m) haber verdiği korkulacak 4 zaafımız!" title="Efendimiz'in (a.s.m) haber verdiği korkulacak 4 zaafımız!" height="150" width="250"><br />Efendimiz&#8217;in bizim adımıza korktuğu, bizim ise henüz farkına bile varamadığımız bu 4 zaafımızı bir gözden [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: black;">Efendimiz&#8217;in bizim adımıza korktuğu, bizim ise henüz farkına bile varamadığımız bu 4 zaafımızı bir gözden geçirelim.</span></strong></p>
<p><strong>Hangimizde ne kadarı var bir düşünelim.</strong></p>
<p><strong>4 zaafımızın açıklanması şöyle dikkatimize verilmektedir:</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/Allahrasulu.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: teal;"><strong>Efendimiz (sas) Hazretleri buyuruyor ki:- Ümmetim hakkında en çok korktuğum zaaflar: Karın büyüklüğü, (göbek bağlamak). Çok uyumak. Tembellik. Yakîn (iman) zaafı! </strong></span></span></p>
<p><strong>Efendimiz&#8217;in (a.s.m) haber verdiği korkulacak 4 zaafımız!</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/sisman.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: red;"><strong>Göbek bağlamak: </strong></span></span></p>
<p><strong>Hadisteki ifadesiyle &#8220;kiberü&#8217;l batın&#8221; kendini gaflete salıp çok yiyen,</strong></p>
<p><strong>yemek ve içmeyi hayatının gayesi haline getiren ve tabiri caizse, yemek için yaşayan ve tabii bunun neticesi olarak da olabildiğince şişmanlayan insan demektir ki, bu hal, Allah Resulü&#8217;nün dünya ve ukbâ hayatları adına endişe duyduğu insanların özelliğidir!</strong></p>
<p><strong>Demek ki göbek bağlamaya sebep olacak derecede yiyerek şişmanlamaktan korkmak gerekmektedir. Efendimiz bu zaafımıza dikkatimizi çekmektedir.</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/uykuu.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: purple;"><strong>Çok uyumak: </strong></span></span></p>
<p><strong>Çok uyku izafidir. Bazısına 8 saat uyku az, bazısına da 3 saat çok gelebilir.</strong></p>
<p><strong>Biz günlük uykumuzu azami 5 saate düşürmeli, ondan sonra da bunu tedricen daha aşağılara çekmeye gayret göstermeliyiz. Ancak, yeme ve içmesini disipline edemeyen, önüne konan her şeyi yemekten çekinmeyen insanın uykusunu disipline edip az uyuması mümkün müdür? Yani çok yemenin arkasından çok uyumanın gelmesi kaçınılmazdır. Bunu da unutmamak gerekmektedir.</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/tembellik.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: green;"><strong>Tembellik: </strong></span></span></p>
<p><strong>Allah Resulü&#8217;nün dualarında, Allah&#8217;a sığınmış olduğu zaaflardan biridir tembellik.</strong></p>
<p><strong>İslam, varlıkların içinde hiçbirinin tembelliğine razı değildir. Hatta hiçbir yerde çalışmayıp tembelce bekleyen paraya bile zekat<br />
yüklemekle tembelliğe bir bakıma ceza vermekte, çalışmadığı için zekattan muaf tutma gibi bir müsamaha göstermemektedir.</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/imaneksikligi.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: blue;"><strong>Yakîn zaafı: </strong></span></span></p>
<p><strong>İnancını bilmeme, gerektiğinde kendi çapında delilleriyle savunamama zaafı.</strong></p>
<p><strong>Yani Müslüman inandığı temel hakikatleri, kendi çapında ilme dayandırarak açıklayacak bilgiye sahip olmalı, inançlarını savunmaktan aciz duruma düşmemelidir. İnanmış insan, şüphelere meydan vermeyecek kesinlikte inancını öğrenmiş olmalıdır ki, imanında zaafa düşme tehlikesiyle yüz yüze kalamasın.</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Bu 4 zaafın birbiriyle irtibatına gelince:</strong></p>
<p><strong>Bir insan abur cubur yemeye kendini alıştırarak göbek bağlamaya başlarsa, onun çok uyuması da, tembelliğe maruz kalması da, imanda yakın derecesine ulaşmaktan mahrum kalması da bu zaaflarının zincirleme sonucu olarak görülmelidir.</strong></p>
<p><strong>Bu sebeple denebilir ki, bir insan ihtiyaçtan fazla yiyorsa, onun çok şişmanlaması, tabir yerinde ise kilo insanı olması kaçınılmazdır. Böyle kilo insanının kendini uzun uykudan kurtarması, bunun sonucu olarak da tembellikten korunması mümkün değildir.</strong></p>
<p><strong>Öyle ise mümin peygamberinin endişe ederim, dediği çok şişmanlıktan, çok uyku uyumaktan, bunların sonucu olan tembellikten ve inandığı hakikatlere ait bilgisizlikten, yılandan çıyandan kaçar gibi kaçmalı, böyle zaaflara düşmekten korkmalıdır.</strong></p>
<p><strong><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/ramadan-praying-.jpg" border="0" alt="" /></strong></p>
<p><span style="color: teal;"><strong>Konuyu şöyle de özetleyebiliriz: </strong></span></p>
<p><strong>Mümin göbek bağlayacak derecede yememelidir ki uzun uykuya mahkûm hale gelmesin, nakitten de kıymetli olan vaktini uykuda tüketmeye mecbur kalmasın. Bu beden tembelliğinin arkasından da zihin tembelliğine düşmesin, inancına ait temel bilgilerden mahrum kalmayı da normal bilgisizlik gibi sanmasın.</strong></p>
<p><strong>Ahmet Şahin</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/efendimizin-asm-haber-verdigi-korkulacak-4-zaafimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi Niyet ve İhlas</title>
		<link>http://www.islammekani.com/iyi-niyet-ve-ihlas/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/iyi-niyet-ve-ihlas/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2008 23:15:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Sureler]]></category>
		<category><![CDATA[ihlas]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2008/01/03/iyi-niyet-ve-ihlas/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="İyi Niyet ve İhlas" title="İyi Niyet ve İhlas" height="150" width="250"><br />Niyet, azmetmek, maksadı belirlemek, amacı tayin etmek, kalbin bir şeye karar verip, o işin niçin [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.enfal.de/calig44.jpg" height="431" width="391" /></p>
<p>Niyet, azmetmek, maksadı belirlemek, amacı tayin etmek, kalbin bir şeye karar verip, o işin niçin yağıldığını bilmesi demektir.</p>
<p>İslâm&#8217;da yapılan amellerin  değeri niyete göre belirlendiği için, niyetin önemli bir yeri vardır. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de, dua ederken Cenab-ı Hakk&#8217;ın rızasını dileyenlerinbu özelliği şöyle övülür: <em><strong>&#8220;Sabah akşamRabbine, sırf O&#8217;nun rızasını dileyerek dua edenleri huzurundan kovma&#8230;&#8221;</strong></em> (En&#8217;âm sûresi, 52).</p>
<p>İslâm dini ihlası, samimiyeti, Müslümanların ibadet ve davranışlarının Allah nezdindeki temel değerlendirme kriteri olarak benimsemiştir.</p>
<p>Samimiyetin zıttı olan aldatma, iki yüzlülük gibi davranışlar, İslâm ahlâkıyla asla bağdaşmayan niteliklerdir. Bu bakımdansamimiyet ve ihlas, Müslümanlığı özünü oluşturmaktadır. Dinin özünün samimiyet ve ihlas olduğunu gösteren pek çok âyet ve hadis bulunmaktadır. Yüce Allah Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de:</p>
<p><em><strong>&#8220;De ki: &#8220;İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.&#8221;</strong></em> (Âl-i İmrân sûresi, 29) buyurmaktadır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.s.) &#8220;<em>Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah &#8216;a ve Resûlü&#8217;ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçeçek sevap da Allah &#8216;a ve Resûlü&#8217;ne hicret sevabıdır&#8230;&#8221;</em> (Müslim, İmaret, 155) buyurmuşlardır.</p>
<p>Âyet ve hadislerde açıklandığı gibi her hareket ve davranışta iyi niyet ve samimiyet gözetilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/iyi-niyet-ve-ihlas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimiz (s.a.s) Yüzüğü Hangi Parmağa Takardı?</title>
		<link>http://www.islammekani.com/peygamberimiz-sas-yuzugu-hangi-parmaga-takardi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/peygamberimiz-sas-yuzugu-hangi-parmaga-takardi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2007 23:15:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[yüzük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/12/07/peygamberimiz-sas-yuzugu-hangi-parmaga-takardi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Peygamberimiz (s.a.s) Yüzüğü Hangi Parmağa Takardı?" title="Peygamberimiz (s.a.s) Yüzüğü Hangi Parmağa Takardı?" height="150" width="250"><br />Enes b. Mâlik (r.a.) ve İbn Ömer (r.a.), Peygamber Efendimizin yüzüğü sol elinin serçe parmağına [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hazretimuhammed.org/res/161a.jpg" height="174" width="206" /></p>
<p>Enes b. Mâlik (r.a.) ve İbn Ömer (r.a.), Peygamber Efendimizin yüzüğü sol elinin serçe parmağına taktığını naklederler. Ayrıca kimi zaman yüzüğün kaşını avuç içine gelecek şekilde çevirdiğini kaydederler. (Müslim, Libâs 54-65; Ebû Dâvûd, Hâtem 5)</p>
<p>Bir defasında Enes b. Mâlik’e (r.a), Resulüllah’ın yüzük takınıp takınmadığını sorduklarında şöyle demiştir: “Evet takınırdı. Hatta bir gece Resulüllah (s.a.s) yatsı namazını gece yarısı oluncaya kadar tehir etmişti. Sonra mescide çıkmış ve şöyle buyurmuştu: “Halk namazı kılmış ve uyumuştur. Siz ise namaz için beklediğiniz müddetçe namaz kılıyor (gibi ecirde) sayılırsınız.” Enes b. Mâlik “Sanki ben şu an Resulüllah’ın yüzüğünün parıltısını hâlâ görüyor gibiyim” dedi ve sol elini kaldırıp serçe parmağını göstermek suretiyle yüzüğün yerine işarette bulundu. (Buharî, Libâs 48)</p>
<p>Resulüllah Efendimiz, bazen yüzüğü sağ elinin serçe parmağına da takmıştır. (Tirmizî, Libâs 16; Ebû Dâvûd, Hâtem 5)</p>
<p>Ancak ekseriyet itibariyle sol eline taktığı mervîdir. Dört halifenin de sol elin serçe parmağına taktıkları nakledilir. Ayrıca Hz. Hasan, Hz. Hüseyin gibi torunlarının da Resulüllah’a ittibaen yüzüklerini sol ellerine taktıkları kaydedilir. (Tirmizî, Libâs 16; İbn Ebî Şeybe, Musannef, V, 196)</p>
<p>Hz. Ali (r.a.) ise orta ve işaret parmağını göstererek şöyle demiştir: “Resulüllah (s.a.s) şu iki parmağa yüzük takmamı nehyetti.” (Müslim, Libâs 64)</p>
<p>Bütün bu rivayetlere göre orta ve işaret parmağına yüzük takmak tasvip edilmezken serçe parmak veya yüzük parmağına uygun görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/peygamberimiz-sas-yuzugu-hangi-parmaga-takardi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Besmele-i Şerif</title>
		<link>http://www.islammekani.com/besmele-i-serif/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/besmele-i-serif/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 22:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[besmele]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/12/05/besmele-i-serif/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Besmele-i Şerif" title="Besmele-i Şerif" height="150" width="250"><br />&#8220;Rahman ve Rahim olan Allah &#8216;ın adıyla&#8221; şeklinde tercüme edebileceğimiz &#8220;Bismillahirrahmanirrahim&#8221; ayetinin adıdır. Besmeleye &#8220;Allah&#8217;ın [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.nizamettin.net/images/giris_besmele.gif" height="184" width="384" /></p>
<p>&#8220;Rahman ve Rahim olan Allah &#8216;ın adıyla&#8221; şeklinde tercüme edebileceğimiz &#8220;Bismillahirrahmanirrahim&#8221; ayetinin adıdır. Besmeleye &#8220;Allah&#8217;ın adını anmak&#8221; anlamına gelen &#8220;tesmiye&#8221; de denir. Besmele, Nemk suresinin 30. ayetinin bir bölümü ve Fatiha suresinin ilk ayetidir. Tevbe suresi hariç diğer surelerin başında besmele yazılmıştır. Sure başlarındaki besmeler, o sureye dahil olmayıp müstakil birer ayet olarak kabul edilmiştir. Cahiliye döneminde Araplar, her hangi bir işe başlarken, bağlı bulundukları ilahlarının adlarını anmak suretiyle o işe başlarlardı. Hz. Peygamber (s.a.s.), İslam dinini tebliği etmeğe başladıktan sonra, cahiliye Arapları&#8217;nın kullandığı sözü değiştirmiş ve &#8220;Allah &#8216;ım senin adınla&#8221; anlamına gelen &#8220;Bismike,L,i-Allahümme&#8221; ve &#8220;Allah &#8216;ın adıyla&#8221; anlamına gelen &#8220;Bismillah&#8221; sözlerini kullanmıştır. Ancak Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Neml suresinin 30. ayeti nazil olduktan sonra besmele sın şeklini almıştır.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.s.) her hayırlı işe besmele ile başlanmasını tavsiye etmiş ve &#8220;Besmele ile başlamayan her iş  bereketsiz vesonu güdüktür&#8221; (Acluni; Keşfü&#8217;l-Hafa, 11,174) buyurmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/besmele-i-serif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel bir ilahi</title>
		<link>http://www.islammekani.com/guzel-bir-ilahi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/guzel-bir-ilahi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Nov 2007 09:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[İlahi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/11/18/guzel-bir-ilahi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Güzel bir ilahi" title="Güzel bir ilahi" height="150" width="250"><br />Peygamber efendimizin hadisleri ile çok güzel görüntüler eşliğindeki bu ilahi dinlerken sizleride dinlendirecektir. [youtube:http://www.youtube.com/watch?v=NAdYZzWzrZg 381 [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber efendimizin hadisleri ile çok güzel görüntüler eşliğindeki bu ilahi dinlerken sizleride dinlendirecektir.</p>
<p>[youtube:http://www.youtube.com/watch?v=NAdYZzWzrZg 381 319]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/guzel-bir-ilahi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Osman (r.a.)</title>
		<link>http://www.islammekani.com/hz-osman-ra/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/hz-osman-ra/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2007 18:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Mübarek İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[halife]]></category>
		<category><![CDATA[mushaf]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/11/16/hz-osman-ra/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="Hz. Osman (r.a.)" title="Hz. Osman (r.a.)" height="150" width="250"><br />Hz. Ömer &#8216;den sonra insanların en üstünü Hz. Osman &#8216;dır. Hz. Ömer &#8216;den sonra halife [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://img159.imageshack.us/img159/7666/imagesoq9.jpg" height="138" width="143" /></p>
<p>Hz. Ömer &#8216;den sonra insanların en üstünü Hz. Osman &#8216;dır. Hz. Ömer &#8216;den sonra halife olmuştur. Hz. Ömer (ra) Ebû Lülü adında mecusi köle tarafından yaralandığı zaman halifeliği 6 sahabenin tercihine bıraktı. Bunlar Osman, Ali, Zübeyir, Talha, Abdülrahman Bin Avf ve Sad bin Ebi Vakkas &#8216;tır. (r. anhüm) Onlarda Abdülrahman Bin Avf &#8216;ın reine bırakıp oda Hz. Osman &#8216;ı seçip biat edince hepsi razı olarak biat ettiler. Onu halife ettiler. Asab-ı Kiram &#8216;da biat ettiler.</p>
<p>Hz. Osman adelet ve doğruluk üzeri oldu. 12 yıl kadar halifelik yaptı. İslam askerini teçhis edip çok memleketler feth etti. Mushaf-ı şerifi yedi nüsha yazdırıp etrafa yaydı.</p>
<p>Resullullah Hz. Osman &#8216;ı 2 kızı ile evlendirmiştir. Önce kızı Rukiye &#8216;yi evlendirdi. O vefaat edince Ümmü Gülsüm ile evlendirdi. O da vefat edince &#8220;Biz kızım daha olsaydı, onuda Osman &#8216;a verirdim.&#8221; buyurdu. Bir peygambere 2 kere damat olmak Hz. Osman &#8216;dan başka bir kimseye sahip olmamıştır.</p>
<p>Resullulah zamanında ashab-ı kiram &#8216;da Übeynn bin Kab, Muaz bin Cebel, Zeyd bin Sabit ve Ebüt-derda (r.anhüm) gibi bazı sahabeler Kur&#8217;an-ı Kerim &#8216;i ezberlediler. Lakin Kur&#8217;an-ı Kerim ozaman bir mushafta toplanmamış idi. Hz. Ebubekir &#8216;in (ra) emri ile Zeyd bin Sabit yazılmış sahifelerden alıp ezberleyenlerden dinleyip bir mushaf yazdı.</p>
<p>Hz. Osman halifeliği zamanında Zeyd bin Sabit &#8216;te Abdullah bin Zübeyr &#8216;e Seyd bin Asa ve Abdullah bin Haris emretti 7 mushaf yazdılar. Hz. Osman birisini Medine &#8216;de saklayıp, birini Mekke &#8216;ye, birini Bahreyn tarafına, birini Şam &#8216;a, birini Küfe &#8216;ye, birini Yemen tarafına ve birinide Basra tarafına gönderdi.  (Hadis kitaplarındada böyle yazılıdır.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/hz-osman-ra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsmi azam duası</title>
		<link>http://www.islammekani.com/ismi-azam-duasi/</link>
		<comments>http://www.islammekani.com/ismi-azam-duasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 14:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AbdulAllah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islammekani.com/2007/11/15/ismi-azam-duasi/</guid>
		<description><![CDATA[<img src="http://rugzo.com/i/r/kry.png" alt="İsmi azam duası" title="İsmi azam duası" height="150" width="250"><br />İsm-i a&#8217;zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a&#8217;zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir. [...]<hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img529.imageshack.us/img529/1643/ismiazampc8.jpg" height="272" width="378" /></p>
<p>İsm-i a&#8217;zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a&#8217;zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir.</p>
<p>Hz. Âişe vâlidemiz anlatır: Resûlullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a&#8217;zâmı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince, <strong>“Yâ Âişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz”</strong> buyurdu. Kalkıp abdest aldım ve iki rek&#8217;at namaz kılıp, <strong>“Allahümme innî ed&#8217;ûkellah ve ed&#8217;ûkerrahmân ve ed&#8217;ûkelberrerrahîm ve ed&#8217;ûke biesmaikelhusnâ külleha mâ alimetü minhâ ve mâ lem a&#8217;lem entagfirelî ve terhamenî”</strong> (67/1) duâsını okudum. Gülümsiyerek <strong>“İsm-i a&#8217;zâm, okuduğun duânın içindedir”</strong> buyurdu.</p>
<p>Peygamber efendimiz, <strong>“Allahümme innî es-elüke bienne lekelhamde lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedîassemâvâti vel erdı, yâ zel-celâli vel-ikrâm”</strong> (67/1) okuyan kişiye buyurdu ki:</p>
<p><strong>“İsm-i a&#8217;zâmla dilekte bulundun, bununla duâ edilince, o duâ kabûl olur ve bu duâ ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.”</strong></p>
<p>Başka bir zaman da, İsm-i a&#8217;zâm, <strong>&#8220;Ve ilâhüküm ilâhün vahid, lâ ilâhe illâ hüverrahmânürrahîm&#8221;</strong> âyeti ile <strong>&#8220;Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm&#8221;</strong> âyeti içindedir” (67/1) buyurdu.</p>
<p>Hazret-i Ali’nin bildirdiği ism-i a’zam duâsı var. <strong>“Bu duâya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a&#8217;zamın hazinelerinden bir hazinedir.”</strong> buyurduğu duâ şöyle:</p>
<p><strong>&#8220;Allahümme innî es&#8217;elüke yâ âlimel hafiyye, ve yâ men-is-semâu bikudretihi mebniyye, ve yâ men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve yâ men-iş-şemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrika ve mudıyye ve yâ mukbilen alâ külli nefsin mü&#8217;minetin zekiyye ve yâ müsekkine ra&#8217;b-el-hâifîne ve ehl-et-takıyye, yâ men havaicul-halki indehü makdıyye, yâ men necâ Yûsüfe min rıkk-il-ubûdiyye, yâ men leyse lehü bevvâbün yûnâdî velâ sâhibun yağşa ve lâ vezîrun yu&#8217;tî ve lâ gayruhu rabbün yud&#8217;a ve lâ yezdadu alâ kesretil-havaici illâ keremen ve cûden ve sallallahu alâ Muhammedin ve âlihi ve a&#8217;tini süâli inneke alâ külli şey&#8217;in kadîr.&#8221;</strong> (67/1)</p>
<p>Duâya, e&#8217;ûzü besmele, Allahü teâlâya hamdü senâ ve Resûlüne salâtü selâm ile başlamalıdır! Peygamber efendimiz, duâya başlarken, <strong>“Sübhâne Rabbiyel aliyyil a&#8217;lel vehhâb”</strong> derdi. Allahü teâlâ, salevât-ı şerîfeyi kabûl eder. Duânın başı ve sonu kabûl olunca ortasının kabûl olmaması düşünülmez.</p>
<p>Peygamber efendimiz, <strong>“Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin”</strong> buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, <strong>“Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir”</strong> buyurdu. Yine buyurdu ki:<strong>” Duânın kabûl olması için iki şey lâzımdır. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. “</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islammekani.com/ismi-azam-duasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

