Arapça Muhammed Yazıları” üzerine 31 düşünce

  1. bu arada aslınurcum sende hepimiz gibi tüm peygamberleri seviyorsun ama hz. eyyüp ün hayatını nasıl yazmaya üşenmedin.kimsenin okuyabileceğini sanmıyorum cnm. ama yinede allah razı olsun :) :)

  2. Selam ben nida ben pey. ef. çok seviyorum.zamanında o ve diğer peygamberler çok çileler çekmiş ama hiç isyan etmemişler.çünkü onlar allah tarafından denendiler bu arada herkese bir sözüm var kendim uydurdum ÖLÜM YAPRAK GİBİDİR ELBET BİRGÜN SOLACAK TÜM GÜZEL ŞEYLER BU DÜNYADA KALACAK… :D :D :D

  3. Hz. Eyyub

    Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biri de Hz. Eyyüb’dur. Hz. Eyyüb; Hz. Yaküb’un ikiz kardeşi Ays’ın oğludur. Hz, Eyyüb dünyaya geldiğinde çok sağlıklı idi.

    Hz. Eyyüb hanımı Rahmet ile beraber mütlu bir hayat sürdürüyor birlikte çok çalışıyorlardı. Bıkmadan yorulmadan ekip biçtiler. Bolca mahsül kaldırdılar. Bu arada Hz. Eyyüb’un çocuklan da olmuştu.

    Artık Hz. Eyyüb hem çok zengin, hem de çok sayıda çocuga sahip idi. Ancak Hz. Eyyüb bu zenginliği ile kibirlenmiyordu. Aksine malını ve mülkünü fakirlerle, misafirleriyle ve düşkünlerle paylaşıyordu. Daha sonra Hz. Eyyüb’a peygamberlik vazifesi verildi.

    O artık insanları allah’ın yoluna çagıran bir hak
    peygamberiydi.
    Hz. Eyyüb o kadar işinin arasında hiç bir ibadetini geciktirmeden noksansız yerine getiriyordu. Ancak şeytan sürekli olarak Hz. Eyyüb’un etrafındaydı.

    O’nu kandırmaya çalışıyordu. Ancak Hz. Eyyüb şeytana uymadı. Allah’ın yolundan asla ayrılmadı
    Aradan çok zaman geçti. Yıllar birbiri üzerinden hızla geçip gitti. Hz. Eyyüb’un işleri eskisi gibi iyi degildi.

    Ekinleri sapsarı oldu. Hayvanları ölmeye başladı. Evinin altından geçen pınar zamanla kurudu.
    Hz. Eyyüb ile ailesi çok çalışıyordu fakat ne yapsalar, ne etseler de ekinler yeşerrniyordu. Artık eskisi gibi zengin değillerdi. Ailesi kıt kanaat geçinebiliyordu.

    Çocukları geçimlerini yapabilmeleri için uzakiara
    gittiler.
    Hz. Eyyüb’un yanında bir tek hanımı Rahmet kalmıştı. Zaman içinde Hz. Eyyüb hastalandı. Vücudunda yaralar çıkmaya başladı. Yatağından kalkamaz olmuştu.

    Ancak bu haliyle bile, yine insanlara Allah için sesleniyor, yüce Allah’a devamlı şükrediyordu. Öyleki namazını biie işaretle kıhyordu.
    Hz. Eyyüb’un dili ve kalbi hariç her azası hastaydı… O’na bu hastalık halinde yardım eden bir tek, ama bir tek zevcesi Rahmet vardı.

    Eyyub aleyhisseläm bu fakirlik ve hastalıklara karşın yine de şeytana uymuyordu. Sürekli Allah’a şükrediyordu. Gün geçtikçe hastahğı iyice arttı. Bu haliyle bile yüzünde ki gülümsemeleri kaybolmamıştı. Çok sabırlıydı. Çünkü o bir peygamberdi.

    Nihayet birgün Yüce Allah’tan bir vahiy geldi. – “Ayağını yere vur!”
    Hz. Eyyüb heyecanlandı. O heyecanla hemen ayağa kalktı. Ayağını yere vurdu. Yerden soguk ve bolca su fışkırdı. Hz. Eyyüb bu su ile yıkandı.

    Bolca da içti. Sonra Allah’ın izni ile şifa buldu.
    Evet Hz. Eyyüb bir imtihandan geçmişti. Zenginlik, fakirlik ve amansız hastahk O’nu Allah’a olan inancından döndürememişti.
    Hz. Eyyüb imtihanı başan ile geçmiş ve kurtulmuştu.

    Yüce Allah’ta O’nu mükafatlandırmış ve yeniden mal mülk ile ödüllendirmişti. Onu sıkıntıh zamanında yalnız bırakmaya ona her zaman yardımcı olan hanımı Rahmet’te bu kurtuluştan nasibini almıştı. Hz. Eyyüb bu amansız hastalıktan sonra daha uzun yıllar yaşadı.

    Yüz yaşına kadar geldigi söylenmektedir. Şam civannda Besne’de vefat etmiştir.
    O gösterdiği sabrı ile insanlara bir ışık bir önder olmuştur. Ne mutlu sabırh olanlara, ne mutlu, Hz. Eyyüb gibi olanlara.

    Hz. Eyyub

    Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biri de Hz. Eyyüb’dur. Hz. Eyyüb; Hz. Yaküb’un ikiz kardeşi Ays’ın oğludur. Hz, Eyyüb dünyaya geldiğinde çok sağlıklı idi.

    Hz. Eyyüb hanımı Rahmet ile beraber mütlu bir hayat sürdürüyor birlikte çok çalışıyorlardı. Bıkmadan yorulmadan ekip biçtiler. Bolca mahsül kaldırdılar. Bu arada Hz. Eyyüb’un çocuklan da olmuştu.

    Artık Hz. Eyyüb hem çok zengin, hem de çok sayıda çocuga sahip idi. Ancak Hz. Eyyüb bu zenginliği ile kibirlenmiyordu. Aksine malını ve mülkünü fakirlerle, misafirleriyle ve düşkünlerle paylaşıyordu. Daha sonra Hz. Eyyüb’a peygamberlik vazifesi verildi.

    O artık insanları allah’ın yoluna çagıran bir hak
    peygamberiydi.
    Hz. Eyyüb o kadar işinin arasında hiç bir ibadetini geciktirmeden noksansız yerine getiriyordu. Ancak şeytan sürekli olarak Hz. Eyyüb’un etrafındaydı.

    O’nu kandırmaya çalışıyordu. Ancak Hz. Eyyüb şeytana uymadı. Allah’ın yolundan asla ayrılmadı
    Aradan çok zaman geçti. Yıllar birbiri üzerinden hızla geçip gitti. Hz. Eyyüb’un işleri eskisi gibi iyi degildi.

    Ekinleri sapsarı oldu. Hayvanları ölmeye başladı. Evinin altından geçen pınar zamanla kurudu.
    Hz. Eyyüb ile ailesi çok çalışıyordu fakat ne yapsalar, ne etseler de ekinler yeşerrniyordu. Artık eskisi gibi zengin değillerdi. Ailesi kıt kanaat geçinebiliyordu.

    Çocukları geçimlerini yapabilmeleri için uzakiara
    gittiler.
    Hz. Eyyüb’un yanında bir tek hanımı Rahmet kalmıştı. Zaman içinde Hz. Eyyüb hastalandı. Vücudunda yaralar çıkmaya başladı. Yatağından kalkamaz olmuştu.

    Ancak bu haliyle bile, yine insanlara Allah için sesleniyor, yüce Allah’a devamlı şükrediyordu. Öyleki namazını biie işaretle kıhyordu.
    Hz. Eyyüb’un dili ve kalbi hariç her azası hastaydı… O’na bu hastalık halinde yardım eden bir tek, ama bir tek zevcesi Rahmet vardı.

    Eyyub aleyhisseläm bu fakirlik ve hastalıklara karşın yine de şeytana uymuyordu. Sürekli Allah’a şükrediyordu. Gün geçtikçe hastahğı iyice arttı. Bu haliyle bile yüzünde ki gülümsemeleri kaybolmamıştı. Çok sabırlıydı. Çünkü o bir peygamberdi.

    Nihayet birgün Yüce Allah’tan bir vahiy geldi. – “Ayağını yere vur!”
    Hz. Eyyüb heyecanlandı. O heyecanla hemen ayağa kalktı. Ayağını yere vurdu. Yerden soguk ve bolca su fışkırdı. Hz. Eyyüb bu su ile yıkandı.

    Bolca da içti. Sonra Allah’ın izni ile şifa buldu.
    Evet Hz. Eyyüb bir imtihandan geçmişti. Zenginlik, fakirlik ve amansız hastahk O’nu Allah’a olan inancından döndürememişti.
    Hz. Eyyüb imtihanı başan ile geçmiş ve kurtulmuştu.

    Yüce Allah’ta O’nu mükafatlandırmış ve yeniden mal mülk ile ödüllendirmişti. Onu sıkıntıh zamanında yalnız bırakmaya ona her zaman yardımcı olan hanımı Rahmet’te bu kurtuluştan nasibini almıştı. Hz. Eyyüb bu amansız hastalıktan sonra daha uzun yıllar yaşadı.

    Yüz yaşına kadar geldigi söylenmektedir. Şam civannda Besne’de vefat etmiştir.
    O gösterdiği sabrı ile insanlara bir ışık bir önder olmuştur. Ne mutlu sabırh olanlara, ne mutlu, Hz. Eyyüb gibi olanlara.

  4. Bizi yaradan rabbimize şükürler olsun her nimeti ve her tabiatı emrimize sunmuşbizden istenilen onun için ibadet edip şeytana yenilmemek arkadaşlar.hamd ı şükürler olsun..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>